36° Açık
  • EURO 6.98
  • DOLAR 6.10

Yılmazkaya Suriyeli Sorununu TBMM’ye Taşıdı

Hareketli Manşet - 18 Temmuz 2018 16:05 A A

Suriyeli Sığınmacı Sorununu Kangren Dönüşmeden Çözelim!

“Suriyelilerin karıştığı birçok asayiş olayı, uyuşturucu ve cinsel suç kamuoyundan gizleniyor!”

Suriyelilerin bulunduğu illerde uyuşturucu kullanımı ve satışı, taciz ve tecavüz gibi cinsel suçlarda görülen artışların yanısıra, hırsızlık ve asayiş olaylarındaki yoğunluğun toplumda büyük kaygılara sebep olduğunu gerekçe gösteren CHP Gaziantep Milletvekili Opr. Dr. Bayram Yılmazkaya konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıdı.

Yılmazkaya, “yaşanan bu sorunun kangren haline dönüşmeden biran önce çözüme kavuşması gerektiğini, Suriyelilerin karıştığı birçok asayiş olayı, uyuşturucu ve cinsel suçun kamuoyundan gizlendiğini” belirtti.

 

Yaşanan bu olaylar neticesinde toplumlar arası travmalar ve patlamaların önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmazkaya, “bizler kadar Ülkemizde bulunan 3,5 milyonun üzerindeki Suriyeli sığınmacının geleceği açısından son derece önem arz etmektedir” dedi.

 

Milletvekili olduğu Gaziantep ilinin ve diğer birçok ilin son yıllardaki en önemli sorunlarının başında Suriyeli sığınmacıların geldiğini belirten Yılmazkaya, esnafın ve vatandaşın bu konuda büyük rahatsızlık içinde olduğunu, bu sorunun biran önce çözülmesi gerektiğini vurguladı.

 

Suriyeli sığınmacıların ulusal güvenliğimiz başta olmak üzere, cinsel suçlar ve asayiş olaylarındaki negatif yönlü etkilerini gerekçe gösteren Yılmazkaya, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılarak gerekli önlemlerin alınması için verdiği önergede şu ayrıntılara yer verdi;

 

“Suriye’de, 2011 yılı Mart ayında yaşanan iç savaşla beraber, başta komşu devletler olmak üzere Ortadoğu’nun birçok ülkesine mülteci hareketlerinin başlamasıyla savaşın dışarıya yansımaları bölgede daha ciddi bir şekilde hissedildi. Birleşmiş Milletler verilerine göre ülkesini terk eden Suriyelilerin sayısı 5 milyon. Türkiye’ye sığınan mültecilerin sayısı ise 3,5 milyonu geçti. Bu sayı ülkemizdeki 17 ilin nüfusunun toplamından daha fazla. Türkiye’de 10 ilde kurulan 25 çadır ve konteyner kentte 217 bin Suriyeli barınıyor. AFAD yetkililerinin verdiği bilgilere göre, Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Mardin, Kahramanmaraş, Osmaniye, Adıyaman, Adana ve Malatya illerinde 25 ayrı kampta 216 bin 890 Suriyeli barınıyor.

 

Resmi verilere göre Suriyelilerin en çok yaşadığı 10 şehir sırasıyla İstanbul 563 bin 15, Şanlıurfa 474 bin 77, Hatay 443 bin 871, Gaziantep 385 bin 541, Adana 209 bin 855, Mersin 208 bin 687, Bursa 149 bin 394, İzmir 137 bin 612, Kilis 131 bin 261, Konya 104 bin 431 kişi olarak kayıtlarda yer almaktadır.

 

Buna göre 21 Haziran 2018 tarihi itibarıyla 216 bin 890 kişi kamplarda yaşarken, 3 milyon 353 bin 462 kişi ise kamp dışında yaşıyor. Türk topraklarında 300 binin üzerinde Suriyeli bebeğin doğduğu resmi kayıtlarda yer almaktadır.

