logo

BEKLENEN, ÖZLENEN VALİ

BEKLENEN, ÖZLENEN VALİ

  O gelmeden ayak sesleri geldi Gaziantep’e!

Sivaslılar, Davut Gül gibi bir vali ile çalıştıkları için haklı bir gurur yaşıyor ve ayrılmak zor geliyor. Gözyaşlarını tutamayan iş arkadaşları, vatandaşlar, sevenleri Vali Gül’ü büyük bir hüzünle Gaziantep’e uğurluyor.

2000 yılında Gaziantep’te kaymakam adayı olarak mesleğe başlayan Davut Gül 18 yıl sonra Gaziantep Valisi olarak geri dönüyor. Valimizin daha önce Gaziantep’te yaşaması, bu havayı teneffüs etmesi şehrimiz için büyük avantaj.

Şöyle bir sosyal medya gezineyim derken bir fotoğraf çarptı gözüme. Sivaslı bir vatandaş Vali Davut Gül’e öylesine sıkı sıkı sarılmıştı ki, gözlerinde hüzün kollarında bırakmak istemediği valisi. Bir buse ile uğurlamak istiyor valisini ve yanağına bir buse koymak için sarılıyor. Samimi, içten bir sarılış.

Etten duvar yok etrafında.

ÇOK ÖZLEMİŞTİK!

Biz özlemiştik seni:  halkın içinde halk gibi, vatandaşla kucaklaşacak, kibirden uzak, hoşgörülü olanı, samimiyeti özledik. Dünya malını değil Allah’ın yarattığını seveni, sokaklarda caddelerde yürüyen, sımsıkı vatandaşın elini sıkan, arada bir kıraathaneye oturup şehrin nabzını tutan vefalı olanı özledik.  Ansızın esnafın kapısını çalan, evlere konuk, gönüllere taht kuran, vatandaş ile ağlayan vatandaş ile gülen tanrı misafirini özledik. Vatandaşı bekletmeyen, kısa pratik kalıcı çözüm üreten, bugün git yarın gel zihniyetinden uzak, seslendiğinde cevap verecek bürokratı özledik. Zenginle zengin olanı değil fakir ile aç kalanı özledik. Lüksten, gösterişten, kibirden uzak bizden birini özledik. Kısacası derdi millet, görevi hizmet olanı özledik.

İLK TALİMAT

Gaziantep’te görevine başlar başlamaz Vali Davut Gül’ün verdiği talimat Gazianteplilere işte özlenen “VALİ” dedirtti.

İşte o talimat; “Görev yapacağım süre içerisinde mesai arkadaşlarından istirhamım; meseleleri Vatandaşlarımızın lehine yorumlasınlar inisiyatif alsınlar. Vali talimatı ile olacak işlerde talimat beklemesinler. Talimatı veriyorum “Bürokratik Kırtasiyeciliği” ortadan kaldıralım”

Kendisine uzanan her eli sıkan Vali Gül, “Antep ile ilgili derdi olan, Antep için sözü olan, Antep ile ilgili fikri olan herkesle projeler yapacağız” sözleri de umutlandırdı.

Vali Gül’ün bu sözleri, derdi Gaziantep olan İş adamı, STK, Kurum, Kuruluş, siyasetçiler, halk, vatandaş kim olursa olsun birlikte çalışıp birlikte üreteceğiz, güçlü daha hızlı büyüyen yaşanabilir bir kent için tek yürek olacağız anlamına geliyor ve herkese çağrıda bulunuyor. Projeniz varsa kapım açık mesajı veriyor. Bu takdire şayan bir sesleniş!

YEMEKHANEDE SIRA BEKLEYEN VALİ

Valimizin, Valilik yemekhanesinde personel ile yemek sırasına girmesini anlatmadan geçmek olmaz. Türkiye’de ve Gaziantep’te nadir  görülmüş bir davranış.

Dedim ya sıfır kibir. Bakın valimizin yemekhanede sıra beklerken fotoğrafını gören bir arkadaşım  “Allah’ına kurban senin. Gerçekten bu vali yemekhanede sıra beklemiş mi?” dedi”.

Bende döndüm: hiç yemekhanede, yemek sırası bekleyen vali görmedin mi?

Gülümseyerek; Sen gördün mü? Dedi.

Bende size sorayım. Siz gördünüz mü?

Gaziantep’e nihayet özlenen beklenen Vali geldi. Sayın valim bizi şaşırtmaya devam edin. Biz sizden memnunuz sizde bizden memnun olun. Haddim değil ama seviyeli yapıcı eleştiriler her zaman olgunlaşmamıza vesile olur. Eleştirilere açık olun. Biz gazeteciler zaman zaman bunu yaparız. Baktık olmuyor, yere göğe sığdıramayız alkış tutarız. İşte o zaman gerçekleri gölgelemiş sizi de kandırmış oluruz. Yeni görevinizde başarılar diliyorum.

Bu kadim şehir söz konusu olunca,  Belediye Başkanıyla, Milletvekiliyle, iş adamıyla, esnafıyla, siyasetçisiyle, vatandaşıyla bir araya gelmesini bilir. Üzerine birde sizin gibi bir valimiz gelince bal kaymak oldu.

Ben kendi adıma sizin Gaziantep’e gelişinizi bir şans bir hediye olarak görüyorum. Umarım bugün gördüklerimizi duyduklarımızı, yıllarca ayakta alkışlar, yazar çizeriz.

Biz bu dünyaya hizmet için gelmedik mi? Yüce rabbim hepimize bir görev biçti, layıkıyla yapabilirsek ne âlâ…

Üretmek için çalışmak  ve yine çalışmak zorundayız.

Sözlerimi bir fıkra ile bitirmek istiyorum.

PAŞAM

Tüccardan biri Fuat Paşa’nın parmağındaki iri tek taş yüzüğe bakıp duruyormuş, Fuat Paşa sorunca şöyle demiş:
“Paşam, bu taş sana kaç para getiriyor?”
“Hiç, ne getirecek?”
Adam gülmüş:
“Bende iki taş var, dede yadigârı, yılda elli altın getiriyorlar.”
“Ne taşı bunlar?”
“Değirmen taşı, paşam!”

Sağlıcakla kalın!

Etiketler: » » » »
63 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?