Yakalanan teröristin itirafları | Narkoz Haber
Açık
  • EURO 6.57
  • DOLAR 5.92

Yakalanan teröristin itirafları

Editörün Seçtikleri - 18 Aralık 2011 18:45 A A

Ağrı’da güvenlik güçlerinin operasyonu ile yakalanarak tutuklanan M.A. isimli terörist dağda bulunduğu süre içerisinde yaşadığı acı gerçekleri  anlattı.

Ağrı’da güvenlik güçlerinin operasyonu ile yakalanarak tutuklanan M.A. isimli terörist dağda bulunduğu süre içerisinde yaşadıklarını anlattı. Dağda ki üst yöneticilerin bir elinin yağda bir elinin balda olduğunu belirten M.A akıl almaz gerçeklerle 2.5 yıl dağda yaşadığını belirtti.

Dağ kadrosunun üst düzey yöneticilerinin rahatı yerinde ve kandırılarak dağa götürülen gençler her gün ölüm korkusu ile yaşıyor diyen M.A yaşadıklarını şöyle anlattı; Dağdaki örgüt üyeleri domuz eti yiyerek besleniyor ve Zerdüştlük eğitimi alıyor. Örgüt üyelerine Polis ve Askere karşı korku propagandası yapılıyor. Teslim olmalarını engellemek için sürekli polis, asker ve devlet korkusu işleniyor.

Ağrı’nın Hamur İlçesi Yuvacık Köyü Aladağlar civarında düzenlenen operasyonda ele geçirilen PKK’nın Aladağlar grup sorumlusu olan ve 17 yıldır aranan Serkeş (Kod adlı) Z. Z. isimli terör örgütü mensubunun ifadesi üzerine yapılan operasyonda Tolhildan (Kod adlı) örgüt mensubu M.A da yakalandı. Yakalanan örgüt mensubunun yapılan sorgulaması neticesinde; 09.09.2011 günü Ağrı-Van İl sınırı Çaldıran Tendürek Dağı zirve noktasında tır yakma eylemi, 07.10.2011 günü saat 00:30 sıralarında İlimiz Tutak İlçe Emniyet Amirliğine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı eyleminin sorumlusu olduğu öğrenildi. Çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderilen M.A’nın ifadeleri terör örgütü üyelerinin dağdaki yaşam şartlarını da gözler önüne serdi.

ASKER VE POLİSTEN KORKUTUYORLAR

M.A “Örgüt kamplarında CD’lerde Polisin askerin insanları öldüren işkence yapan elektrik veren, coplar ile vuran şeklinde görüntüler izletiyorlardı. Bu şekilde örgüt mensupların devletten askerden polisten soğuması ve kinlenmesi sağlanıyordu. Kamplarda aile hayatını gösteren temizliği gösteren evlilik gibi güzel şeylerin olduğu filimler izletmiyorlardı, çünkü bu görüntülerden etkileneceğimizden korkuyorlardı. Kaçanların yakaladığı zaman birincisinde ajan olduğu devletle işbirliği olduğunu söyleyerek psikolojik baskı kuruyorlar, ikinci seferinde öldürdüklerini biliyorum. Ayrıca kaçanları grup içerisinde kendi açılarından değerlendirerek kaçan hakkında mahkeme gibi yargılayarak karar veriyorlar, kaçmaya çalışanların silahlarını alarak tünel, kazı çalışmalarına göndererek çalıştırıyorlar” dedi. M.A. ayrıca örgütten kaçanların infaz edildiklerini ama örgüt üyelerinin bunların kimler olduğunu bilmediğini de ifadesine ekledi.

