Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

TÜRKÇESİ VARKEN!

Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Behiye Köksel, Osmanlı dönemindeki yabancı dil merakının yakamızı bir türlü bırakmadığını, Türkçe sözcüklerin kullanımında yazılı ve görsel medyaya büyük görevler düştüğünü söyledi.

Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Behiye Köksel, dil bayramının yıl dönümünde yaptığı açıklamada Dünyanın en zengin, en eski ve en geniş coğrafyada konuşulan dillerinden olan Türkçenin, tarihî macerası içinde olumsuzluklar yaşadığını, yüzyıllarca Osmanlıcanın içinde boğulmaya terk edilmesine rağmen, halk şairlerinin, isimsiz halk sanatkârlarının koşmaları, türküleri ve destanlarıyla boğulmaktan kurtulduğunu söyledi. Köksel, yaklaşan Türk dili haftası nedeniyle yaptığı açıklamada; “Türk Dili Kurultayı ilk kez 26 Eylül 1932 tarihinde İstanbul Dolmabahçe’de yapılmıştır. İlk Türk Dili Kurultayı’nın toplandığı bu tarihe dayalı olarak 26 Eylül Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. O yıllarda Türk dili kurultayları heyecanla toplanıyor, âdeta bir dil seferberliğine çıkmış gibi Türkçemizin halk ağzında yaşayan hazineleri derleme, tarama çalışmaları ile toplanıp kitap haline getiriliyordu. O yıllar, aydınların ortak bir şuurla Türk diline yöneldiği, dil çalışmalarının altın çağını yaşadığı yıllardı.

TÜRKÇEYİ KİRLETMEYE BAŞLADIK

Türkçe bizim anadilimiz, onunla ağladık, onunla güldük. Ağıtlarımızı, türkülerimizi, destanlarımızı onunla söyledik. Ama gittikçe ona karşı hor davranmaya, onu yıpratmaya, kirletmeye başladık. Osmanlı dönemindeki yabancı dil merakı yine yakamıza yapıştı, bu defa Batı dillerine merak sardık. Batı dillerinden geçen kelimelerin Türkçemizi istilası medyanın dilinde de kendini göstermektedir. Konsept, trend, konsensus, provakasyon, dizayn etmek, start almak gibi kelimeler haber programlarından, röportajlara kadar konuşmacıların dilinde başını almış gitmiş vaziyette. TÜRKÇESİ VARKEN bu sözcükler niçin kullanılmaktadır.  Trend yerine eğilim, start almak yerine başlamak kullanılsa olmuyor mu? Yoksa konuşmacılar Türkçe kelimeler kullanınca kendilerini ifade etmekte zorlanıyorlar mı? Yoksa Türkçemizin yetersiz olduğunun mu düşünüyorlar?

MEDYA DİL KONUSUNDA ÇOK ETKİLİDİR

Medyanın işi dil üzerine kuruludur. Bize olan biteni söz ve görüntü ile sunarlar. Televizyon spikerlerinin Türkçe kullanmaya özen göstermesi gerekir. Çünkü medya gençler ve çocuklar üzerinde, görsel unsurlarla hitap ettiği için son derece etkilidir. Yabancı kelime kullanma eğiliminin yanı sıra Türkçe sözcüklerin kullanımında da bir bozulma, özensizlik göze çarpmaktadır. Mesela maillerde selam sözcüğünün slm biçiminde kullanılarak sesli harflerin atılması gibi.  İşyerlerinin adları, alışveriş merkezlerinin adları bu kirliliğin bir başka boyutunu sergilemektedir.  Kimi zaman sokaklarda başımızı kaldırıp mağaza adlarına, reklam panolarına baktığımızda içimizden “Burası Türkiye mi?” demek geçmektedir. Dilimize karşı özensizlik, saygısızlık had safhaya gelmiştir. Unutmayalım ki dilimiz, bizim milli varlığımızın, kimliğimizin en önemli göstergesidir” dedi.

Etiketler: » » » »
460 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?