GELECEĞİMİZE TUĞLA KOYMA TOPLANTISI | Narkoz Haber
11° Açık
  • EURO 6.57
  • DOLAR 5.92

GELECEĞİMİZE TUĞLA KOYMA TOPLANTISI

Genel - 26 Aralık 2011 12:44 A A

Eğitimle ilgili yapılan her toplantı beni heyecanlandırır, acaba olumlu bir gelişme olur mu diye ümitlendirir. “Geleceğimize Bir Tuğla da Sen Koy” sloganlı toplantıya da bu duygularla gittim.

24 Aralık Cumartesi Gaziantep’te yapılan, Milli Eğitim Bakanımız, Aileden ve Sosyal Politikalar Bakanımız, AKP Gaziantep Milletvekillerimiz (Hüseyin Çelik hariç), iş adamlarımız, sanayicilerimiz ve gelmesi bir “resmi yazıyla” nazikçe(!) sağlanan okul müdür ve idarecilerimizin katıldığı, her şeye rağmen salonun doldurulamadığı bu toplantıya Türk Eğitim Sendikasını temsilen ben de katıldım. Saat 13.00 da başlayan toplantıya, sabrımın sınırlarını da zorlayarak, ancak saat 15.00’a kadar tahammül edebildim. Benim gibi tahammül edemeyip “sıvışanlar”a katılarak, zekâmla daha fazla alay edilmesine müsaade etmeden salondan ayrıldım.

Hiçbir masraftan kaçılmayan, sahne dekorundan davetiyelere kadar en pahalısından kullanılan, sazla-sözle süslenen organizasyona renk katsın diye sunucu olarak sempatik hanım Berna Laçin çağırılmış ve yanına da Prof. Dr. Mehmet Mutaf’ın eşlik etmesi sağlanmıştı. İyi ki Sayın Mutaf vardı, zeki biri olduğunu orada da gösterdi ve kendisine söz fırsatı geldikçe toplantının verimini artırmaya, doğru noktalara dikkat çekmeye çalışıyordu ama bu, toplantının “yavan”lığını gidermeye yetmedi.

Toplantı başlayıp, Berna Laçin’in Gaziantep’e yaptığı iltifatlardan sonra kürsüye gelen İl Milli Eğitim Müdür Vekili ve MEB Danışmanı Ekrem Serin’in son derece yetersiz, acemice ve eksiklerle dolu, iş adamlarına “okul veya derslik yaptırsanız vergiden düşersiniz nasıl olsa” mesajı veren sunumu, Sayın Serin’in liyakatini(!) ve işgal ettiği makama nasıl getirildiğini bana bir kez daha düşündürdü. Mademki sanayici ve işadamlarımız okul veya derslik yaptırınca devlete verdiği vergiden bunu düşeceklerdi, o halde devletin işadamı ve sanayiciden vergisini tam alıp kendisinin niye okul yapmadığı geldi aklıma. Sabit gelirli işçi veya memur değilse, bu vergi işi, kazananın insafına bırakılmış ve devletin bu kişilerden vergisini almadığını/alamadığını ya da sadece istediğinden aldığını düşündüm. Vergi vermediği için parası cebinde kalan birilerinin okul veya derslik yaptırınca ve üstelik bunun parasını da zaten kıt verdiği vergiden düşüp, şan-şeref sahibi olmasının nasıl bir hakkaniyet olduğu beynimi acıttı. Oysa ben sabit gelirli birisiydim. Dolaylı ve dolaysız vergilerle, her ay kazancının %53’ünü devlete vergi olarak veren, bana kalan %47 ile de geçimini sağlayan, üniversitede öğrenci okutan bir vatandaş olarak, “geleceğimize bir tuğla” koysam bunun parasını vergilerimden düşemeyeceğimi biliyordum. Gelir dağılımı adaletsizliğinde Dünyada en ön sırlarda olduğumuzu ve AKP iktidarının yönetimde olduğunu hatırlarken, aklıma ortaokul sıralarında okuduğum J.Mario Simmel’in “Ağla Sevgili Memleketim” adlı kitabı geldi.

