logo

G20 Kapsamında olumlu geçen ikili görüşmeler

G20 Kapsamında olumlu geçen ikili görüşmeler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın mensuplarının zirve ve gündemdeki gelişmelere ilişkin sorularını da cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin ziyareti boyunca Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, Suudi Arabistan Veliaht Vekili ve Savunma Bakanı Prens Muhammed Bin Selman, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker; zirve oturumları devam ettiği süre içinde Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Güney Afrika Devlet Başkanı Jacob Zuma ile ikili görüşmeler yaptıklarını, ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İtalya Başbakanı Matteo Renzi ile dörtlü bir zirve gerçekleştirdiklerini hatırlattı ve “Zirve oturumları ve etkinlikleri boyunca da ülke liderleri ve kurum temsilcileriyle bir araya gelme, sohbet etme, görüş alış verişinde bulunma imkânı elde ettik. Küresel gündemin öne çıkan konuları yanında ikili ve bölgesel meseleleri ele aldığımız bu görüşmelerin hepimiz için faydalı geçtiğine inanıyorum. 2016 zirvesini başarıyla gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti’ni ve Çin halkını özellikle tebrik ediyorum, kutluyorum. Önümüzdeki yıl G20 zirvesine ev sahipliği yapacak olan Almanya’ya 7-8 Temmuz tarihlerinde şimdiden başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

cin-gorusme

“RUSYA’YLA HALEP BÖLGESİNDE BİR İŞ BİRLİĞİ ÇALIŞMASI GELİŞTİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki savaşta Çin ile Türkiye arasında bir iş birliğinin olup olmadığı yönündeki soruya karşılık şu açıklamalarda bulundu: “Suriye’yle ilgili olarak tabi ki Çin Halk Cumhuriyeti’yle de görüşmelerimiz oluyor; ancak şu anda fiili olarak bir iş birliği Çin Halk Cumhuriyeti’yle söz konusu değil. Bölgede koalisyon güçleriyle bir iş birliğimiz var, bu koalisyon güçleri de daha çok NATO ülkelerinden oluşuyor. Bunun yanında şimdi Rusya’yla da özellikle Halep bölgesinde bir iş birliği çalışmasını geliştiriyoruz, çünkü bir an önce bölgede bir ateşkesin ilan edilmesi için bir çalışmanın içerisindeyiz. Bu konuda gerek Amerika, gerek Rusya, gerekse Türkiye dışişleri bakanlarımız süreci çalışıyorlar. Temenni ederim ki Kurban Bayramı öncesi bu ateşkesi sağlamak suretiyle Halep halkı bütün bu bombalardan kurtulsun. Çocuklarıyla birlikte orada aylardır gıda, ilaç, giyim vesaire gibi bunlardan yoksun olarak bir yaşam mücadelesi verenlere Kızılay’ımız olarak hazırlıklarımızı ulaştıralım istiyoruz.”

G20 HANGCOU ZİRVESİ

“G20 Hangcou Zirvesi’nde hedeflenen sonuçlara ulaşıldı mı ve Çin’in bu kapsamda oynadığı rolü nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki soruya cevaben zirveyi başarılı bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Antalya Zirvesi’nden sonra Hanchou da gerek şehrin güzelliği, gerek halkın fedakârlıkları, hele hele dün akşam katılamadım, ama katılanlardan dinlediğim kadar dün akşamki kültürel aktivitelerle bu zirveye ayrı bir zenginlik katıldı ve zirvedeki beş ayrı oturumdaki sunumlar az önce konuşmamda ifade ettiğim gibi, bu sunumların hepsi de gerçekten Almanya’da yapılacak olan G20 Zirvesi öncesinde güzel bir adım olmuş oldu. Şimdi tabii bundan sonraki süreç, özellikle Almanya Hamburg Zirvesi için önemli bir adım olacaktır” diye ekledi.

