Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

MARKA ŞEHİR OLMALISINIZ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu; Bir sefer başkan yardımcılığı ve 4 sefer başkanlığında olmak üzere Nizip’e toplamda 5 defa geldiğini, hiçbir ilçeye bu kadar gitmediğini bu nedenle Nizip’in kendisi için ayrı bir yeri olduğunu söyledi.

Nizip’in  tarih boyunca ticaretin merkezi olduğunu ve  Zeugma’nın buna bir örnek olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu; “Gaziantep tarafından markalaştırılan baklavanın esas unsuru olan Antep fıstığının en güzeli Nizip’te yetişiyor. Zeytinyağ ve sabun da da Nizip’in kalitesi tartışılmaz. Ancak Nizipliler artık büyük düşünmeli ve markalaşmalıdır. Türkiye tarım konusunda çok bereketli arazilere sahip ve dünyada ekilebilir arazi büyüklüğü bakımından 9.ülke olmasına rağmen neyi ne kadar ekeceğini ve ne elde edeceğini bilmiyor. Görüyorsunuz dünyada kıtlık artıyor ve bu alanları büyütme şansınız yok. Allah bize bu kadar bereketli topraklar vermiş ve biz sanayide olduğu gibi tarımda da yeteri kadar bu verimli toprakları değerlendiremiyoruz. Eskiden tarım karın doyurmak için yapılırken bugün artık para kazanmak için yapılıyor. Bu nedenle Nizip’in, yanındaki Fırat suyundan da faydalanıp tarımdan para kazanması gerekir.

NİZİP MARKALAŞMALI

Marka olmadan para kazanılması mümkün değil. Nizip’in mutlaka marka haline getirilmesi lazım. Zeugma var para etmiyor, fıstık var bir şey elde edemiyoruz, zeytinyağ var sabun var ancak bunu bizim Antepliler ve Nizipliler biliyor. Siz bu ürünlerde farkındalık yaratmanız lazım. Marka olmak demek 1’e 10 daha fazla kazanmak demektir. Size bir anımı anlatayım;  Eskişehir Ticaret Odası Başkanı olan Cemalettin Sarar yine böyle bir ödül töreni için beni Eskişehir’e çağırdı. Cemalettin beni Eskişehir’in girişinde durdurdu ve size bir fabrikayı gezdireyim dedi. Organize sanayi bölgesinin girişinde girdik fabrikasını geziyoruz, fabrikada Tam 2500 kişi çalışıyor ve yurt dışına satış yapıyorlar. Fabrikayı gezerken müthiş derecede gururlandım ve gezerken koridorda bir baktım astarı dışına dönmüş bir pardösü. Görünce dedim ki Cemalettin “ bu ingilizlerin meşhur pardösüsü değil mi dedim” evet başkanım dedi. Bunu sen mi dikiyorsun burada dedim? Yok başkanım sadece dikmiyoruz, kumaş bizden, astar bizden, iğne, iplik her şey bizden dedi. Helal olsun sana Cemalettin dedim ve biraz da Kayserililik olunca bu pardösünün maliyeti ne kadarsa bir tane alıyım Ankara’ya gidince hava atarım dedim. Dedi ki başkanım kusura bakma satamam, bunu satarsam sözleşmeye adamlar hüküm koydu şu gördüğün 2500 kişi işsiz kalır dedi. Peki o zaman vazgeçtik dedim, biraz da boynumu bükünce başkanım canını sıkma ben sana onun aynısını “sarar” vereyim dedi. Her şey aynı mı dedim. Astar, kumaş, dikim, iğne, iplik hepsi aynı dedi. Güzel dedim kaç para Cemalettin dedim, 250 TL dedi verdim parayı aldım pardösüyü. Cemalettin dedim şu bana satmadığın pardösüyü Londra’dan gidip alsam kaç para ödeyecektim dedim, tam 2500 TL ödeyecektin başkanım dedi. İşte aradaki fark nedir biliyormusunuz, bu elbiselerin arkasında 1 kuruş bile değeri olmayan etiket yani marka. Sarar olunca 250, İngiliz markası olunca 2500. Allah Nizip’e diğer yerlere göre daha fazla nimet vermiş ve bunun vebali Niziplilerin üzerinde onun için bu şehri marka yapmak durumundasınız” dedi.

Etiketler: »
432 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?