Öte yandan, Türkiye’de kamplarda bulunan Suriyelilerin yanı sıra Iraklı ve Afganlı 10 binlerce insan ülkemizde bulunmaktadır.

Bugüne kadar 20 bin Suriyeli’ye çalışma izni verildiği, 13 bine yakın Suriyeli işletmenin açıldığı ülkemizde 31 milyar Euro yani 175 milyar liranın harcandığı gerçeği Suriyelilerin ülke ekonomisine ek olarak 37,5 milyar dolara mal olduğunu göstermektedir.

Bir diğer önemli konuda; Dünyada en fazla mültecinin bulunduğu ülke olan Türkiye üzerinden, Avrupa ülkelerine geçiş yapmak isteyen yüzbinlerce kaçak göçmenin, binlercesinin Ege Denizinde hayatını kaybetmesidir.

Türkiye’nin hemen hemen her yanına dağılmış olan Suriyeli mültecilerin barınma, gıda, eğitim, ikamet, sağlık gibi hizmetler konusunda daha çok yardıma ihtiyaç duydukları kuşkusuzdur.

Suriyeli mülteciler konusunda hükümetin, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde çalışmasına olanak sağlayacak yeni stratejilere ihtiyaç vardır.

Suriyeli mültecilerin güvenli bir şekilde ülkelerine geri dönmesi mümkün oluncaya kadar, kendilerine yeterli koruma ve destek sağlanması için gerekli adımların atılması gerekmektedir. Kamp dışında, kötü şartlar altında yaşamak zorunda kalan ve geçim sıkıntısı çeken; bu sebeple dilencilik, kaçak çalışma gibi para kazanma yollarına başvuran Suriyeli mültecilerle ilgili birçok dramatik habere sıklıkla rastlamaktayız.

Türkiye’nin birçok iline dağılmış olan Suriyeli mültecilerin sayısı net olarak tespit edilmediği gibi, Emniyet ve MİT tarafından da takiplerinin olanaksız hale geldiği açık bir şekilde görülmektedir. Ülkemize bu kadar çok Suriyeli girişi, terör başta olmak üzere sosyokültürel kopukluklar dahil birçok açıdan ulusal güvenliğimizi tehdit eder noktaya ulaşmıştır. Suriyelilerin bulunduğu illerde taciz, tecavüz gibi cinsel suçlarda görülen artışların yanısıra, hırsızlık ve asayiş olaylarındaki artış toplumda büyük kaygılara ve infiallere sebep olmaktadır. 6 Temmuz 2018 günü Gaziantep’de bir Suriyelinin 6 yaşında bir çocuğa istismarda bulunması toplumda büyük tepkilere yol açtığını hep birlikte gördük. Suriyelilerin karıştığı birçok cinsel suç ve asayiş olayının kamuoyundan gizlendiği gerçeği sorunu çözmek değil, toplumdaki büyük patlamayı ötelemekten başka bir işe yaramaz.

 

Bu gerçekler ışığında, Türkiye’ye sığınmış ve tam sayıları dahi belli olmayan Suriyelilerin ulusal güvenliğimiz başta olmak üzere, cinsel suçlar ve asayiş olaylarındaki negatif yönlü etkileri, ülkemizdeki kötü yaşam koşulları, Avrupa’ya kaçak geçişlerde yaşanan can kayıpları ve ülke ekonomisine maliyeti gibi önemli konuların bir bütün olarak ele alınıp, ülkemizde kalan Suriyelilerin eğitim ve sosyokültürel kopukluklardan ötürü doğacak boşlukların yaratacağı travmaların neticesinde yaşanacak toplumsal patlamaların bütün boyutlarıyla ele alınarak gerekli araştırma, inceleme ve önlemlerin alınması adına, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması Ülkemiz açısından olduğu kadar topraklarımızda bulunan Suriyelilerin geleceği açısından son derece önem arz etmektedir. İleride yaşanacak toplumsal travmaların, patlamaların, kaosun ve kültürel çatışmaların önüne geçmek adına;  “Meclis Araştırması” açılmasını arz ve talep ederiz”

Suriyeli Sığınmacı Sorununu Kangren Dönüşmeden Çözelim!