KAFAMA VE VÜCUDUMA BİT DÜŞTÜ

“Bizim ihtiyaçlarımızı Suriyeli ÇİYA KOD temin etmekte idi. Örgüttekiler zaman zaman da domuz eti yiyorlardı ben yemiyordum. Dini inanışlarıma göre haramdır. Ben domuz eti yemediğim zaman bana tepki gösteriyorlardı. İnekte ot yiyor dört ayaklı domuzda, bunu yemende herhangi bir günah yoktur şeklinde telkinde bulunuyorlardı.. Ben Allah’a şükür hiç domuz eti yemedim. Bazen de yılan, ayı eti yediklerini gördüm. Köylerden belli zaman aralıkları ile yiyecek geliyordu. Bu gelen yiyecekleri başımızda ki komutanlar silah zoru ile almaktadırlar. Köylüler gariban insanlar, korktukları için ses çıkaramıyorlar. Dağda yaşayan yasadışı örgüt mensuplarının herhangi bir temizlik anlayışları yoktur. Ben dağda bulunduğum 2-2,5 yıl içerisinde toplam 2-3 defa yıkanabilmişimdir oda derede soğuk su ile kafamıza çamaşır deterjanı dökerek yıkanabildim. Benimde dağda bulunduğum süre içerisinde kafama ve vücudumun her yerine bit düştü. Kayalara sırtımızı sürterek kaşıntıdan kurtulmaya çalışıyorduk. Dağda olup da üst düzey komutanlar hariç vücuduna bit düşmeyen hiçbir örgüt mensubu yoktur.”

YÖNETİCİLERİN BİR ELİ YAĞDA BİR ELİ BALDA

Dağda çok ciddi temizlik sıkıntısı çektiklerini belirten M.A, “Bu kandırılmış, akılları çelinmiş gariban gençleri kullanan üst düzey yöneticiler ise bir eli yağda bir eli baldadır. Örgüt kimliğimizi vermeye gelmekte iken bile örgütün üst düzey yöneticisi olan Abbas Kod Duran Kalkan ise cipler ile gelmektedirler. Yattığımız yerler ise pislik içerisinde nerde akşam orda sabah olmaktadır. Yastık niyetine taşı kullanmaktaydık ve her gün ölüm, yabani hayvan korkusu ile yatmaktaydık. Üzerimizde sadece bir battaniye vardı. Çoğu böbreklerinden rahatsızdır. Örgüt yöneticilerinin bize değer vermediklerine şu örneği verebilirim. Kuzey Irak’a Beritan kampında hilti ile tünel kazarken hiltinin dönmesi sonucu parmaklarım kırıldı, bana silah eğitimi de veren Cigerhun Kod’lu örgüt yöneticisi git ellerini sabunla yıka bir şey olmaz dedi. Bu yüzden dolayı parmaklarım halen yamuktur. Yattığımız yerler çok kötüdür, Küçük sığınakta ancak iki kişinin sığabileceği yerde 4-5 kişi kalıyorduk, ölüm korkusu ile ne yediğimden, nede uyuduğumdan bir şey anlıyordum. Aklımda daima örgütten kaçma düşüncesi vardı” diye konuştu.

ZERDÜŞLÜK ÖĞRETİYORLAR VE ÇARPIK İLİŞKİLER YAŞANIYOR

Terör örgütünün dini inanışı da M.A’ nın vermiş olduğu ifadede şöyle yer aldı:

“Örgütte üst düzeyde yönetici isen her şeyi yapabilirsin senden kimse hesap sormaz eğer normal bir dağda savaşçı konumunda örgüt mensubu isen yaptığın en küçük hatanın hesabı sorulur. Üst düzey yöneticilerin birçoğunun bayanlar ile hatta erkekler ile ilişkisi vardır. Bayanlar ile ilişkisi olan üst düzey yöneticiler bu bayanları yükselterek üst konumlara getirirler eğer ilişkiyi reddederlerse ajanlıkla suçlanıp cezalandırılırlar. Bulunduğum dönem içerisinde bir birlerini sevdiklerinden dolayı örgütten kaçan insanları gördüm. Örgütte bulunduğum sürede örgüt mensuplarına yöneticiler tarafından Zerdüştlük eğitimi verilmektedir. Zerdüştlüğün de kutsal bir din ve Kürtlerin gerçek dini olduğu öğretilmektedir. Zerdüşt’ün Kürtlerin peygamberi olduğunu söylüyorlardı. Örgüte yeni katılanlardan namaz kılanlara ve oruç tutanlara hemen tepki çekmesin diye ilk başta karışmıyorlar daha sonra yavaş yavaş imkanları kısıtlanarak namaz kılmaları engelleniyorlardı. Abdest alacak su bulmalarına imkan verilmiyordu. Hatta Bende örgüte ilk katıldığımda oruç tutuyordum. İftar ve sahur saatinde yemek vermiyorlardı. Belli bir müddet sonra gücün kalmıyor temizlik yapamıyorsun, oruç moruç kalmıyor. Zerdüştlük ile ilgili kamplarda bol bol kitaplar okunmaktadır. Örgüt kamplarında ayrıca bizleri topladıklarında Ermenilerin de iyi insan olduğunu ve onlarında Kürt olduğunu söylüyorlardı. Hatta İsrail’li Yahudiler ile Kürtlerin kardeş olduklarını bizlere söylüyorlardı. Şuan ki İslamiyet’in gerçek İslamiyet olmadığını İslamiyet’in bozulduğunu dünyada doğru bir İslamiyet’in kalmadığı şeklinde konuşmalar yapıyordu. Örgütü yönetenler ne Allaha ne Peygambere ne kitaba inanıyorlar hiç birine inanmıyorlar. İnansalar zaten domuz eti yemezlerdi.”

