logo

Tüp Bebek Tedavisi ve Tedavi Yöntemleri

Tüp Bebek Tedavisi ve Tedavi Yöntemleri

Tüp Bebek Tedavisi ve Tedavi Yöntemleri

SANKO Üniversitesi Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Tüp Bebek Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu: Narkoz Sağlık Dergisi’nin hazırlamış olduğu “Sağlıklı Sohbetler” Programında Mezine Sırakaya’nın konuğu oldu.

Tüp Bebek Tedavisi hakkında merak edilen soruları yanıtlayan Türkçüoğlu’na instagram takipçileri  yoğun ilgi gösterdi. Tüp Bebek Tedavisi ve Tedavi Yöntemleri

İnfertilite Nedir?

1 yıllık düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen çiftin gebelik elde edememesine infertilite diyoruz. Çiftlerin %85-90’ı 1 yıl içerisinde gebe kalabilmektedir. 1 yılın sonunda Gebe kalamayanlara nedeni bulmaya yönelik testler yapıyoruz.  Ancak 35 yaş üstü kadınlarda bu süreyi 6 ay ile sınırlandırıyoruz.

Her zaman bu süreyi beklemeli miyiz?

Bazı durumlarda bu süreleri beklemeye gerek yoktur. Sık adet görme, seyrek adet görme sorunları, ağrılı adet görme, cinsel ilişki sırasında ağrı problemi, erkekte dışarıya atılan semen miktarının az olması, testisde genişleme ağrı olması, hem kadın hem de erkekte cinsel organların enfeksiyonu hikayesi, cerrahi hikayesi varlığında kadın doğum uzmanına beklemeden de başvurulabilir.

İnfertilite nedenleri nelerdir?

Kadına ait nedenler:

Yumurtlama sorunları, Tüplerin tıkalı olması, Endometriozis, Rahime ait nedenler, Açıklanamayan infertilite.

Erkeğe ait nedenler:

Sperm analizi testinde sperm sayısının hareketinin azlığına neden olan durumlar. Testislerde sperm üretim sürecini bozan birtakım hormonal bozukluklar olabilir. Testislerin kendisinden kaynaklanan yetmezlik durumuna bağlı sperm az üretme ya da hiç üretememe durumları olabilir.

Testislerde üretilen spermi dışarı atmaya yarayan kanallarda tıkanıklık olabilir. Ya da kanalların doğuştan olmaması durumu olabilir. Cinsel fonksiyon bozukluğuna (iktidarsızlık) bağlı. Spermin dışarıya atılmak yerine geriye idrar kesesine atılmasına bağlı

Kadınlarda yumurtlama sorunu nasıl ortaya çıkar?

 Kadınlar yumurtalıklarında yumurta hücresini içeren folikülleri barındırır ve her ay beyinden salgılanan bazı hormonların etkisi ile bir folikül büyür ve çatlar. Yumurtlama dediğimiz olay folikülün çatlaması ile yumurtanın yumurtalık dışına atılması olayıdır.  Yumurtlama sorunu yumurtalıkların beyinden salgılanan hormonlar tarafından yeterince uyarılmaması kaynaklı olabilir. Ya da yumurtalık yetmezliğine bağlı olabilir. Diğer yandan polikistik over sendromu dediğimiz durumda da folikül gelişimi ve yumurtlama düzenli değildir. Ayrıca süt hormonu dediğimiz prolaktin seviyesinin yüksek olması, tiroid bezinin düzgün çalışmadığı durumlarda (hipotiroidide) yumurtlama sorunlarını görürüz.

Yumurtlama sorunu olduğunu nasıl anlarız?

Genellikle düzenli adet gören kadınlarda pratik olarak yumurtlama sorunu olmadığı varsayılabilir. Ancak bazen düzenli adet görsek de yumurtalama sorunu olabilir. Yumurtlama sorunu olan kişilerde adet döngümüzün uzunluğu 35 günden daha uzundur. Yani gecikmeli adet görürler. Eğer beyinden salgılanan hormonlarda eksiklik varsa bu kişiler hiç adet görmezler, ancak ilaç kullanarak adet görebilirler. Süt hormonu yüksekliğine bağlı yumurtalama sorunu varsa meme başından süt gelmesi durumu görülür. Yumurtlama sorunu olan hastalarımızda en sık gördüğümüz durum Polikistik Over Sendromudur. Bu kişiler adet düzensizliğinin yanında kıllanma problemi de yaşarlar. Polikistik over sendromunda metabolik problemler de ön plandadır. Obezite, insülin direnci, şeker hastalığına yatkınlık sorunları vardır. Bu sorunlar hem infertilite tedavilerinde güçlüklere yol açarlar, hem de gebelik sürecinde birtakım sorunların riski artmıştır.

