logo

Türkiye’de sanayi borçlanarak büyüyor

Türkiye’de sanayi borçlanarak büyüyor

ALB Forex Analisti Enver Erkan, dünyada standart olarak kabul edilen borç / özkaynak oranının yüzde 70 olduğunu, Türkiye’de ise 2014 yılında 500 büyük sanayi şirketinde bu oranın yüzde 132 olarak gerçekleştiğine dikkat çekti. Bundan 10 yıl önce, 2004’te  yüzde 84 olan bu orana bakarak, şirket borç rasyolarının ideal noktadan gitgide uzaklaştığını ifade etti.

ALB Forex Analisti Enver Erkan, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nın 2014 yılı sonuçlarını ‘sanayinin borcu’ açısından değerlendirdi.

İşte Enver Erkan’ın ayrıntılı değerlendirmesi:

Türkiye’nin ekonomik büyüme modeli, iç talep ve ithalata dayanan bir model. Üretime dayanmayan büyümenin sürdürülebilir olmaması varsayımıyla öncelikle sağlıklı bir modelin inşası gerekli görünüyor. Türkiye ekonomisi 2014 yılında yüzde 2,9 büyürken, imalat sanayi büyümesinin yüzde 3,7 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. 2015 yılı ilk çeyreğindeki zayıf büyüme görünümüne rağmen Türkiye ekonomisinin yüzde 2,3 büyümüş olması, imalattan ziyade hizmet sektöründeki büyümeye bağlı. Zira imalat sektörü büyümesi aynı dönemde yüzde 0,8 olarak gerçekleşti. Bu da sanayinin genel ekonomi içindeki ağırlığını kaybetme trendini gözler önüne seriyor.

2014 yılında 500 büyük sanayi kuruluşuna baktığımızda ise şirketlerin toplam net satışlarının 2013 yılına göre yüzde 4 arttığını görüyoruz. Faaliyet karlarında ise ilgili dönemler arasında yüzde 16 azalma söz konusu. Finansman giderleri ilgili dönemler arasında azalsa da, burada asıl önemli olan elde edilen finansman giderlerinin faaliyet karının ne kadarına denk geldiğidir. Kurlardaki volatilite 2013 yılından itibaren ortaya çıkan bir konu, dolayısıyla reel sektör üzerinde baskı yaratmaya başlaması da 2013 sonrasına gelir. Nitekim, 2012 yılı verilerinde 500 büyük sanayi kuruluşunun elde ettiği faaliyet karının yüzde 34’ü finansman giderlerine gitmiş, 2013 ve 2014 yılında bu oran faaliyet karının yarısından fazlasına yükselmiştir.

Asıl önemli olan ise 500 büyük sanayi şirketinin borçluluk oranlarının yıldan yıla artıyor olmasıdır. Son 10 yıldaki veriler incelendiğinde borç / özkaynak oranında yükselen bir trend söz konusu. Ancak 2013 yılıyla beraber TL’nin değer kaybının hızlanmasının şirketlerin borçluluğuna da yansıdığını görüyoruz. TL’nin daha hızlı değer kaybıyla beraber artan kambiyo zararları, borç kompozisyonu yoğunlukla dövizden oluşan sanayi şirketleri açısından olumsuz bir görünüm yaratıyor. Nitekim dünyada standart olarak kabul edilen borç / özkaynak oranı yüzde 70 iken, 2014 yılında 500 büyük sanayi şirketinde bu oran yüzde 132 olarak gerçekleşti. 2004 yılında, yani 10 yıl önce yüzde 84 olan bu orana bakarak şirket borç rasyolarının ideal noktadan gitgide uzaklaştığını söyleyebiliriz.

TCMB verilerine bakarak da benzer bir tablo ortaya koymak mümkün. 2004 yılından bu yana Türkiye’de sektörlerin bankalara borcu yüzde 1333 artış göstererek 97 milyar 794 milyon TL’den 1 trilyon 402 milyar TL’ye yükseldi. Cari fiyatlarla GSYH 2004 yılında 559 milyar TL seviyesindeyken, 2014 yılında 1 trilyon 749 milyar TL’ye yükseldi. 2004 – 2014 yılları arasında GSYH artış miktarı 1 trilyon 190 milyar TL iken, borçlardaki artış ise 1 trilyon 305 milyar TL oldu. 2004 – 2014 yılları arasında finansal kesim dışındaki firmaların net döviz yükümlülükleri ise 18 milyar 937 milyon dolardan 176 milyar 891 milyon dolara yükseldi.

Etiketler: » »
48 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?