service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Omurga Hastalıkları ve Omurga Tedavileri

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Erdal Yayla Narkoz Sağlık Dergisi tarafından hazırlanan “Sağlıklı Sohbetler” programında Mezine Sırakaya’nın konuğu oldu.

Omurga nedir, yapısı nasıldır?

Omurgamız başımız ile bacaklar arasında uzanan ve vücut ağırlığımızın üçte ikisini taşıyan bir köprü gibidir. Omurgamız, omur denilen 23 tanesi hareketli toplam 33 kemikten oluşur.

Omurilik beyin ile kol, gövde ve bacaklar arasında irtibatı sağlayan ve beyinden bu bölgelere emir getiren ve götüren sinir dokusundan oluşur. Tıpkı bir elektrik kablosu gibi görev yaparak; el ve kollarımızın, ayak ve bacaklarımızın, duyu fonksiyonumuzun çalışmasını sağlar.

Omurga ayrıca nefes almamıza yardımcı olur, idrar ve dışkı fonksiyonlarını kontrol eder. Omurgamız bedenimizi döndürmemiz, başımızı çevirmemizi sağlar. İç organları korur. Sağlıklı bir omurga için dik durmak, ağır yük kaldırmamak ve doğru oturmak önemlidir.

Bunun dışında omurga kıvrımlı bir yapıdır. Fizyolojik kıvrımları vardır. Yandan bir omurgaya baktığımızda servikal lordoz denen çıkıntı, torakal kifoz çıkıntısı ve lomber de yine lordoz denen acılanma vardır. Bu sağlıklı omurganın anatomik yapısıdır.

Dediğimiz gibi omurga; omurgamız, omur denilen 23 tanesi hareketli toplam 33 kemikten oluşur. Bu kemikler birbirlerine bağ dokusu, eklemler, disk dediğimiz yapılar ile bağlıdır.

Omurganın en önemli fonksiyonu omurilik dediğimiz ve yukarda bahsettiğimiz el kol hareketlerini sağlayan organları çalıştıran omurilik denene yapıyı içinde saklar ve korur. Omurilik beyin ile kol ve gövde ve bacaklar arasındaki iletişimi sağlar. Bir elektrik kablosu gibi ellere kollara duyu ve motor hareketini iletir.

Bu kadar çok fonksiyonu olan omurganın sağlıklı olması genel sağlığımız açısından da önemlidir.

Omurganın kemiklerine baktığımızda 7 servikal,12 torakal,5 lomber, 5 sakrum, 4 koksiks olmak üzere 33 adettir.

Omurga Hastalıkları nedir?

Tabi omurganın birçok hastalığı vardır. Kabaca bugün önemli şeylerde bahsetmeye çalışacağız. Bunlar kısaca:

Bel fıtığı

Boyun fıtığı

Bel daralması

Skolyoz

Bunlardan bahsetmeye çalışacağız.

Bel fıtığı nedir, sebepleri nedir, ne zaman ameliyat gerektirir?

Bel fıtığı, omurgalar arasında, amortisör görevi gören disklerin (zorlama, düşme, ağır kaldırma ya da zorlanması sonucu) kayması veya yırtılması sonucu meydana gelir.

Kaymış – yırtılmış disk olarak da adlandırılan bel fıtığı, zayıflamış veya yırtılmış diski zorlayarak omurilikten çıkan sinirler üzerinde bir basınç oluşturur; bu da şiddetli ağrılara neden olabilir. Her ne kadar sinir basısı bel bölgesinde olsa da, ağrılar bu sinirlerin hedef organı olan bel, kalça ya da bacak bölgelerinde de görülebilir.

Nedenlerine bakacak olursak; Bel fıtığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte ailevi (kısmen kalıtsal), ve aktiviteye bağlı risk faktörleri olduğu düşünülüyor. Bel fıtığı hemen hemen her yaşta ortaya çıkabilir. İleri yaştaki insanlarda daha sık rastlanan bel fıtığı hastalığı, genç hastaların sağlıklı görünen disklerinde de ortaya çıkabiliyor. Diskin dış kısmındaki halkada zayıflama veya yırtılma olduğunda fıtıklaşma meydana gelir. Aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli faktörler disk zayıflamasına neden olabilir.