“Suriyelilerin karıştığı birçok asayiş olayı, uyuşturucu ve cinsel suç kamuoyundan gizleniyor!”

Suriyelilerin bulunduğu illerde uyuşturucu kullanımı ve satışı, taciz ve tecavüz gibi cinsel suçlarda görülen artışların yanısıra, hırsızlık ve asayiş olaylarındaki yoğunluğun toplumda büyük kaygılara sebep olduğunu gerekçe gösteren CHP Gaziantep Milletvekili Opr. Dr. Bayram Yılmazkaya konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıdı.

Yılmazkaya, “yaşanan bu sorunun kangren haline dönüşmeden biran önce çözüme kavuşması gerektiğini, Suriyelilerin karıştığı birçok asayiş olayı, uyuşturucu ve cinsel suçun kamuoyundan gizlendiğini” belirtti.

 

Yaşanan bu olaylar neticesinde toplumlar arası travmalar ve patlamaların önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmazkaya, “bizler kadar Ülkemizde bulunan 3,5 milyonun üzerindeki Suriyeli sığınmacının geleceği açısından son derece önem arz etmektedir” dedi.

 

Milletvekili olduğu Gaziantep ilinin ve diğer birçok ilin son yıllardaki en önemli sorunlarının başında Suriyeli sığınmacıların geldiğini belirten Yılmazkaya, esnafın ve vatandaşın bu konuda büyük rahatsızlık içinde olduğunu, bu sorunun biran önce çözülmesi gerektiğini vurguladı.

 

Suriyeli sığınmacıların ulusal güvenliğimiz başta olmak üzere, cinsel suçlar ve asayiş olaylarındaki negatif yönlü etkilerini gerekçe gösteren Yılmazkaya, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılarak gerekli önlemlerin alınması için verdiği önergede şu ayrıntılara yer verdi;

 

“Suriye’de, 2011 yılı Mart ayında yaşanan iç savaşla beraber, başta komşu devletler olmak üzere Ortadoğu’nun birçok ülkesine mülteci hareketlerinin başlamasıyla savaşın dışarıya yansımaları bölgede daha ciddi bir şekilde hissedildi. Birleşmiş Milletler verilerine göre ülkesini terk eden Suriyelilerin sayısı 5 milyon. Türkiye’ye sığınan mültecilerin sayısı ise 3,5 milyonu geçti. Bu sayı ülkemizdeki 17 ilin nüfusunun toplamından daha fazla. Türkiye’de 10 ilde kurulan 25 çadır ve konteyner kentte 217 bin Suriyeli barınıyor. AFAD yetkililerinin verdiği bilgilere göre, Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Mardin, Kahramanmaraş, Osmaniye, Adıyaman, Adana ve Malatya illerinde 25 ayrı kampta 216 bin 890 Suriyeli barınıyor.

 

Resmi verilere göre Suriyelilerin en çok yaşadığı 10 şehir sırasıyla İstanbul 563 bin 15, Şanlıurfa 474 bin 77, Hatay 443 bin 871, Gaziantep 385 bin 541, Adana 209 bin 855, Mersin 208 bin 687, Bursa 149 bin 394, İzmir 137 bin 612, Kilis 131 bin 261, Konya 104 bin 431 kişi olarak kayıtlarda yer almaktadır.

 

Buna göre 21 Haziran 2018 tarihi itibarıyla 216 bin 890 kişi kamplarda yaşarken, 3 milyon 353 bin 462 kişi ise kamp dışında yaşıyor. Türk topraklarında 300 binin üzerinde Suriyeli bebeğin doğduğu resmi kayıtlarda yer almaktadır.