Polikistik Over Sendromu Nedir. Biraz Daha Detaylı Bahseder misiniz?

Polikistik Over Sendromu yumurtalıklarda çok sayıda folikül bulunması durumudur. Bunlar gerçek kistler değildir. Bu foliküllerden fazla miktarda hormon salgılanır. Folikül yani yumurta gelişiminin düzgün gerçekleşebilmesi için yumurtalıkta hormon seviyesinin dengeli olması gerekir. Fazla salgılanan hormon miktarı folikül gelişimini ve yumurtlamayı engeller. Bu hastalarda tedavide amaç yumurtlamayı sağlamaktır. Eğer tüp bebek tedavisi gerektirecek başka bir durum yoksa öncelikle 6 ay hap tedavisi ile yumurtlamayı sağlamaya çalışırız. Gebelik elde edemez isek yumurta geliştirme amacıyla kullandığımız iğne tedavilerine geçeriz ve aşılama tedavisini de ekleriz. En son olarak hala gebelik elde edemediğimiz kişilerde tüp bebek tedavisi uygularız. Bu olgularda iğneli aşılama ve tüp bebek tedavisinde Ovaryan Hiperstimulasyon Sendromu dediğimiz aşırı yumurtalık uyarılması sendromu riski vardır. O nedenle ilaç dozlarının ayarlanması çok önemlidir. Ayrıca aşırı yanıta bağlı çoğul gebelik riskimiz vardır. İnfertilite tedavisinde bizim hedefimiz tekil gebelik elde etmektir. Çünkü çoğul gebelikte erken doğum başta olmak üzere birçok sorunla karşılaşabiliriz. Ayrıca özellikle obez olan polikistik over sendromlu olgularda gebelik sırasında düşük, gebelik şekeri, gebelik hipertansiyonu, erken doğum, anne karnında fetal ölüm gibi durumların riski artmıştır. O nedenle tedavilere başlamadan önce mutlaka diyet ve egzersiz programı ile kilo vermeyi öneriyoruz. Ayrıca kilo verme ile adet düzeni ve yumurtlama sorunları düzelip kendi kendine gebe kalma şansı da olabilir.

Tüplerin açık olup olmadığı nasıl anlaşılır ve ne gibi durumlar tüplerde tıkanıklık yapar?

Adet bitiminde çekilen rahim filmi (HSG) ile tüplerin açık olup olmadığı anlaşılabilir. Filimde kapalı olan tüpler için laparoskopi yaparak tüplerin kapalı olduğunu teyit etmek gerekiyor. Bazen filim çekerken tüplerde spazm gelişerek aslında açık olan tüpler kapalı gibi görünebiliyor.  Geçirilmiş pelvik (karın içi) enfeksiyonlar, endometriozis hastalığı, geçirilmiş pelvik cerrahiler uterusun ve tüplerin etrafında yapışıklara neden olarak tüplerde tıkanıklığa ve sıvı birikmesine neden olabilirler. Yumurta ile sperm tüpte bir araya geldiğinden ve döllenme işlemi tüplerde gerçekleştiğinden her iki tüpü de kapalı olan kadınlarda doğal yollardan ya da aşılama ile gebe kalma şansı yoktur. Bu olgularda tüp bebek tedavisi gerekmektedir. Ayrıca tüplerde yapışıklıklara bağlı hidrosalfinx dediğimiz sıvı birikmesi varsa bu sıvı zaman zaman rahim içerisine akarak embryonun tutunmasını engelleyerek tüp bebek tedavi başarımızı düşürmektedir. Tedavi öncesi mutlaka bu tüplerin alınması gerekir.

 Endometriozis nedir?