M.A son olarak “Polis ve askerin böyle olduğunu görseler bir çok terör örgütü mensubu teslim olur. Ben gördüm eğer bilseydim hata üstüne hata işlemez teslim olurdum” dedi.

Bu haber 86 kez okundu.
Editörün Seçtikleri - 18:45 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

VİDEO HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    Karaciğer için sinsi tehlike; Karaciğer yağlanması
    Medicalpark Gaziantep Hastanesi, Gastroenteroloji Bölümü Prof. Dr. Mehmet Koruk, karaciğer için büyük tehlike oluşturan alkole bağlı olmayan Karaciğer Yağlanması hakkında bilinmeyenleri anlattı. Gastroenterolog Prof. Dr. Mehmet Koruk hastalık hakkında şunları söyledi, ‘’Karaciğer yağlanması karaciğerde normalden fazla yağ birikmesini ifade eder ve bunun sonucu non-alkolik yağlı karaciğer hastalığına (NAYKH = alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı […]
  • 02
    Tırcıların sorunu BERGER’de
    Gaziantep Ticaret Odası, TIR şoförlerinin Avrupa vizesinde yaşadığı sıkıntıları Büyükelçi Berger’e iletti. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, GTO’yu ziyaret eden Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger’e Türk TIR şoförlerine Avrupa ülkelerine girişte verilen 90 günlük sürede ve vizelerde yaşanan sıkıntıları ileterek çözüm için destek istedi. Bir dizi temasta bulunmak üzere Gaziantep’e gelen […]
  • 03
    Enes’in dileği gerçek oldu
    Geçtiğimiz günlerde Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından yürütülen “Leyla’dan Sonra” isimli proje aracılığıyla, tek hayalinin “7 numaralı Enes” yazılı Gaziantep Futbol Kulübü forması olduğunu Gaziantep Futbol Kulübüne ileten Enes’in dileği gerçek oldu. Gaziantep FK Futbolcularından Günay Güvenç, Güray Vural, Papy Djilobodji ve Kana-Bıyık, ensefalopati hastalığına yakalanan ve kesin tanının  konulamadığı 11 yaşındaki Enes’i evinde ziyaret ederek, […]
  • 04
    Heykel Tarlası Yesemek Medeniyet Tarihini değiştirecek
    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentin turizm potansiyeline dönük çalışmaları belirlemek ve uluslararası arenada tanıtmak amacıyla Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Yesemek Açık Hava Müzesi’ni ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Troyası olarak tanımlanan Tilmen Höyük’ü gezdi, bilgi aldı. Başkan Şahin, bölgede yapılan karbon ve yüzey analizlerinde çok daha eski döneme ait bulguların dünyanın medeniyet […]
  • 05
    İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu toplandı
    Gaziantep İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2020 Yılı 1. Olağan Toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Atatürk Toplantı Salonu’nda Vali Davut Gül başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda önceki gündem maddeleri görüşülerek 2019 yılı değerlendirmelerinde bulunuldu. Vali Gül, toplantıda yaptığı açıklamada 2019 yılı içerisinde 41.228 kişinin özel sektörde işe yerleştirildiğini söyleyerek bunların 5.837’sinin kadın istihdamı, 12.422’sinin genç işe yerleştirme, 1.643’ünün […]

YOL DURUMU