Sağlıklı güçlü toplum - Gaziantep Haber,Gaziantep haberler, - Gaziantep Haber,Gaziantep haberler,
14° Açık
  • EURO
  • DOLAR

Sağlıklı güçlü toplum

Nurullah Aydın - 05 Haziran 2018 13:35 A A

Türkiye’de insanlar, cinnet halindedir.  Paranoid şizofren ve epilepsi olanlar etkili ve yetkili. Medya; cinayet, tecavüz, hırsızlık adam kayırma kollama savunma veya nefret suçlarının değişik örnekleri ile dolu. Hemen herkes; televizyon ekranlarında ya da gazete sayfalarında yer alan olayları izledikçe, vay be, ya öyle mi, hayret sözcüklerini söylüyor.

Güvensizlik her yeri sarmalamış durumdadır. Tıp dilinde paranoid şizofreni denilen hastalık toplumun hemen her kesiminde tipik örneklerini gösteriyor.

Öylesine ki öncelikle bazı gazeteciler, bazı siyasetçiler, bazı akademisyenler hastalıklı kimlik ve kişiliklerini ekranlarda, gazetelerde yansıtınca,  toplumun farklı kesimlerinde benzer kişilik bozuklukları ortaya çıkıyor. İmaj yansıması, dengesiz, tutarsızlık mesajın algılanmasını doğuruyor.

Toplumun yüzyıllar boyunca kazandığı hemen tüm değerleri tartışmaya açılıyor. Kültürel bütün ortak değerler alt üst edilmiş durumdadır.

Kutsal din duyguları, çıkar için olabildiğince tersyüz edilmiş, durumda.

Demokrasi adına özgürlük adına insanlar, vatandaşını katletme alışkanlığı edinmişlerdir.

Terör, terörist; eli silahlı olandan daha çok eli kalem tutan, ağzı laf yapan garip tiplerle özdeşleşir hale gelmiş durumda. Teröristlerle mücadele etmesi gerekenler, teröristlerle gizli görüşme içinde.

Toplumda iyimserliği, sevgiyi, kardeşliği, birlik ve beraberliği sağlamakla yükümlü olanlar, ben ve bana karşı ikilemi ile insanların ayrışmasına neden oluyorlar.Ben ve öteki algısı toplumu sarıyor.

Adalet kişiye göre işliyor algısı dalgalar halinde toplumda yer etmeye başlamıştır. Yandaş olan ne yaparsa yapsın koruma kalkanına sahipken, karşıt olan her ne gerekçe olursa olsun etkisizleştirilmekte,  itibarsızlaştırılmaktadır.

Hukuk, hukuk kuralı; benden yana bana karşıt ikilemesine göre işlemektedir.

Yetki gücün, güç baskının, baskı ayrışmanın, ayrışma çatışmanın itici aracı haline gelmiştir.

Bazı siyasetçi, bazı medya mensubu ve bazı akademisyenlerdeki bu değişim ve dönüşüm, kimlik ve kişilik sapması olarak ortaya çıkmaktadır. İnsanlık tarihi bu tiplerin örnekleriyle doldur.

Peki bu kimlik ve kişilik bozulmasını tıp bilimi nasıl tanımlıyor?

Şizofreni, kişide, sanrılar (hezeyanlar) ve varsanılarla (halüsinasyonlar) karakterize olarak görülen, düşünce ve duygulanım bozukluğu ile ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanabilir.

Paranoid şizofrenler, zamanlarının çoğunu hayal kurarak, kendi kendilerine anlamsız şeyler söyleyerek geçirirler. Çevreleri tarafından anlamlandırılamayan garip davranışları vardır. Bu kişiler, kendilerine iltifat edilmesini bile olumsuz yorumlarlar. Kendilerine yardım edilme çabalarını, kendilerinin yetersiz algılanması olarak algılarlar ve bu nedenle geri çevirirler.

Paranoid şizofrenlerin sanrı olarak tanımlanabilecek bazı düşünceleri vardır. Çeşitli sesler duyduklarını iddia edebilirler ve görüntülerden bahsedebilirler.

Şizofreni ve epilepsi hastalıkları arasında çift yönlü ilişki bulunduğu belirlenmiş.  Epilepsia dergisinde yayımlanan bir araştırma, şizofreni hastalarının epilepsiye yakalanma olasılığının normal insanlara göre 6 kat, epilepsi hastalarında şizofreni görülme olasılığının ise bu hastalığı taşımayanlara kıyasla 8 kat daha fazla olduğunu ortaya koymuş.