 Endometrium dediğimiz her ay adet kanaması ile dışarı atılan rahimin iç tabakasının karın boşluğunu kaplayan zar üzerinde olmasına endometriozis diyoruz. Yumurtalıklarda olmasına çikolata kisti (endometrioma), rahim kas tabakası içerisinde olmasına da adenomyozis diyoruz. Bu olguların özelliği kişilerin adet kanaması sırasında ve cinsel ilişki sırasında ağrı hissetmeleridir. Bu gibi şikayetleri olanlar mutlaka bir kadın doğum uzmanı ve özellikle de üreme endokrinolojisi ve tüp bebek konusunda özelleşmiş bir uzmana muayene olmalarını tavsiye ederim. Endometriozis hastalığı kadında üreme potansiyelini olumsuz yönde etkiler. Yumurtalık rezervi bu olgularda bir miktar düşüyor. Ayrıca tüplerde tıkanıklıklara yapışıklıklara ve sıvı birikmesine neden olabiliyor. Hastaların yumurtalık kapasitesi adetin 2. Günü yapılan transvajinal ultrasonofrafi ile ve AMH, hormon profili ile değerlendirilmelidir. Bu hastalarda mutlaka HSG yani rahim filmi çekilmelidir.  İnfertil olanlarda ya da gebelik isteği olanlarda doğrudan ameliyat önermiyoruz. Özellikle de yumurtalık rezervi düşük olanlara ameliyat önermiyoruz. Çünkü ameliyat etmek yumurtalık rezervini daha da azaltıyor. Ayrıca bu kistlerin tekrarlama ihtimali yüksek. Tekrarlayan ameliyatlar yumurtalık rezervine daha da zararlı. Tüp bebek tedavisinde yumurta toplama işlemi sırasında dikkatli olmak gerekiyor. Çikolata kistlerine dokunmadan toplamak gerekir. Çikolata kistlerine girilirse yumurtalıklarda apse gelişme riski var. Ayrıca bu olguların embryo transferinden önce uzun süreli baskılama tedavisi almaları gebelik şansını artırmaktadır. Baskılama tedavisi ile aktif hastalık kontrol altına alınıyor. Endometriotik odaklardan salınan toksik maddelerin rahim iç zarı üzerine olan etkileri azaltılmış oluyor.

Düşük yumurtalık kapasitesi nedir? Düşük AMH nedir?

Kadının eş yaş grubu kadınlara göre yumurtalıklarındaki yumurta sayısının az olması demek ve bazı eşik değerlerin altında olması demek (Antral Folikül Sayısı<5-7, AMH<1.1). Bu durum kadın yaşı attıkça doğal olarak ortaya çıkan bir durumdur. Ayrıca yumurta kalitesi  ve genetik yapısı da yaş artıkça bozulmaktadır. Özellikle 38 yaş üstü kadınlarda kalite belirgin olarak düşmektedir. Genç kadınlarda da azalmış yumurtalık kapasitesi ile karşılaşmaktayız.

 Yumurtalık kapasitesini azaltan hastalıklar nelerdir?

Endometriozis, Yumurtalığa uygulanan cerrahiler, Otoimmün hastalıklar, Romatizmal hastalıklar, Kanser tedavisi (kemoterapi radyoterapi), Genetik hastalıklarda (turner sendromu),Sigara kullanmak, Sebepsiz olabilir.

Yumurta kalitesini azaltan hastalıklar?

Endometriozis, Sigara kullanmak.

Genç yaş hastalarda yumurta kalitesi ya da genetik yapısı ile ilgili çok fazla sorun yaşamıyoruz. O nedenle tüp bebek tedavisi ile başarı şansımız ileri yaş kadınlara göre daha iyi. Bu hastalarda az sayıda yumurta toplayabildiğimiz için yumurtalık kapasitesi yüksek olan kadınlara göre en iyi kalite embryoyu seçme şansımız olmayabiliyor. Elimizdeki az sayıda embriyoyu değerlendirmemiz gerekiyor. Ancak ileri yaş kadınlarda hem embryo sayımız düşük hem de genetik yapısı yüksek oranda bozuk olduğu için genetiği sağlam iyi kalite embryoyu bulana kadar birkaç kez tüp bebek tedavisi uygulamamız gerekebiliyor. Kadın yaşı kadın üreme potansiyelini belirleyen yegane faktördür. Yumurta kalitesi, genetik yapısı yaş ilerledikçe bozulur. Elimizde iyi görünümlü kaliteli 5. gün embryosu olsa da bu embryonun genetik yapısını göstermez. 40 yaş üzerinde genetik ayıklamalı tüp bebek öneriyoruz. Çünkü elimizdeki embryoları transfer ettiğimizde gebelikler elde edebiliriz ancak genetik yapısı bozuk embryoları transfer ettiğimizde ya gebelik oluşmaz ya da düşükle sonuçlanır. Düşük gerçekleşmesi durumunda küretaj işlemi uygulama gereği ortaya çıkabilir. Bir sonraki tüp bebek tedavimizi 3-4 ay geciktirebilir. İleri yaş grubunda fazla zamanımız olmadığı için embryolara genetik test yapıp genetik olarak sağlam embryoları transfer etmek daha kısa sürede gebelik elde etmemizi sağlayacaktır. Tabiki bunun için tüp bebek merkezi laboratuvarının bu konuda deneyimli olması gerekir. Biyopsi alma işlemleri ve dondurma programları iyi olmalıdır. Laboratuvarınızdan eminseniz bu tarz işlemlerle ilerlemek gebeliğe daha kısa sürede ulaşmamızı sağlayacaktır.

