logo

SURİYE’DEN ÖNCE, KENDİ MAYIN TARLANIZI TEMİZLEYİN!

SOKAKTA DÜĞÜN MÜ OLUR?

Gaziantep ve Türkiye’nin birçok yerinde sokak düğünleri meşhurdur. Fakat büyük metropol şehirlerde ve yoğun nüfusun olduğu yerlerde sokak düğünü yapmak normal mi? Geçen hafta içi evime gittim. Saat 18.30! Çalgılar bir başladı çalmaya vay da vay… Bekle ki sussun. Üstelik hafta içi ve ertesi gün mesai var. En son artık dayanamadım 11.30’da 155’i aradım. İlk seferinde açan olmadı, ikinci de derdimi anlatabileceğim görevliye ulaştım. Adresi verdim. Bunun bir yaptırımı yok mu diye sordum. Polis gelecek tutanak tutacak, şikayet olacak zabıta gelip ceza yazacak.. Sen mutlu olacaksın diye ben huzursuz olmak zorunda mıyım? Bu soruna kalıcı bir çözüm bulunmalı! Emniyet müdürümüzün bu konuda çalışmaları olduğunu biliyorum. Fakat genel anlamda “GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ” ortadan kaldırılmalıdır. Aynı şekilde trafikte gereksiz korna çalanlar, cezalandırılmalıdır. Adam en arkada daha sarı ışıkta başlıyor dat dat diye ötmeye! Bu nasıl bir sabırsızlık ve tahammülsüzlük, hatta saygısızlık! Sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirmek için kalıcı çözümler üretilmedir aksi takdirde istediğiniz kadar AB diye göbeğinizi yırtın, bizden hiçbir şey olmaz.

SİZİN GİBİ DOKTOR!!

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da pusuya düşen polislerimizi hatırlarsınız. İkisi Gaziantepliydi. Pusuya düşürülen polislerimizden bir tanesinin kolu kopmuş ve aile can havli ile kıymetli bir dostumu arıyor. Sayın ağabeyimiz de ortopedi Dr. Bir tanıdığını telefonla arayıp duruma müdahale etmesini rica ediyor. Ne demiştir sizce? “Ne demek abi ben devlette çalışmıyorum, şuan özel hastanedeyim ama sorun değil hemen getirin gereken ne ise yaparız.” Ben böyle doktorun nasıl alnından öpmem. Ama durum tam tersi oluyor. Yazıklar olsun! Siz rahat uyuyasınız, yiyip içesiniz, huzur içinde yaşayasınız diye canını feda eden polise, askere sahip çıkmayacaksınız ve ben doktorum diyeceksiniz. Yazık! Sonuç gerisini siz değerlendirin. Sözüm meclisten dışarı! İyiler üzerine alınmasın.

Tıp Fakültesinde tedavi altına alınan polisimize de acil şifalar diliyorum.

ÜLKÜCÜLERDEN BAŞKA ŞEHİDİNE SAHİP ÇIKACAK YOK MU?

Yine Şırnak’ta hain pusu sonucu şehit düşen Gaziantepli Uzman Çvş. Cevdet Deniz ÖZDEMİR’İN cenaze töreni haberini telefona gelen mesajdan öğrendim. Tüm işlerimi bırakıp Ulu Camii’nin yolunu tutum. 12.15’de camiye vardığımda büyük bir şok yaşadım. Ortalarda kimse yoktu. “ Bu nasıl olur” dedim kendi kendime!  Biri ateş atsa üstüme yanacak kadar sinirliydim. Her zaman ki gibi teker teker protokol gelmeye başladı. Ama ben kendimi tutmakta çok zorlandım. Tam o sıra “Allahü ekber” diyerek camiye doğru gelen bir grubu gördüm. Sonra diğer taraftan yine bir grup “ Allahü ekber” diyerek geliyor. Tabii her zaman ki gibi gelenler Ülkücü gençlerdi. Bu memleketin şehidini Ülkücülerden başka kaldıracak yok mu? Bu nasıl bir vatan sevgisi, bu nasıl bir vurdumduymazlık! Hemen yakındaki restoranda ezan okunuyor, şehit cenazesi var, millet oturmuş löp löp yemek yiyor. Yazıklar olsun size!