Bunlar;

  • Yaşlanma ve dejenerasyon
  • Aşırı kilo
  • Ağır yük kaldırmadan kaynaklanan ani bir gerilimdir.

Belitileri nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bel fıtığı genellikle kendini kalçalara, bacaklara ve ayaklara yayılan ağrı ile gösterir fakat aşağıdaki belirtiler de bel fıtığına bağlı görülebilir;

  • Bacaklarda veya ayaklarda karıncalanma veya uyuşukluk
  • Kas Güçsüzlüğü
  • Hareket ederken zorlanma
  • Bel ağrısı
  • Bacaklara vuran ağrılar
  • Çabuk yorulma
  • İdrar tutamama
  • Denge kaybı
  • Otururken ve yürürken zorluk çekme

Öncelikle medikal tedavi ve yatak istirahati öneririz. Eğer hasta bu yöntemler ile rahatlayamaz ise cerrahi düşünülür.

Cerrahi müdahale ne zaman yapılır?

Ağrı, geçmeyen ağrı, His ya da kuvvet kaybı: Eğer his ya da kuvvet kaybı ilerliyorsa mutlaka cerrahi yöntemlere başvurulması gerekiyor. İlerlemiyor hatta geriliyor ise cerrahi tek seçenek değil. Diğer tıbbi seçenekler değerlendirildikten sonra operasyona karar veriliyor.

İdrar / gaita kontrolünün kaybı: Bu durumda acil ve tek seçenek, cerrahi. Bu hastalarda idrar/gaita kontrol kaybının süre olarak uzamasına izin verilmesinin daha sonra geri dönüşü olumsuz olarak etkilediği yönünde

Cerrahide hangi yöntem kullanırsınız?

Mikroskobik diskektomi: Bel fıtığı cerrahisinde genel kabul gören altın standart mikroskobik diskektomidir. Mikroskop eşliğinde diskektomi, küçük bir kesi ile açık ya da tüpler ile ekartasyon yapılarak uygulanabiliyor. Cerrahinin mikroskop büyütmesi altında yapılmasının iki önemli yararı var; birincisi güvenilir olması çünkü bu yöntemle diğer dokulara zarar verme ihtimali azalıyor.  İkincisi; hastanın yara ve ekarte edilen doku büyüklüğü azaltıldığından iyileşme süreci hızlanıyor.

Bel daralması nedir?

Lomber-dar-kanal ilerleyen yaşla, omurlar arasındaki diskler süngerimsi yapılarını kaybederek daha az su içermeye başlar. Bu olay disk yüksekliğinin azalmasına ve sertleşen diskin spinal (omurilik) kanalına doğru bombeleşmesine sebep olur.

Omurilik bacaklara duyu ve kuvvet veren sinirleri taşır. Artrit (kıkırdak dokunun yok olması) sebebiyle omurgadaki faset eklemlerinin kemik ve bağları kalınlaşır spinal kanala baskı yapar. Bu değişiklikler lomber spinal kanalın daralmasına sebep olur ve bu duruma lomber dar kanal (spinal stenoz) denir.

Lomber dar kanal bir bahçe hortumunun, içinde zamanla kireç birikmesine benzetilebilir. Kireç, hortumun çapını zamanla nasıl daraltırsa, dar kanal da benzer şekilde spinal kanalın çapını daraltır.

Belirtilerine bakacak olursak:

Lomber dar kanal kişide her zaman şikayetlere neden olmayabilir. Ancak sırtta ağrı veya his kaybı; bacaklarda ağrı, kramp, uyuşma kuvvetsizlik; idrar kaçırma gibi şikayetler de yaşanabilir.

Öne eğilmek ya da oturmak spinal kanal çapını artıracağından ağrının azalmasını veya tamamen kaybolmasını sağlayabilir.

Hastaların en tipik şikayetleri belli bir mesafe yürüdükten sonra bacaklarında gelişen kuvvetsizlik, his değişikleri, uyuşma-karıncalanma olması ve adeta bacakların artık adım atamayacak hale gelmesidir.

Bu durumda hastalar mutlaka oturacak bir yer ararlar. Oturup, biraz öne eğilme ile bacaklara yeniden güç gelir ve yeniden yürümeye başlarlar. Ancak yine belli bir mesafe sonrası şikayetler tekrar eder ve yine oturma gereksinimi doğar.