Azoospermi nedir?

Sperm örneğinde hiç sperm bulunmaması durumu. Nedenleri 1. Hormonal yetmezlik: Beyinden salınan hormon eksikliğine bağlı olabilir. Bunlarda hormon tedavisi yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. 2. Testis yetmezliğine bağlı olabilir. Bunlarda hormon tedavisi denenebilir ancak her hasta bunun için aday değildir. Üroloji doktorunun değerlendirmesi gerekir. Bu olgularda özellikle de kadın yaşı ileri ise fazla zaman kaybetmeden Mikrotese işlemi ile elde edilen sperm kullanılarak tüp bebek tedavisi uygulamak tavsiye edilmektedir.  3. Tıkanıklığa bağlı olabilir. Bunlarda hormonal bozukluk yoktur. Bunlarda Microtese, Tesa işlemleri ile sperm elde edilebilir.

İnfertilitenin sebebine yönelik değerlendirmede hangi testleri uyguluyorsunuz?

Değerlendirme sırasında hem kadını hem de erkeği detaylı olarak inceliyoruz. Sorun herhangi birinde olabileceği gibi her iki çiftte de olabilir.

Kadın değerlendirmesini adetin 2. günü yapıyoruz. Ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıkları değerlendiriyoruz. Yumurtalık kapasitesini değerlendirmek için yumurtalık içerisindeki yumurta sayısını değerlendiriyoruz. Aynı gün birtakım hormon testleri istiyoruz. Ayrıca özellikle düşük yumurtalık kapasitesinden şüphe ettiğimiz bazı hastalarda AMH değerine bakabiliriz. Adet bitiminde rahimin iç yapısını ve tüplerin açık olup olmadığını değerlendirmek için HSG dediğimiz rahim filmini istiyoruz. Yumurtlamanın değerlendirilmesi için adet kanamasına 7 gün kala progesteron seviyesine bakıyoruz. Erkekten 3-5 günlük cinsel perhizi takiben semen  analizi istiyoruz. Sorun görmemiz durumunda 3 hafta aralarla toplam 3 kere semen analizi tetkiki istiyoruz. Bazen hastalara tanısal laparoskopi ya da tanısal histeroskopi işlemi uygulayabiliyoruz. Her iki çiftte de genel sağlık değerlendirmesi yapıyoruz. Tiroid fonksiyonları, kan şeker seviyesi gibi testler istiyoruz.

Üreme kapasitesini ve tedavi başarısını olumsuz etkileyen birtakım faktörler de bizim için önemli. Örneğin aşırı kilo. Kilonun boyun karesine oranı ile hesaplanan vücut kitle indeksinin 20 ile 25 arasında olmasını istiyoruz. Aşırı kilo ya da aşırı zayıflık üreme kapasitemizi hem kadında hem de erkekte olumsuz etkilemektedir. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, toksik kimyasallara maruziyet yumurta ve sperm kalitesini ve sayısını olumsuz yönde etkileyerek tedavi başarımızı düşürmektedir. O nedenle tedaviden önce bunların düzeltilmesi diyet, normal sınırlarda egzersiz ve sağlıklı beslenme programı uygulamayı önemsiyoruz.

Kısırlık tedavisi için ne gibi tedavi yöntemleri var?

Tedavi tamamen sebebe bağlıdır. Yumurtlama sorunu olan olgularda özellikle beyinden üretilen hormonların yetersizliğinde ve polikistik over sendromunda yumurtlamayı sağlayıcı yumurta geliştirici hap ya da iğneler kullanıyoruz. Eğer eşlik eden hafif erkek faktörü varsa aşılama tedavisi ekliyoruz. Burada ortalama 10 günlük yumurta geliştirme tedavisi sonrasında çatlatma iğnesi uyguluyoruz. Daha sonra da erkekten aldığımız semen örneğini laboratuvar koşullarında içerisindeki ölü hücrelerden ayrıştırıyoruz ve bir kateter yardımıyla kadının rahiminin içerisine veriyoruz.

Kadında her iki taraftaki tüp de tıkalı ise, yumurtalık kapasitesi düşükse, ileri evre endometriozis hastalığı varsa; erkekde toplam hareketli sperm sayısı belli değerlerin altındaysa ya da hiç spermi yoksa bu çiftlere doğrudan tüp bebek tedavisi uyguluyoruz.

Herhangi bir neden bulamadığımız çiftlerde kendi kendilerine gebe kalmasını 2 yıl bekledikten sonra öncelikle aşılama tedavisi ile başlıyoruz. Aşılama tedavisini 3 ile 6 kez uygulayabiliriz. Gebelik elde edemez isek tüp bebek tedavisine geçiyoruz.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarıyı Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Tedaviye başlamadan önce çiftimizin genel sağlık durumunu değerlendiriyoruz. Sigara alışkanlığı, kilo problemi, şeker, tiroid hastalığı, prolaktin hormonu yüksekliği gibi hormonal ve metabolik sorunların detaylı değerlendirilmesi ve düzeltilmesi önemli. Kadın değerlendirmesinde ultrasonografi  ve rahim filmiyle saptadığımız perde, polip, rahim içi yapışıklık, rahim içerisine bası yapan myomların varlığında bunları histeroskopi ile gidermemiz gerekiyor. Tüplerde sıvı birikimi varsa laparoskopi ile tüpleri almamız gerekiyor. Hastadan maksimum sayıda olgun yumurta toplayabilmek için uygun dozda başlanan uygun tedavisi protokolü önemli. Eğer daha önce tüp bebek uygulamaları varsa tedavi detayları bizlere yol göstermektedir. Yumurta toplama işleminde yine geliştirdiğimiz tüm yumurtaları toplayabilmek önemli. Döllenme oranlarının yüksek olduğu ve 5. güne gitme oranlarının yüksek olduğu iyi laboratuvar koşulları ve deneyimli embryoloji ekibinin varlığı önemli. Embryo transfer süreci de son derece hassastır. Tüm bu süreçlerde yaşanan olumsuzluklar tüp bebek başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Deneyimli  klinik ve laboratuvar ekibinin olmasına rağmen hastayla ilgili değiştiremediğimiz faktörlerde var. Örneğin yumurta ve sperm kalitesinin düşük olması, yumurtalık kapasitesinin düşük olması, ileri kadın yaşı, erkekte azoospermi varlığı. Bu gibi durumlarda  döllenme sorunları, iyi kaliteli embryo elde edememe, 5. gün embryosu elde edememe gibi sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Başarıyı etkileyen en önemli faktör kadın yaşıdır. Daha önce de bahsettiğim gibi kadın yaşı ilerledikçe yumurtanın kalitesi ve genetik yapısı bozulmaktadır. Tüm bu basamaklar düzgün yönetilse bile ve iyi kalitede 5. gün embryosu elde edilse bile genetik yapısı bozuk bir embryo ile gebelik ve sağlıklı canlı doğum elde etmek mümkün değildir. Dolayısı ile infertilite tanısı koyulan olguların zaman kaybedilmemesi adına bir an önce infertilite tedavisi konusunda uzmanlaşmış ve her türlü tedavi olanağını sunabilecek merkezlere başvurmaları önemlidir. Etkin tedaviye zamanında ulaşmamak; hem zaman, hem moral, hem de ekonomik kayıplara neden olmaktadır. İlerleyen yaş ve tekrarlayan başarısız tedavilere bağlı yaşanan hayal kırıklığı ve artmış stres düzeyleri tedavi sürecini olumsuz etkilemektedir.

 

 

Etiketler: » » » » »
53 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?