Öte yandan, Türkiye’de kamplarda bulunan Suriyelilerin yanı sıra Iraklı ve Afganlı 10 binlerce insan ülkemizde bulunmaktadır.

Bugüne kadar 20 bin Suriyeli’ye çalışma izni verildiği, 13 bine yakın Suriyeli işletmenin açıldığı ülkemizde 31 milyar Euro yani 175 milyar liranın harcandığı gerçeği Suriyelilerin ülke ekonomisine ek olarak 37,5 milyar dolara mal olduğunu göstermektedir.

Bir diğer önemli konuda; Dünyada en fazla mültecinin bulunduğu ülke olan Türkiye üzerinden, Avrupa ülkelerine geçiş yapmak isteyen yüzbinlerce kaçak göçmenin, binlercesinin Ege Denizinde hayatını kaybetmesidir.

Türkiye’nin hemen hemen her yanına dağılmış olan Suriyeli mültecilerin barınma, gıda, eğitim, ikamet, sağlık gibi hizmetler konusunda daha çok yardıma ihtiyaç duydukları kuşkusuzdur.

Suriyeli mülteciler konusunda hükümetin, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde çalışmasına olanak sağlayacak yeni stratejilere ihtiyaç vardır.

Suriyeli mültecilerin güvenli bir şekilde ülkelerine geri dönmesi mümkün oluncaya kadar, kendilerine yeterli koruma ve destek sağlanması için gerekli adımların atılması gerekmektedir. Kamp dışında, kötü şartlar altında yaşamak zorunda kalan ve geçim sıkıntısı çeken; bu sebeple dilencilik, kaçak çalışma gibi para kazanma yollarına başvuran Suriyeli mültecilerle ilgili birçok dramatik habere sıklıkla rastlamaktayız.

Türkiye’nin birçok iline dağılmış olan Suriyeli mültecilerin sayısı net olarak tespit edilmediği gibi, Emniyet ve MİT tarafından da takiplerinin olanaksız hale geldiği açık bir şekilde görülmektedir. Ülkemize bu kadar çok Suriyeli girişi, terör başta olmak üzere sosyokültürel kopukluklar dahil birçok açıdan ulusal güvenliğimizi tehdit eder noktaya ulaşmıştır. Suriyelilerin bulunduğu illerde taciz, tecavüz gibi cinsel suçlarda görülen artışların yanısıra, hırsızlık ve asayiş olaylarındaki artış toplumda büyük kaygılara ve infiallere sebep olmaktadır. 6 Temmuz 2018 günü Gaziantep’de bir Suriyelinin 6 yaşında bir çocuğa istismarda bulunması toplumda büyük tepkilere yol açtığını hep birlikte gördük. Suriyelilerin karıştığı birçok cinsel suç ve asayiş olayının kamuoyundan gizlendiği gerçeği sorunu çözmek değil, toplumdaki büyük patlamayı ötelemekten başka bir işe yaramaz.

 

Bu gerçekler ışığında, Türkiye’ye sığınmış ve tam sayıları dahi belli olmayan Suriyelilerin ulusal güvenliğimiz başta olmak üzere, cinsel suçlar ve asayiş olaylarındaki negatif yönlü etkileri, ülkemizdeki kötü yaşam koşulları, Avrupa’ya kaçak geçişlerde yaşanan can kayıpları ve ülke ekonomisine maliyeti gibi önemli konuların bir bütün olarak ele alınıp, ülkemizde kalan Suriyelilerin eğitim ve sosyokültürel kopukluklardan ötürü doğacak boşlukların yaratacağı travmaların neticesinde yaşanacak toplumsal patlamaların bütün boyutlarıyla ele alınarak gerekli araştırma, inceleme ve önlemlerin alınması adına, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması Ülkemiz açısından olduğu kadar topraklarımızda bulunan Suriyelilerin geleceği açısından son derece önem arz etmektedir. İleride yaşanacak toplumsal travmaların, patlamaların, kaosun ve kültürel çatışmaların önüne geçmek adına;  “Meclis Araştırması” açılmasını arz ve talep ederiz

