Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

TOPLUMSAL BASKI KALKMADAN ASLA

Kadınların ızdırabını, çilesini ve uğradığı her türlü haksızlığı bir güne sığdırıverdik. Her geçen gün kadına şiddet artmakta ve devlet cinayetlerin önüne geçemediği gibi caydırırcı cezalar uygulanmamaktadır. Çünkü bir insan kafasına koydu mu yapacağını yapar. Aslında tüm bu olayların ana sebebi toplumsal baskı ve etkileridir. Toplumsal baskının etkileri çoğu insanın bilinçaltında hasar yaratması ve bilinçaltı zedelemesi ile birlikte maalesef karşımıza şiddet olarak çıkıyor.

Kız çocuklarımızı yetiştirirken daha başında öz güvenlerini elinden alıyoruz ve okumazsa başını bağlamayı düşünürüz, para karşılığı yaşlı genç demeden evlendiririz,  küçük demeden büyük demeden sevme ve sevilme hakkını elinden alırız, kocandır döverde severde deriz, kadın kısmı çalışmaz deriz,  sen kadınsın deriz, sen kızsın, yapamazsın deriz…

Fakat erkek çocuğuna taaa başından aşırı bir öz güven dopingi yapıyoruz.   Kız arkadaşı olması gayet normaldir. Hatta öyle ki ilk ilişkisini öğrendiğimizde ona mükâfatmış gibi aslanım, koçum diyerek yaptığı yanlışı doğrularız. Fakat Allah vermeye kız çocuğu aynı şeyi yapmaya dursun. Hele de o erkek çocuğun bir de kız kardeşi varsa… Bir bardak suyu bile kendisi almaz kız kardeş getirir. Kadın çamaşır yıkar, ev temizler, ütü yapar, çocuk doğurur velhasıl kelem kadın erkeğin egolarını tatmin ettiği bir varlık sıfatından başka bir şey değildir. Oysaki toplumların en değerliği varlığı kadındır. Allah kadına bir hikmet vermiştir oda doğurganlıktır. Kadın bu kadar değersiz olsa Allah kadını doğanın en muhteşem varlığı olarak yaratmazdı.

Anlayacağınız   erkek yaparsa elinin kiri kız yaparsa o…. Peki toplumun bu baskısından kim zararlı çıkıyor yine kadınlar…Bu bilinçle yetiştirilen erkeklerden ne beklersiniz. Kadını aldattığı yetmiyormuş gibi boşandıkları kadınların yeniden bir hayat kurması bile kendilerine ağır geliyor. Oysaki dinimiz bize tam aksini söylemiyor mu? Ama erkekler onunda kılıfını bulmuş kıy dini nikâhı sonra boş ol boş ol de zinadan kurtul. Yok, öyle yok yok yok… Zinadan bu şekilde sıyrılamazsınız. Son zamanlarda artan cinayetlerin çoğuna bakın kıskançlık, boşanmayı kabullenememe ve aldatılmadır.

Tolum baskısı kalkmadan bu iş çözülmez. Erkekler elinin kirini yıkamadan kadının alnı temizlenmez. Kadında kendine çeki düzen vermezse erkeklerin elinin kiri geçmez. Anlayacağınız kadına haram olan erkeğe de haramdır. Boşanmanın da evlenmenin de bir adabı ve usulü vardır.

Erkek kendine reva gördüklerini kadına maalesef ta başından reva görmüyor ve her fırsatta kendisine kadının namusunu kalkan yapıyor.

Erkekleri yetiştiren biz kadınlar değil miyiz? Kız çocuğunu erkek çocuğundan ayrı tutmanın sonuçları ve toplumun baskısından çekinmek erkeklik gururuna dokununca şiddet kaçınılmaz oluyor.

Kadın, erkek gibi evlatlar yetiştirmeli,  erkek de adam gibi sevmeyi öğrenmeli!

Kadın tecavüze uğrar, tacize uğrar, dayak yer, aldatılır ve para karşılığı satılır. Tüm bunları kadına reva gören zihniyet aşağılanmadan ağır cezalar verilmeden ve özelliklede tedavi edilmeden ne yaparsanız yapın bu şiddetlerin önüne geçemezsiniz. Bence Toplumun kadına bakış açısı değişmeden bazı hayallere kapılmak yersiz!

Kadın ve erkek bir birine olan saygısını kaybetmenin yanı sıra yıllarca yaşadıkları hayatı hiçe sayarak bir anda düşman oluyorlar. Asıl yanlış burada… “İyi günde kötü günde” hikâyesinin sonu sokak ortasında birkaç bıçak yarası ve birkaç kurşun yarasından ibaret kalıyorL(

Erkekler kızmasın bana bugün kadınlar günü erkekler gününde de söz erkekleri konuşuruz.

Mezine Sırakaya

Etiketler: » » » » » »
640 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?