Çocuklarda Parmak Emme: Basit Bir Alışkanlık mı, Yoksa Sessiz Bir Yardım Çağrısı mı?
Bazı çocuklar konuşarak rahatlar. Bazıları ağlayarak… Bazıları ise parmaklarını emerek. Çünkü çocuklar her zaman duygularını kelimelerle anlatamazlar. Bazen bedenleri konuşur.
Birçok ebeveyn, çocuğunun parmağını emdiğini gördüğünde ilk olarak bu davranışı nasıl durdurabileceğini düşünür. Kimi zaman parmağını ağzından çeker, kimi zaman uyarır, kimi zaman da “Artık büyüdün.” diyerek bu alışkanlıktan vazgeçmesini ister.
Oysa çocukların davranışlarına yalnızca dışarıdan baktığımızda gördüğümüz şey bir alışkanlık gibi görünse de, davranışın arkasında çoğu zaman ifade edilemeyen duygular yer alır.
Çocuklar, yetişkinler gibi yaşadıkları kaygıyı, korkuyu, üzüntüyü ya da güvensizlik hissini kelimelere dökmekte zorlanırlar. Bu nedenle bazen duygularını davranışlarıyla ifade ederler. Parmak emme de birçok çocuk için yalnızca bir alışkanlık değil, kendini sakinleştirme ve duygularını düzenleme biçimlerinden biri olabilir.
Parmak emme her zaman bir problem değildir
Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta şudur:
0–3 yaş arasında parmak emme gelişimsel olarak normal kabul edilir.
Bu dönemde emme refleksi yalnızca beslenmeyle ilgili değildir; aynı zamanda güven, rahatlama ve sakinleşme ihtiyacının da doğal bir parçasıdır.
Çocuk;
- Yorulduğunda,
- Uykusu geldiğinde,
- Korktuğunda,
- Kaygılandığında,
- Yeni bir ortama uyum sağlamaya çalışırken
parmağını emerek kendini rahatlatabilir.
Bu yaş grubunda temel hedef davranışı zorla ortadan kaldırmak değil, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını desteklemektir.
Peki ne zaman dikkat etmek gerekir?
Parmak emme davranışı 4 yaşından sonra da yoğun şekilde devam ediyorsa, bu durum yalnızca gelişimsel bir alışkanlık olarak değerlendirilmeyebilir.
Bazı çocuklar için bu davranış;
- Kaygının,
- Yoğun stresin,
- Güvende hissedememenin,
- Ayrılık kaygısının,
- Yaşamındaki değişimlere uyum sağlamakta zorlanmanın
sessiz bir göstergesi olabilir.
Örneğin kardeş doğumu, okula başlama, taşınma, aile içindeki çatışmalar veya çocuğun kendini yeterince güvende hissetmediği dönemler, parmak emme davranışının devam etmesine ya da yeniden başlamasına neden olabilir.
Burada önemli olan davranışın kendisi değil, çocuğun neden bu davranışa ihtiyaç duyduğunu anlayabilmektir.
Davranışı durdurmaya çalışmak neden yeterli değildir?
Ebeveynlerin en sık başvurduğu yöntemler arasında;
“Parmağını ağzından çıkar.”
“Bir daha yaparsan ceza alırsın.”
“Artık büyüdün.”
“Bak, herkes sana güler.”
gibi ifadeler yer alır.
Bu yaklaşımlar çoğu zaman iyi niyetle söylense de davranışın altında yatan nedeni ortadan kaldırmaz.
Çünkü parmak emme çoğu zaman sorunun kendisi değil, sorunun dışarıdan görünen şeklidir.
Davranışı baskılamak, çocuğun yaşadığı kaygıyı ya da duygusal ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Hatta bazı çocuklarda kendini daha fazla baskı altında hissetmesine neden olarak davranışın artmasına yol açabilir.
Parmak emme bize ne anlatıyor olabilir?
Her çocuğun hikâyesi farklıdır.
Bu nedenle parmak emmenin tek bir nedeni olduğunu söylemek doğru değildir.
Ancak bu davranış bazen çocuğun;
- Kendini güvende hissetme ihtiyacını,
- Kaygısını,
- Yoğun stresini,
- Duygularını düzenlemekte zorlandığını,
- Yakınlık ve ilgi ihtiyacını
ifade etme biçimi olabilir.
Çocuk bunu bilinçli olarak yapmaz.
Bu, onun o anki duygusal yüküyle baş edebilmek için geliştirdiği doğal bir baş etme yöntemidir.
İşte bu yüzden davranışı değiştirmeye çalışmadan önce, davranışın bize ne anlatmaya çalıştığını anlamak gerekir.
Anne babalar neler yapabilir?
Parmak emen bir çocuk gördüğünüzde ilk refleksiniz davranışı durdurmak değil, onu anlamaya çalışmak olsun.
Kendinize şu soruları sorun:
- Son zamanlarda hayatında önemli bir değişiklik yaşandı mı?
- Kaygılanmasına neden olabilecek bir durum var mı?
- Kendini evde ve okulda güvende hissediyor mu?
- Duygularını ifade edebileceği güvenli bir alanı var mı?
- Onu gerçekten dinliyor muyuz?
Bazen bu soruların cevapları, davranışın kendisinden çok daha fazla şey anlatır.
Çocukların davranışları, çoğu zaman onların iç dünyasına açılan bir penceredir.
Parmak emme de bu davranışlardan biridir.
Her davranışın arkasında büyük bir problem olmak zorunda değildir. Ancak her davranışın bize anlatmak istediği bir duygu olabilir.
Davranışı hemen değiştirmeye çalışmak yerine, onun hangi ihtiyacı karşıladığını anlamaya çalıştığımızda çocuğumuzun dünyasına biraz daha yaklaşabiliriz.
Unutmayın…
Davranışa değil, davranışın arkasındaki duyguya odaklandığımızda, gerçek değişim de tam orada başlar.
Uzm. Psk. Dan. Fatma Zehra Doğan
Gaziantep Haberler Gaziantep Sağlık Son Dakika News Narkoz haber
Gaziantep Haber, Narkoz Haber, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep haberleri, Gaziantep ile ilgili son haberler, Gaziantep gündem haberleri, Gaziantep son gelişmeler