Daha sonra kürsüye çıkan Sayın Valimiz, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün kendisine aktardığı yanlış ve eksik bilgilere dayanarak bir konuşma yaptı, rakamlar ve oranlar verdi. Bu şehrin sokaktaki simitçisinden en zenginine kadar herkesten bu kampanyaya destek olmasını istedi. Sayın Valinin iyi niyetinden şüphe etmemiz mümkün değildir, Gaziantep için bir şeyler yapma derdinde olduğu ortadadır. Ancak, Sayın Ekrem Serin’in üstün liyakatiyle(!) müdürlüğünü yaptığı bir birimden gelen bilgileri de birkaç kez daha düşünmesini ve başka kaynaklardan da araştırması gerektiğini belirtmek zorundayım. Çünkü kendisinden sonra kürsüye çıkan Ticaret Odası Başkanı Sayın Mehmet Aslan, haklı olarak, yanlış ve eksik bilgileri düzeltme gereği duydu. Ticaret Odası Başkanının eğitim, okullaşma, nüfus artışı, istihdam vs. konularından kentin İl Milli Eğitim Müdüründen ve Valisinden daha donanımlı olması sanırım sık rastlanan bir durum değildir. Bu durum, Sayın Mehmet Aslan’ın yeteneklerinden mi, Sayın Valiyi bilgilendiren birimlerin yetersizliğinden mi kaynaklanıyor üzerinde düşünülmesi gerektir.

Burada toplantıyı baştan sona anlatacak değilim. Ancak en önemli hususlar yine atlandı, yine ”havanda su dövme” toplantısı yapıldı, bir eğitimci olarak zekâmla alay edildiğini hissettim. Gaziantep’in eğitimdeki başarısızlığının tek sorumlusu, derslik açığı ve nüfus artışı olarak gösterildi. Dokuz AKP milletvekiline sahip Gaziantep’in milli eğitiminde 4.000 civarındaki öğretmen açığı, Milli Eğitim Bakanı da oradayken gündeme getirilmedi, “Gaziantep’e öğretmen istiyoruz Sayın Bakan” denmedi. Milli Eğitimdeki yönetim zafiyetinin, yandaş kadrolaşmanın kapağı bile kaldırılmadı. Gaziantep’te milli eğitimin kimlerin yönetiminde olduğunun, adaletsizliğin, öğretmenlerin 10 yıldır neler çektiğinin, önceliklerinin eğitim olmaktan çıkartılıp, paradigmalarının değiştirilip, hak hukuk tanımazlık, siyasi yandaşlık üstüne kurgulandığının üstü örtüldü. Bütün toplantı, Gaziantep’te 4500 civarında derslik açığı olduğu üzerine kurgulandı. Derslik açığı olduğu doğrudur ama fiziki şartların eğitim üzerindeki etkisinin öğretmen açığı ve kalitesinin yanında ne kadar küçük kaldığı konusunda bilimsel araştırmalar akla bile gelmedi. Kısacası Gaziantep’in eğitim sorunu ve kalitesi konusunda en önemli faktör olan öğretmen ve dolayısıyla insan faktörü, iktidar partisini rahatsız etmemesi için olsa gerek, hiç gündeme getirilmedi. Sorun, materyalist şekilde dört duvar açığına bağlandı ve ana teması “tuğla” oldu. Oysa hadi derslik yoktu ama bu ülkede açıkta bekleyen, ataması yapılmayan 350.000 öğretmen iş beklemekteydi.