Bu haber 6 kez okundu.
Hareketli Manşet - 16:05 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

VİDEO HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    Türkiye’nin Cep Telefonu Markası KAAN, sektörde yeni bir kapı açtı
      Global akıllı telefon markalarının ileri teknolojisinin yanısıra fiyat avantajına da sahip olan KAAN Cep Telefonu, bu özelliğiyle sektörde yeni bir kapı açtı. KAAN, birikimi, deneyimi ve güçlü ağıyla sektördeki yerli markaların yollarını da açmak üzere öncülük ediyor. Yaşı 2, birikimi 30 yıllık… Türkiye’yi cep telefonuyla tanıştıran Başarı tarafından üretilen KAAN Cep Telefonu markasının ardında […] var dd_offset_from_content = 40;var dd_top_offset_from_content = 0;var dd_override_start_anchor_id = "";var dd_override_top_offset = "";
  • 02
    GTO Başkanlarından bayram kutlaması
    Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım ve Meclis Başkanı Hilmi Teymur; bayramlarda birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının yoğun ve özel bir şekilde yaşandığını ve bu özel günlerin büyük bir heyecanla beklendiğini belirterek mübarek Kurban Bayramı’nın huzura ve mutluluğa vesile olması temennisinde bulundular. Kurban Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayımlayan GTO Başkanları Yıldırım ve Teymur, “Bayramlar, […] var dd_offset_from_content = 40;var dd_top_offset_from_content = 0;var dd_override_start_anchor_id = "";var dd_override_top_offset = "";
  • 03
    Sabancı Holding Ceo’su Göçmen, ” Gücümüzü ülkemize olan sorumluluğumuzdan alıyoruz”
    Sabancı Holding, 2018 yılının ilk çeyreğinde gösterdiği finansal başarıyı, yılın ikinci çeyreğine de taşıdı. 2018 yılının ilk 6 ayında Sabancı Holding’in kombine satışları 2017 yılının aynı dönemine oranla yüzde 32 yükselerek 40 milyar TL’ye yaklaştı. Ana ortaklığa ait özkaynak seviyesi ise daha da güçlenerek konsolide olarak 27 milyar 825 milyon TL’ye ulaştı. Sabancı Holding’in kombine […] var dd_offset_from_content = 40;var dd_top_offset_from_content = 0;var dd_override_start_anchor_id = "";var dd_override_top_offset = "";
  • 04
    Üsküdar Üniversitesi’nden milli ilaç üretimine destek
    Üsküdar Üniversitesi Transgenik Hücre Teknolojileri ve Epigenetik Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER), Türkiye’nin epigenetik tabanlı milli ilaç geliştirme çabalarına katkı sağlayacak. Türkiye’deki tıbbi araştırmalara destek verecek merkez, milli ürünler geliştirerek, dışa bağımlığı azaltmayı amaçlıyor. Ülke ekonomisine katkı sağlayacak TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre eczacılık ürünleri kalemi ithalatına ayrılan bütçe her yıl artmakta olup bu […] var dd_offset_from_content = 40;var dd_top_offset_from_content = 0;var dd_override_start_anchor_id = "";var dd_override_top_offset = "";
  • 05
    Türkiye’deki evlerde ortalama 179 kitap bulunuyor
    Kitap sayılarını konu alan son veriler incelendiğinde, Türkiye’de en üst sosyoekonomik dilimde yer alan hanelerde ortalama 179 kitabın yer aldığı belirlendi. Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, Avrupa ülkelerindeki hanelerde bulunan ortalama kitap sayılarını ele alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre,Türkiye’de en üst sosyoekonomik dilimde yer […] var dd_offset_from_content = 40;var dd_top_offset_from_content = 0;var dd_override_start_anchor_id = "";var dd_override_top_offset = "";

GÜNLÜK BURÇLAR

YOL DURUMU