TRAJİ-KOMİK KARELER - Gaziantep Haber,Gaziantep haberler,
11° Parçalı bulutlu
  • EURO 7.40
  • DOLAR 6.77

TRAJİ-KOMİK KARELER

Mezine Sırakaya - 07 Mart 2012 14:57 A A

Traji-komik sahneleri yıllardır izlemeye devam ediyoruz. Aklımızın yettiğince yorum yapıp eleştiriyor, acaba perde arkasındaki oyuncular kimdir diye düşünüp duruyoruz. Gündemin siyaset uğruna yalan rüzgârı dizisine dönüşmesi açıkçası bizleri hem üzüyor hem de endişelendiriyor. Buna kavram kargaşası tespitini koyabilir miyiz bilmiyorum.

26 ŞUBAT HOCALI KATLİAMI YIL DÖNÜMÜ

Karabağ savaşı sırasında 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı Kasabasında yaşanan, Azeri sivillerin Ermeniler tarafından toplu şekilde katledilmesinin yıldönümüydü. Küçücük çocuklarının derisinin yüzüldüğü, hamile kadınların yazı tura atılarak karınlarının kesildiği, insanların kafa derilerinin vahşice yüzüldüğü günün 20 yıl sonrasında gelinen nokta ne kadar üzücü değil mi? Ermeniler, Soykırım inkâr yasasını Fransız Parlamentosu’nda onaylarken; gişe rekorları kıran filmi seyretmeye devam ettik. Gece yarısına kadar bekledim, ne gelen var ne giden! Günde haber niteliği olmayan o kadar çok haber geliyor ki mailimize.. Ama bugün Hocalı katliamını kınayan ne bir belediye başkanımız ne de bir milletvekilimiz oldu. Facede, twiterda bugün şunu yaptık, yarın bunu yapacağız diyenler, asfalt yaptık diye boy boy haber gönderenler bu gün yoktu. Acı ama gerçek şu ki en uçtan en sona kadar konuşmamız gereken yerde konuşamıyor olmamız. Hocalı katliamını kınamak sadece milliyetçiyim diyen siyasetçilere mi kaldı? Nerede Müslüman Türk Milleti, nerede Cumhuriyetçiler, Nerede Atatürkçüler.. Evet, birkaç mesaj geldi. Ama asıl vermesi gerekenler bu mesajı veremediler.

İşte size traji-komik bir sahne….

PAZARCIDAN AL, KAÇAKÇIYA VER

Her zaman ki gibi bugünde sabah haberleri izliyorum. Bir an vay be bu memlekette büyük balık küçük balığı yuta yuta küçük balık kalmayacak, doğal olarak küçük olmazsa büyüklerinde nesli tükenecek dedim. Vergi kaçağını önlemek adına semt pazarlarının kaldırılacak olması, sanırım biz hanımların hiç hoşuna gitmedi. Mesele bu değil tabi, mesele bir yanda ölüm şekillerini onaylamadığım acı ama kaçakçılık yapanlara çanak tutulması. Diğer taraftan da vergi kaçırmayın diye alın teriyle para kazanan dürüst vatandaşın ekmeğine balta vurulması! Kaçakçılığı meşrulaştıran yetkililer oradan vergi almanın yolunu aramaktansa ve çözüm bulmaktansa küçük esnafın üstüne çullanıyor. Asker ve Polisin günlerce takip edip, el koyduğu kaçak mallar maalesef bölgede haddinden fazla.. Kaçakçılık yaparak zengin olanların büyük fabrikaları var. Aydan gelmedi ya bu kadar servet! Bunu benden daha iyi bilenler yine siz yetkililer değil misiniz? Kaçakçılığı ya serbest bırakın ya da sınırları iyi tutun. Vergi almanın değişik yolları var, o yollara müracaat edilse daha iyi olur. Ancak burada çıkarı olan başka bir grup daha var onlarda büyük alışveriş mağazaları.. Semt pazarından ucuz ucuz almak varken git mağazadan etek etek para vererek al değil mi? Yaklaşık 30 bin pazarcı esnafına bir çare düşünülmüştür sanırım. Bir de başka bir pencereden olayı ele alırsak; Çiftçi ürettiği ürününü direk aracı firmaya satıyor oda yok pahasına alıp halciye satıyor bu arada geçen süreçte aldığı fiyatı ikiye katlayarak hale gelen ürün tezgâha 4 katına çıkarak geliyor. İyide semt pazarında ki pazarcı esnafın tepesine binen yetkililer neden hal mafyasının tepesine binmiyor? İstanbul sebze haline gidin biraz eşeleyin bakın neler çıkacak oralardan! Ama zor çünkü onlar büyük ve silahlı balıklar… Suç oranının hızla arttığı ülkemizde, semt pazarı esnafları ne yapacak?

İşte size bir traji komik sahne daha…

KADINLAR ŞİDDETİ HAK EDİYOR MU?

Toplum baskısının oluşumunda büyük rol oynayan biz kadınlar kendimize baktığımız da ne görüyoruz? Erkek ego manyasını yaratan ve oluşturan yapının içinde biz kadınlar yok muyuz? Erkek çocuğunu da kız çocuğunu da yetiştiren bizler değil miyiz? Kadın güçlü olmalı her ne şartta olursa olsun onurları ile bir erkeğe tutunmadan ayakta durmayı öğrenmelidir. Biliyorum bana kızacaksınız ama şiddeti çocuğa ilk andan itibaren aşılayan yine biziz. Çocuğunuzun konuşmasına bir fırsat vermeden sus deyip sokak ortasında ağzının üzerine yapıştıran, erkek çocuğuna elinin kiri, kız çocuğuna alnının kara lekesi diyen yine biz. Bu zihniyeti değiştirmeden kız ve erkek olgusunu ayırmadan yetiştireceğimiz eğitimli gençler gelecek neslin şiddetsiz taraftarı olacaktır.