Gaziantep’in köy düğünlerinde takı töreninin adı “şabaş”tır. Düğün alanında bir daire yapılır, şabaşta çok para takacak adamlar en başa oturtulur. Davulcu gider bir köçek eteği giyer, oynar, takla atar, türlü şaklabanlıklar yapar ve “şabaş ağaya” diye bağırır. Ağa denen kişi, davulcunun yeterince şaklabanlık yaptığına kani olunca çıkarır parayı ya da takıyı verir. Daha sonra davulcu yine köçeklik yaparak sıradaki kişiye “şabaş” çağırmaya başlar.

Bu toplantıda varlıklı iş adamlarımızın salonun ön sıralarına yan yana dizilip, sunucunun ve kürsüye çıkan her konuşmacının, derslik ve okul talep etmesini izleyince aklıma bizim köy düğünleri ve “şabaş” geldi.

Acı bir tebessümü sadece ben hissetim dudaklarımda. Demek ki Gaziantep’in eğitimi şabaşa kalmıştı…

Şabaş ağaya, şabaş…!

Mustafa KIZIKLI

Bu haber 103 kez okundu.
Genel - 12:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

VİDEO HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    Karaciğer için sinsi tehlike; Karaciğer yağlanması
    Medicalpark Gaziantep Hastanesi, Gastroenteroloji Bölümü Prof. Dr. Mehmet Koruk, karaciğer için büyük tehlike oluşturan alkole bağlı olmayan Karaciğer Yağlanması hakkında bilinmeyenleri anlattı. Gastroenterolog Prof. Dr. Mehmet Koruk hastalık hakkında şunları söyledi, ‘’Karaciğer yağlanması karaciğerde normalden fazla yağ birikmesini ifade eder ve bunun sonucu non-alkolik yağlı karaciğer hastalığına (NAYKH = alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı […]
  • 02
    Tırcıların sorunu BERGER’de
    Gaziantep Ticaret Odası, TIR şoförlerinin Avrupa vizesinde yaşadığı sıkıntıları Büyükelçi Berger’e iletti. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, GTO’yu ziyaret eden Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger’e Türk TIR şoförlerine Avrupa ülkelerine girişte verilen 90 günlük sürede ve vizelerde yaşanan sıkıntıları ileterek çözüm için destek istedi. Bir dizi temasta bulunmak üzere Gaziantep’e gelen […]
  • 03
    Enes’in dileği gerçek oldu
    Geçtiğimiz günlerde Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından yürütülen “Leyla’dan Sonra” isimli proje aracılığıyla, tek hayalinin “7 numaralı Enes” yazılı Gaziantep Futbol Kulübü forması olduğunu Gaziantep Futbol Kulübüne ileten Enes’in dileği gerçek oldu. Gaziantep FK Futbolcularından Günay Güvenç, Güray Vural, Papy Djilobodji ve Kana-Bıyık, ensefalopati hastalığına yakalanan ve kesin tanının  konulamadığı 11 yaşındaki Enes’i evinde ziyaret ederek, […]
  • 04
    Heykel Tarlası Yesemek Medeniyet Tarihini değiştirecek
    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentin turizm potansiyeline dönük çalışmaları belirlemek ve uluslararası arenada tanıtmak amacıyla Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Yesemek Açık Hava Müzesi’ni ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Troyası olarak tanımlanan Tilmen Höyük’ü gezdi, bilgi aldı. Başkan Şahin, bölgede yapılan karbon ve yüzey analizlerinde çok daha eski döneme ait bulguların dünyanın medeniyet […]
  • 05
    İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu toplandı
    Gaziantep İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2020 Yılı 1. Olağan Toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Atatürk Toplantı Salonu’nda Vali Davut Gül başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda önceki gündem maddeleri görüşülerek 2019 yılı değerlendirmelerinde bulunuldu. Vali Gül, toplantıda yaptığı açıklamada 2019 yılı içerisinde 41.228 kişinin özel sektörde işe yerleştirildiğini söyleyerek bunların 5.837’sinin kadın istihdamı, 12.422’sinin genç işe yerleştirme, 1.643’ünün […]

YOL DURUMU