SURİYE SINIRINDA UÇUŞA YASAK BÖLGE İLAN EDİLMESİ

Bir basın mensubunun, “Suriye’deki askerî müdahalelerinizin son durumuyla ilgili ne söyleyebilirsiniz?” şeklindeki sorusuna, “Suriye’nin kuzeyindeki bu operasyonlarımız Suriye’nin toprak bütünlüğüne Türkiye’nin bir müdahalesi değildir” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cerablus’un Türkiye’nin sınırı olduğunu, Cerablus’tan aylardır Türkiye topraklarına havan topu ve roketatarlarla atışlar yapıldığını hatırlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte en son bir düğünde ne yazık ki 14 yaşında bir çocuğun bedenine bombalar bağlanmak suretiyle patlatılmış ve bunun neticesinde 56 kişi ölmüştür. Bunlardan 5 yaş grubuyla 29 yaş grubu arasında olanlar var, daha yaşlı olanlar var. 100’e yakın da yaralı var. Tabii ben bu ailelerin yaralılarını hastanede ziyaret ettim, onların hastanedeki hâllerini gördüm; bu dayanılır, katlanılır bir şey değil. Bu olay bizim için kesin bir başlangıç olmuştur ve Cerablus’a Suriye’deki Cerablus’un halkı olan ılımlı muhaliflerle beraber girdik. Ve o ılımlı muhaliflerle beraber girmek suretiyle Cerablus’tan DAEŞ’i atmış olduk. Şu anda Cerablus’ta DAEŞ yok, tamamıyla boşaltıldı oralar. Şimdi oraya Cerablus’un kendi insanı yerleşti, nüfusu yaklaşık 100 bin olan Cerablus sakinleri artık güle oynaya çocuklarıyla oraya yerleşmiş durumdalar. Ve Cerablus’un yine kendi sakini olanlar, onları artık koruma altına almış vaziyette. Ama bu arada tabii yeni bir hamle de Kilis’in karşısında Çobanbey-Rai denilen bir bölge var, oradan da girmek suretiyle yine ılımlı muhaliflerle beraber bizim işte o 90-95, 40-45 kilometre diye ifade ettiğimiz bölgeye yönelik, orası da yine DAEŞ’ten temizlendi ve böylece bunlar Fırat’a kadar birleştirilmiş durumda. Fırat’a kadar birleştirmek suretiyle artık gerek bizdeki şu andaki bulunan Suriyeli vatandaşlar, gerekse Suriye’den iltica etmek isteyenler şu anda kendi topraklarında, kendi evlerinde daha huzurlu yaşama imkânını bulacaklar. Oranın süratle uçuşa yasak bölge olarak ilan edilmesi ki Sayın Obama’ya da teklifim budur, Sayın Putin’e de teklifim budur, bu şekilde koalisyon güçleriyle bu sağlanabilir. Bu adımı atmanın da gayreti içerisindeyiz. Şu anda mutabakat hâlindeyiz ve süreci de böylece çalıştırıyoruz.”

ÇİN İLE İLİŞKİLER VE İPEK YOLU PROJESİ

“Orta Doğu koridoru projesi, Çin’in projesiyle nasıl bir araya getirilebilir, ne gibi tedbirler alacaksınız? İkili ticareti ve ekonomik faaliyetleri bu konuda paralel olarak büyütmek için ne yapabilirsiniz? Çin’in kurmaya çalıştığı İpek Yolu Projesiyle nasıl bağdaştırabilirsiniz?” sorusuna karşılık, tarihî İpek Yolu Projesi’nin yeni bir proje olmadığını hatırlatarak, Türkiye’nin bununla ilgili kendi bölgesinde bazı adımlar attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Attığımız adımlardan bir tanesi; Boğazın altından geçen Marmaray’dır. Marmaray, bir raylı sistemdir. Yani Londra’dan çıkan Pekin’e bu raylı sistemle ulaşabilir. Şimdi yeni bir adım daha attık, yine Boğazın üzerinde Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kurduk. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle de yine kamyonlar, tırlar Pekin’den çıkıp Londra’ya ulaşabilir, bu imkân geldi. Aynı köprünün üzerinden şimdi bir de raylı sistem yapılıyor, yüksek hızlı trenler oradan geçebilecek. Bu da yine aynı şekilde Londra-Pekin hattını inşa eden bir ulaştırma sistemidir. Bütün bunların yanında bir diğer adım daha var, o da Kars-Tiflis-Bakü hattıdır, bu hat da Çin’le birleştirilecektir. Bu da yine bu İpek Yolu’nun bir adımıdır. Fakat bir başka çalışmamız daha var, o da; Çin ile projesi üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığımız Kars-Edirne hattıdır. Kars-Edirne raylı sistemini de inşallah bitirebilirsek, o zaman yine Pekin-Londra, bu noktada çok daha güçlü hâle gelecektir.”

“ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE NEREDEN GELİRSE GELSİN KARŞIYIZ”

Çin Devlet Başkanı ile yaptıkları görüşmede Doğu Türkistan ve Çin’deki İslami hareketler konusunun ele alınıp alınmadığını, Çin’le terörle mücadele konusunda varılan iş birliği çerçevesinde spesifik olarak neler yapılacağını soran bir basın mensubuna verdiği cevapta Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslami yaşamla terör eylemlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Şiddetin her türlüsüne nereden gelirse gelsin karşı olduğumuzu, bunu kendileriyle paylaştık. Ve bu konuyla ilgili olarak bir dayanışma içerisinde teröre karşı, şiddete karşı beraber olabileceğimizi söyledik. Şu anda DAEŞ ne yapıyor? DAEŞ İslam’ı sömürüyor. DAEŞ’in İslam’la alakası yok. Ama ne diyorlar? ‘İslam adına ortadayız.’ Hiç alakası yok. Bir defa bir Müslüman bir insanı öldüremez, öldürdüğü takdirde tüm insanlığı öldürmüş gibidir. Bu Çin’de de oluyorsa aynıdır, Türkiye’de de oluyorsa aynıdır, Ortadoğu’da da oluyorsa aynıdır; bunlara müsaade etmek mümkün değildir. İslam, kelime itibariyle Arapça ‘barış’ anlamına gelir, oradan türemedir. Şimdi anlamı barış olan bir din nasıl olur da teröre müsaade eder, böyle bir şey olabilir mi? Ama buradan birisi terörist olarak çıkıyorsa, bizim indimizde o lanetlidir, biz ona hoşgörüyle bakamayız, nerede olursa olsun teröristtir.”

Basın toplantısı ile birlikte Çin’in Hangcou kentinde gerçekleşen G20 Liderler Zirvesi programını ve temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın aralarında olduğu beraberindeki heyetle Çin’den ayrılarak Ankara’ya döndü.

Etiketler: » » »
15 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?