Öte yandan Diyarbakır’da izinsiz gösteri yapılıyor. Ayağından yaralan bir milletvekili “Getirin o polisi kafasına sıkacağım” diye bağırıyor. Devletin polisi bu kadar mı sahipsiz! Bir bakıyorsunuz aynı güz aydın diye geçinen birçok köşe yazarı o miting yapılmalıydı diyerek takla atıyor. Burada da iki ananın yüreğine ateş düşmüş cayır cayır yanıyor. Bundan Türkiye’nin haberi yok. Milli Bayramlarda olduğu gibi şehit cenazelerine protokolün katılımı zorunlu olmalı! Gencecik çocuklarını bu vatan için toprağa koyan analar yalnız bırakılmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sınırları içinde Türk Bayrağının dalgalanmadığı yer bizim değildir. Türkiye’nin batısından güneyine, kuzeyine göç edenler oralarda nasıl rahat geziyor, iş sahibi oluyorsa BENDE HAKKÂRİ’DE İŞ YERİ AÇMAK VE ORADA GEZMEK İSTİYORUM” hodri meydan hadi bakalım batıdan doğuya göç olsun ve huzur olsun! Ben bu ülkenin her köşesinde elimi kolumu sallayarak gezmek istiyorum. Sizin çöplüğünüze gelip öten horozun çöplüğünde siz ötemiyorsanız ortada çok büyük bir sorun var demektir. Logosunda “ay-yıldız” var ben seninle iş yapmam deyip Gaziantep’te ticaret yapan ve benim parama hayır sen Türksün senin paranı almam demeyenlere lanet olsun! Bu ülkeye sahip çıkmadığınız ve o ay-yıldıza kin kustuğunuz için bir gün pişman olacaksınız. Ama o zaman iş işten çoktan geçmiş olacak. Demem o ki daha dün bir saldırı sonucu ölen Dr. Ersin için sokağa dökülen sağlıkçıları, Siyasetçiler için Miting alanlarını dolduran o muhteşem kalabalığı, 1 Mayıs’ta gar meydanında toplanan kalabalığı, memur maaşına zam vermedi diye hükümeti protesto eden sendikaları, daha hangisini sayayım. Türkiye Cumhuriyet vatandaşıyım diyen herkesi şehidine sahip çıkmaya davet ediyorum. Çünkü onlar sağcısı-solcusu, Kürdü-Türkü, Sunisi-Alevisi ayırt etmeksizin onların huzuru can ve mal güvenliği için çalışan ve gerektiğinde canını verebilecek kadar gözü kara çalışan yegâne insanlardır. Onlar kelle koltukta mücadele eden insanlardır. Onlar sıradan değillerdir.

KİLİSLİLER NE YAPSIN

Kilis`in Öncüpınar Sınır Kapısı içerisindeki Suriyeliler`in barındığı Hac Konaklama Tesisleri`nde, `yeterli su verilmediği` gerekçesiyle başlatılan eylemde çıkan olaylarda 4 polis yaralandı. Daha yolun başındayız. Hem evini aç hem dayak ye bu ne cürret. Ne zaman birilerine kapımızı açsak, soframıza oturtursak muhakkak pisletmeden kalkmıyor.  Şimdi gelelim Sayın Gaziantep milletvekilimizin Twiter’da yazdıklarına:

1-“Ne pahasina olursa olsun Savaşin merkez ussu Şam olmali. Yakinda inşallah tarihe geçecek ŞAM SAVAŞLARI’na taniklik edecegiz…” 2-“ Şam’in kenar semtlerinde başlayan kesintisiz çatişmalarda 4. Gün. Bu çatışmalar kesilmeden yayilmali ve direnc kazanmalidir. Bu cok kritik.” 3- Bundan birkac hafta once Suriye’de savaşin Şam’a kayacagini vurgulamistim. Bombalamalarla baslayan catirsmalar sokak catismalarina donustu. 4-“ Suriye’de Savunma Bakaninin oldurulmesi psikolojik anlamda Besar ve Baascilara Buyuk darbe indirdi. ŞAM SAVAŞLARİ’nin desteklenmesi şart” 5-“ ŞAM SAVAŞLAR,İ Direnisin gelecegi acisindan çok kritik. Muhaliflerin tum guclerini birlestirmeleri ve tek merkezden yonetilmeleri onemli”

Hiç düzeltilmeden yazıyı tam olarak verdim. Sayın vekilim Sırplara karşı, Bosna’da savaşanlar mücahit değil miydi? Suriye’de Müslüman Müslüman katlediyor. Siz savaş yanlısı mısınız, yoksa Pakistan’da okuduğunuz için kana alışık mısınız? Şam savaşlarının tarihe geçmesi sizin için çok mu önemli! Öte yandan aynı gün şehit düşen askerlerimizden hiç bahsetmiyorsunuz! Türkiye’de aynı durum söz konusu olsa, devlete karşı muhalifler ayaklansa size göre düşman mıdır yoksa dost mudur? Türkiye’ye gelen sığınmacılar size göre hain olmayabilir ama Suriye hükümetine göre düşman ve hain! Daha şimdiden 4 polisimizi yaraladılar. Üç gün sonra zamanında sınırdan alınan peşmergeler gibi bize kurşun sıkmayacağı ne malum! Sonuçta kendi hükümetlerine karşı ayaklanmadılar mı? Düne kadar hiçbir sıkıntı yokken ne güzel gül gibi geçinip giderken emperyalizmin ateşi ile yanan Suriye’yi söndürmek bize düşmez sanırım. Eminim sizde kan ve şiddete karşısınızdır. Fakat sosyal paylaşım sitesinde sizin gibi değerli bir vekilimizin bu yazılarını eleştirmeden geçemeyeceğim.  Bana göre hükümet ateşle oynuyor ve daha kendi sınırlarımız içinde Güneydoğu sorunu dururken oradaki akan kanı durduramayan Türkiye Suriye’de akan kanı nasıl durduracak? Ben tarihe geçecek Şam savaşları istemiyorum, Ben kendi ülkemde rahat rahat gezmek dolaşmak, Tunceli’nin Munzur Dağlarını, Diyarbakır’ın kalesini, Hakkari’nin dağlarını, Batman Hasakeyf’in tadını çıkarmak istiyorum.

Bu hafta beklide çok uzun yazdım ama Star Gazetesi’nde köşesine Diyarbakır gerçeğini taşıyan Şamil Tayyar’a teşekkür etmek ve yazısının son kısmını sizinle paylaşmak istiyorum Son noktayı koymak diye buna derim ben..

HADİ ORDAN

“Benim için hukuki meşruiyeti yoktur” diyerek kanun hükümlerini hiçe saymak, zorbalığı meşrulaştırmaya çalışmak, küfretmek, hakaret etmek, “getirin bana o emniyet amirini başına sıkacağım”demek, hangi zihniyetin ürünüdür?

“Demokrasi” kisvesi altında silaha “özerklik” süngüsü takacaksınız, buna da herkesin inanmasını isteyeceksiniz.

Hadi oradan…

Kaleminize sağlık…

“Türkiye huzura erdiği gün, emperyalizmin Türkiye’de ölüm yıl dönümüdür” diyerek sözlerime son vermek istiyorum.

Hayırlı RAMAZANLAR…

Etiketler: » » » » » » »
683 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?