Tedavide istirahat, fizik tedavi ve son olarak da cerrahi yapılır.

Kanal çapı 10 mm altında ise ve nörolojik kayıplar varsa cerrahi yapılır. ,

Cerrahide mikrocerrahi teknikle kanal açılır bacaklara giden sinirler rahatlatılır.

Omurga sağlığı için ne yapmalı ne yapmamalı

Omurga sağlığı eşittir Hareket.

Düzenli egzersiz, spor yapılması gerekenler arasındadır.

Bunun dışında kilo kontrolü, doğru duruş oturuş pozisyonları önemli.

Bunun dışında omurga aşırı yük altında kalmamamladır.

Yapmamamız gereken en önemli şey tüm bunların yanında sigara içmemek olacaktır.

Son olarak hastanenizde skolyoz polikliniği açıldı. Skolyoz hakkında bilgi verebilir misiniz?

  • Omurga röntgenlerinde 10 derecenin üzerindeki eğriliklere skolyoz denir.

Skolyozun görülme sıklığı %2 ila 4 civarındadır.

Kız çocuklarda erkek çocuklara göre yaklaşık 8-10 kat daha sık görülmektedir.

Her eğrilik skolyoz anlamında ve tedavi gerektirecek anlamda değişir.

Eğriliklerin ancak %10 unda tedavi ihtiyacı vardır.

Düzenli egzersiz yapma, sırt kaslarını güçlü tutma, kondisyonu artırma ve daha formda olma skolyoz takibinin ve tedavisinin hemen her basamağında yer alan vazgeçilmez öğelerdendir.

Skolyozun tiplerine bakacak olursak;

  • İdiopatik skolyoz (Nedeni bilinmeyen skolyoz)

En sık görülen skolyoz tipidir.

Nöromusküler Skolyoz

En sık görülen ikinci sıklıktaki skolyoz tipi nöromüsküler skolyozdur.

  • Konjenital Skolyoz üçüncü sıklıktaki skolyoz tipidir. Doğuştan gelmektedir.

İdiopatik Skolyozun Doğal Seyri

Skolyoz takibinde düzenli aralıklarla hasta kontrole çağrılır ve röntgenler ile eğriliğin derecesi ölçülür. Eğer eğrilik düzenle olarak artış gösteriyorsa ve başka nörolojik problemler çıkıyorsa cerrahi girişim planlanmalıdır.

Konjenital Skolyoz ve Korse Tedavisi

Skolyoz tedavisinde hastaların çok az bir kısmı cerrahi ihtiyaç duyar. Büyük çoğunluğu takip, fizik tedavi ve korse tedavisi ile düzelebilmektedir.

Korseler günde ortalama 18-23 saat kullanılmalıdır. 35 derece ve üzerinde eğriliği olana hastalarda full-time korse kullanılmalıdır. Korse büyümenin tamamlandığı sürenin sonuna kadar kullanılmalıdır

45 ve 50 derecenin üzerindeki eğrilikler cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

İleri derecedeki eğriliklerin cerrahi olarak tedavisi, komplikasyon oranlarını yükselteceği, cerrahi sırasında daha çok kan kaybına neden olacağı için eğriliğin ilerlemesi beklenmemelidir. Cerrahi teknik olarak gelişen teknoloji yardımıyla pedikül vidaları ya da hibrit sistemlerle omurga ve rodlar birbirine tutturularak omurga düzeltilmektedir.

Bizde SANKO Üniversitesi Beyin Cerrahi ve Ortopedi Kliniği içinde multidisipliner yaklaşımla Skolyoz Polikliniğini  açmış bulunmaktayız…

0
mutlu
Mutlu
0
kahkaha
Kahkaha
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
susuyorum
Susuyorum
0
_zg_n
Üzgün
0
a_l_yorum
Ağlıyorum
0
sinirli
Sinirli
0
alk_
Alkış
0
be_enmedim
Beğenmedim
Omurga Hastalıkları ve Omurga Tedavileri

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Mahmood Coffee
Uygulamayı Yükle

Uygulamayı yükleyerek, cep telefonunuzdan veya bilgisayarınızdan web sitemize daha hızlı ulaşabilirsiniz.

Giriş Yap

Gaziantep Haber, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin