Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

KOMŞU AÇKEN SEN TOK YATIYORSUN?

Hayat hamuru yoğrulurken kimileri hamura dahil olmasa gerek! Hani biz küçükken büyüklerimiz derdi ya “ Komşun açken sen tok yatıyorsan günahların en büyüğünü işlemiş olursun.” Bu kadar bolluk içinde yaşarken kimileri iki lokum ekmeği bulamaz. Toplumlarda ki sınıf ayrımına baktığınızda günümüz şartlarında çok ciddi bir açık gözlemleniyor. Ya çok fakirsin ya da çok zengin… Burjuva sistem.. Yakın komşularımızda da durum farklı değil! Suriye yıllarca PKK’ya destek verdi. Buna rağmen ilişkiler hiçbir zaman bu gün olduğu kadar kötü olmadı. Birleşmiş Milletlerin Suriye’ye çıkarma yapması belki de an meselesi!

GEÇMİŞTE ORTA DOĞU’YA BAKMAK LAZIM

Suriye’de olanları daha iyi analiz etmek için geçmişte Orta Doğu’yu etkileyen iki faktörü iyi anlamak gerekir. İngiltere ve Sovyetler Birliği’nin enstrümanları olmaktan kurtulamayan Suriye! İkinci Dünya savaşından sonra Suriye üzerindeki etkisini kaybeden Fransa 1946’da bölgeden çekilmiş ve 2000 yılında bağımsız Hafız Esad’ın ölmesi Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkilerin dönüm noktası olmuştur. Geçmişe göre Beşar Esad döneminde daha yumuşak bir dış politika ile iyi ilişkiler kurmaya çalışan iki devletin arasında sorunlar hiçbir zaman tam anlamı ile çözülememiştir.

1938’e kadar bitmeyen Hatay sorunu nihayet 2 Eylül 1938’de Hatay Meclisinin kararı ile Türkiye sınırlarına dahil edilmesi ile sonuçlandı.

SU SORUNU HİÇ BİTMEDİ

Su sorunu hiç bitmedi. Hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan su sorunu Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Projesi ile iyice kızışmıştı. Suriye ve Hatay arasında Fırat, Dicle ve Asi nehirleri zaman zaman gerilime sebep olsa da Suriye’nin yanı sıra kişi başına düşen su gereksinimi aslında Türkiye için daha önemli bir sorundur. Gelecek yıllarda ciddi su sıkıntılarının yaşanması öngörülüyor. Uluslararası platforma kadar taşınan su meselesi hala tam anlamı ile çözülememiştir.

PKK DESTEKÇİSİ SURİYE

Yıllardır Suriye’nin PKK’ya çok büyük destek sağladığı ve dağda ölen birçok teröristin Suriye uyruklu olduğu biliniyor. PKK’nın en büyük destekçisi konumunda olan Suriye son dönemlerde su sorununa karşılık PKK sorununu masaya yatıran hükümet bu konuda olumlu sonuçlar elde etmiş bir nebzede olsa karşılıklı çıkarlar sağlanarak sular durulmuştu. Son dönemlerde okuduğum gazete haberleri oldukça tehlikeli ve olası bir savaş sinyali veriyor.

Birleşmiş Milletlerin belki de Suriye’ye girmesi an meselesidir. Bakıldığı zaman özgürlük ve bağımsızlık adına ayaklanan muhaliflerin neden yıllarca Fransız sömürgesine boyun eğdiğini anlamak biraz güç olsa gerek. Aslında bakıldığında yıllarca dövüştüğümüz düşmanımız Suriye değil İngiltere ve Fransa’dır. Bazı Kürt politikacıların Suriye Milli Konseyi’nin iktidara gelmesi durumunda kendilerine özerklik verileceğini ve başkentlerinin “Arfin” olacağı iddia ediliyor. Türkiye’nin olası Suriye’ye girmesi durumunda Kürtlerle anlaşması ve PKK’ya destek vermesi Türkiye’ye karşı kullanılan bir silah haline geldi. İsrail devletini tanıyan ilk Müslüman ülke Türkiye’dir. Suriye Birleşmiş Milletlerin girmesi durumunda Türkiye nasıl etkilenir?

Son dönemlerde Türkiye’ye sığınan Suriyeli mürteciler Türkiye için tehdit unsurumudur? Turgut Özal döneminde Türkiye’nin kucak açtığı Peşmergeler şimdi Büyük Kürdistan hayali ile PKK’nın en büyük destekçisi değil midir?

O dönem verilen yanlış bir karar Türkiye’ye çok pahalıya mal olmuştur. Şimdi ise Türkiye’ye sığınan Suriyelilerle PKK’nın bölgeye sızma yapması olasımıdır?

Suriye sınırında yaşayan birçok Türk vatandaşımızın olduğunu tabii unutmamak gerekir. Onların can güvenliğini sağlamak gereklidir fakat olası sızmaya karşılık gerekli önlemlerin yeterliliği söz konusudur.

İran’nın Suriye ‘ye verdiği destek hiç şüphesiz her iki tarafında Şii yönetimi olmasıdır. Esad yönetiminin zulmünden kaçan Suriyeli sığınmacıların Kilis, Hatay ve Urfa illerindeki çadır kentlere yerleşmeleri her geçen gün başka sıkıntılar doğuruyor. Komşusu açken tok yatan bizden değildir sözü aklımıza geliyor. Hem zulüm hem savaş, kan, şiddet ve acımasızlık! Bu durumda biz nasıl yatabiliriz nihayetinde ölenler zulüm görenler insan unsurudur. Hükümetin Suriye konusunda izlediği politikanın doğruluğu veya yanlışlığını tartışmak haddimize değil fakat geçmişten ders almak ve yanlışları tekrarlamamak gerekir. Girilen yolun bazen dönüşü olmayabilir. Fakat geçmişe bakıldığında biz açken komşularımız hep TOK yatmış.. “Ev alma komşu al” demişler. Ama yıllarca hep ev almışız komşu almayı da Arap Baharına bırakmışız. Elbette bu konuda son sözü söyleyecek olanlar tarihçilerimizdir. Ne var ki görünen köy kılavuz istemiyor. Olası bir savaştan Türkiye’nin etkilenmesini önlemek için gerekli tedbirlerin alınmasında fayda vardır diye düşünüyorum ve endişelerim var…

Mezine SIRAKAYA

Etiketler: » » » » » » »
626 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?