Tayvan’da yaklaşık 16 bin şizofreni ve epilepsi hastasının katılımıyla yapılan araştırmada, şizofreni hastası bin kişiden 6,99’unda epilepsi görüldüğü saptandı. Şizofreni hastası olmayan grupta bu rakamın 1,19’da kaldığı görülmüş.

Yine; epilepsi hastası olan bin kişiden 3,53’ünde şizofreniye rastlanırken, epilepsi hastası olmayanlarda görülen şizofreni vakası sayısı binde 0,46’da kalmış.

Uzmanlar, araştırmanın, iki hastalık arasında “güçlü bir çift yönlü ilişki” bulunduğuna işaret ettiğini belirtiyorlar. Söz konusu ilişkinin, iki hastalığın ortaya çıkışında da “ortak nedenler” olarak nitelendirilen genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerden kaynaklanıyor olabileceği kaydediliyor.

Türkiye’de ‘de sonuçlar nasıl?  

Çevremizde bu tiplere dikkat edelim bugünkü kuşak ve gelecek kuşakları sağlıklı kılmak istiyorsak kimlik ve kişilik bozulmasına uğrayan tiplerden uzak tutalım. 

Günün Sözü: Sağlıklı güçlü toplum, sağlıklı yöneticilerle sağlıklı aydınlarla oluşur.

Bu haber 332 kez okundu.
Nurullah Aydın - 13:35 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

VİDEO HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    “Yabancı Dil Konusundaki Eksiğimiz Başarımızı Uluslararası Alanda İfade Etmemize Engel Oluyor”
    Ankara Şehir Hastanesi bünyesindeki Çocuk Hastanesi Koordinatör Diyetisyeni Doç. Dr. Nevra Koç, Türkiye’nin birçok alanda Avrupa’nın çok ilerisinde olmasına rağmen, yabancı dil konusunda yaşanan eksiklikten dolayı elde edilen başarıların uluslararası çevrelerde yeteri kadar ifade edilemediğini söyledi. SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak’ın moderatörlüğünde, koronavirüs salgını önlemleri kapsamında sanal ortamda […]
  • 02
    Mehmet Baykan, Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne atandı
    2011 yılından bu yana Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Mehmet Baykan, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bu göreve resmen atandı. Mehmet Baykan 2011 yılından bu yana vekaleten yürüttüğü Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle asaleten atandı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararnameye göre Mehmet Baykan, 9 Eylül 2011 tarihinden bu yana vekaleten yürüttüğü […]
  • 03
    Oruç Sonrası Beslenmeye Dikkat!
    Bu bayram diğer bayramlardan farklı. Tüm dünyanın gündemini oluşturan Covid 19’la savaşmaya, kendimizi ve çevremizi korumaya devam ediyoruz. Ramazan ayı boyunca farklı saatlerde uyundu, yeme düzeni değişti ve dolayısıyla metabolizma da değişti. Şimdi bir ay oruç düzenine alışan bedeni yeni bir döneme alıştırmak gerekiyor. Liv Hospital Check-up ve Sağlıklı Yaşam Kliniği’nden Dr. Öğr. Gör. Eren […]
  • 04
    Hareketsiz kalmanın neden olduğu ağrılar için: Manuel Terapi
    Medical Park Gaziantep Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) Uzmanı Dr. Meliha Hafız, Korona virüs salgınındaki sosyal izolasyon nedeniyle diğer günlerde olduğu gibi Ramazan Bayramı’nda da eve kalmamız gerektiğini belirterek, salgında evlerde geçirilen sürenin arttığını ve hareket kabiliyetinin azaldığını ifade etti. Sürekli bilgisayar başında olmanın ve ev içindeki aktivitelerin azaltılmasının bazı sağlık sorunlarına yol açabildiğini […]
  • 05
    CAHİDE’nin bayram beslemesine Başkan ve Kaymakam’dan destek
    Canlı Hayatını İyileştirme Derneği (CAHİDE), koronavirüs ile mücadele tedbirleri kapsamında bayram boyunca sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından sokaktaki canların aç kalmaması için şehrin farklı bölgelerinde besleme yaptı. Beslemeye, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Yüksel Navdar, Şehitkamil Kaymakamı Ömer Kalaylı, Şehitkamil Tarım İlçe Müdürü M. Nuri Kökçüoğlu da katılarak CAHİDE’ye destek verdi. Canlı Hayatını İyileştirme Derneği […]

YOL DURUMU