8 Mart dünya kadınlar günü dolayısı ile Uludere anneleri ziyaret edildi. Acılar paylaşılıp göz yaşı döküldü… Ama hiç bir bedel almadan canı pahasına vatan beklerken şehit düşen asker anaları unutuldu. Türk Bayrağına sarılı tabutların peşinden dökülen gözyaşları siyaset uğruna hiçe sayılabilir mi? Sözde Kürdistan Bayrağı ile gömülenleri şimdi mi hatırladınız. Barış istediklerini dile getirdi sayın Erdoğan. Bu memlekette barış başka bir bayrak altında olacaksa önce onu bilelim. Binlerce askere kurşun sıkan ve binlerce vatandaşın ölümüne sebep olanlar kimler?

Günlerdir medya bu ülkenin sadece güneydoğusu ve doğusuyla çelik çomak oynuyor… Bu memleketin batısında kuzeyinde ve güneyinde kadınlar günü kutlanmıyor varsa yoksa 8 mart dünya kadınlar gününü fırsat bilip propaganda yapan kadınlar, yetmezmiş gibi olay çıkaran ve şiddet ortamına zemin hazırlayan kadınlar… Yok böyle bir şey! Kadın olmak buysa ben kadın değilim… Karadeniz kadını var dik dağlarla savaşan, Ege’nin kadını var tarlada elleri nasırlaşan, Tekirdağ’ın gülleri var ahır kokan, Akdeniz’in balıkçı kadını var deniz kokan…

Ben tüm şehit annelerinin, bu ülkede her şeye rağmen ayakta durmasını beceren Türk kadının, babası, kardeşi veya eşi tarafından bir eşya gibi satılan ve pazarlanan o çaresiz kadınların, en önemlisi de henüz tüm bunlardan nasibini almamış gelecek nesle ışık tutacak kadın adaylarının kız çocuklarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.

Traji-komik kareler ve senaryolar asla bitmez…

Bu haber 99 kez okundu.
Mezine Sırakaya - 14:57 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

VİDEO HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    Sağlık Çalışanlarına gıda desteği
    Dünyayı saran Koronavirüs’ün Türkiye’ye gelmesi ile beraber, büyük özveri gösteren sağlık çalışanlarına destek amaçlı pek çok çalışma başlatıldı. Bu kapsamda Özler Döner tarafından Ankara’daki sağlık çalışanlarına döner dağıtıldı. Özel olarak hijyen kurallarına uygun hazırlanan dönerler el değmeden paketlenerek, ultraviyole ışınları ile korunarak yine aynı titizlikle sağlık çalışanlarına teslim ediliyor. Yoğun mesai harcayan sağlık çalışanları bu mücadelede […]
  • 02
    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan Bankalara çağrı
    Tüm bankaları sıkıntıya düşen firmalara destek olmaya çağıran Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Şirketlerimiz bankalar tarafından ‘limit bitti’ denip başvurusu dahi alınmadan geri çevriliyor. Buradan tüm bankalara seslenmek istiyorum. Bu dönem karlılık düşünecek, şirket seçecek dönem değil” dedi. Hisarcıklıoğlu konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:“Tüm dünya Koronavirüs salgını dolayısıyla oldukça zor […]
  • 03
    Büyükşehir Bandosu, Karantinadaki misafirlere moral oldu
    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yurt dışında gelen ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı Ümmü Gülsüm Yurt Müdürlüğü’nde karantinada tutulan 684 Türk vatandaşına, “Moral ve Motivasyon Etkinliği” düzenledi. Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve kısa süre içinde küresel bir salgın haline dönüşüp Dünya gündemine oturan Corona Virüs (COVID-19) nedeniyle insanların yaşam şartlarında meydana gelen dönüşümler […]
  • 04
    Fiyat Artışlarının önüne geçmek için denetimler devam ediyor
    Koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında fiyat artışlarının önüne geçmek için denetimler devam ediyor. Gaziantep Valiliği’nden yapılan açıklamada Gaziantep İl Ticaret Müdürlüğü tarafından market, eczane ve medikal firmalara yönelik yapılan denetimlerde haksız fiyat artışlarına dair şikayetlerin değerlendirildiği belirtildi. Yapılan açıklamada: “Koronavirüs tedbirleri kapsamında haksız fiyat artışlarının önlenmesi amacıyla Gaziantep Ticaret İl Müdürlüğü tarafından 9 Mart 2020 tarihinden […]
  • 05
    Şimdi sevgi dilini harekete geçirme zamanı
    İçinde bulunduğumuz kaos ortamını fırsata çevirebilirsiniz Koronavirüsün neden olduğu Covid -19 salgını kapsamında evlere kapandığımızı belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu durumun evde kurulmuş düzenleri de değiştirdiğini ifade ediyor. Evlere kapandığımız bu zamanların aile ilişkilerini pozitif yönde geliştirmek için fırsat olduğunu vurgulayan Tarhan, içinde bulunduğumuz zamanın tam da sevgi dilini harekete geçirme zamanı olduğunu […]

YOL DURUMU