logo

Başhemşire Kaplan: “Pandemi Kurullarında Hemşire yok”

Başhemşire Kaplan: “Pandemi Kurullarında Hemşire yok”

Başhemşire Kaplan: “Pandemi Kurullarında Hemşire yok”

Liv Hospital Hasta Bakım Hizmetleri Müdürü Başhemşire Nurdan Kaplan Narkoz Sağlık Dergisi’nin hazırladığı “Sağlıklı Sohbetler” programında 12 Mayıs Hemşireler Günü dolayısıyla Mezine Sırakaya’nın konuğu oldu.

Kaplan, Sağlıklı Sohbetler Programında Hemşirelik Mesleğinde Değerler kavramı, liderlik ve güç, Covid 19 öncesi ve sonrası hemşirelik konularında merak edilen soruları yanıtladı. Başhemşire Kaplan: “Pandemi Kurullarında Hemşire yok”

Hemşirelik mesleği kutsal bir meslek biraz bahseder misiniz?

Evet! Hemşirelik mesleği eskiden kutsal bir meslek olarak algılanıyordu ama biz şimdi kutsallık yerine profesyonel hemşireliği tercih ediyoruz. Hemşirelik aslında hayatımız boyunca insanlara yardımcı olmak, onlara bakım hizmeti vermek, onların duygularına kalplerine dokunmak gerçekten çok güzel bir duygu bu nedenle de yaptığımız işten çok mutluyuz.

Her meslekte olduğu gibi bu mesleğin de bir değer katan öğeleri var. Bu değerleri konuşmak istersek neler söyleyebilirsiniz?

Öncelikle değer nedir onu söylemek gerekiyor aslında. Değer: bireyin davranışlarında ki ahlaki standartları oluşturan inanç ve kanaatler bütününe biz değer diyoruz. Bunların içerisinde doğruyu yanlışı ayırt etmek, hoşa giden ya da gitmeyen, haklı ya da haksız, ahlaki olan ya da olmayan, değerlerin tamamına biz karar veriyoruz ve bunun sonucunda da bir sorunun çözüm yoluna gidiyoruz. Hemşirelikte aslında değer dediğimizde çok kapsamlı bir konuya giriyor. İlk önce hemşirelikte insanların kendi değerlerini oluşturması gerekiyor, daha sonrada hemşirelikteki değerlerini oluşturması gerekiyor.

Hemşirelikte değer bakıldığında adaletli olmak, insan onuruna saygı olmak aslında bu çok önemli,  bizim için ilk önce kişi kendisine saygılı olmalı, daha sonrada çevresinde ki insanların onuruna saygı duyması gerekiyor. Hemşirelik mesleğini yaparken iyi cesur olmak gerekiyor bazen kurumun değerleri ile kişinin değerleri arasında bir çatışma yaşanabilir. Burada bizim cesur olup kendi kararımızı vermemiz gerekiyor, fakat bunun içinde insanların çalışkan olması belli bir bilgi ve beceriye sahip olması gerekiyor.

Başhemşire Kaplan: “Pandemi Kurullarında Hemşire yok”

HEMŞİRELİK MESLEĞİNİN TEMEL TAŞLARINDAN BİR TANESİ “VİJDAN”

Bizim meslekte en çok geliştirmemiz gereken konulardan bir tanesi de emeğe saygı bu çok önemli. Bizim hemşirelik mesleğinde gerçekten emeğe saygıyı geliştirmemiz gerekiyor. Çünkü emek, bir insan bir özveride bulunup bir çalışma yaptığında teşekkür etmeyi maalesef bilemiyoruz. Buda bizim için önemli konulardan bir tanesi. Hemşirelik mesleğinde gönül vermek çok önemli, eğer bu mesleğe gönül veren kişiler bu mesleği yapıyorlarsa bu meslekte haz duyarlar, motive olurlar. Buda bizim için çok önemli. Bunun yanı sıra vicdan bizim için çok önemli bir konu. Vicdanlı olmayan kişiler aslında herkesin vicdanını var fakat hemşirelik mesleğinin temel yapıtaşlarından bir tanesi de vicdan. Vicdanı olmayan kişiler, bu mesleği yapmak da bence biraz zorlanırlar diye düşünüyorum. Değerlerimizi aslında aileden gelen bir konu,  fakat değiştirebiliriz bunları. Değiştirebilmek için de tabi insanlarda oturmuş bir yapıyı değiştirmek biraz daha zor olabiliyor. Uzun ve bir zorlu bir süreç aslında kişilerin kendi değerlerini değiştirmesi fakat çaba sarf ederek ısrarcı olarak da biz ne yapabiliriz değerlerimizi değiştirebiliriz.

İyi bir lider vizyon sahibi olması gerekiyor, öngörülü olması gerekiyor,  iyi bir yöneticiden ziyade yönlendiren kişi olması gerekiyor, girişimci olması gerekiyor, yeniliklere açık olması gerekiyor, iyi bir dinleyici olması gerekiyor bu çok önemli bir şey. Çünkü İletişimde yaşanan en büyük problemlerden bir tanesi de iyi bir dinleyici olmamamız. Bu nedenle de iyi bir lider olamıyoruz hiç bir yerde. Cesaretli olmak gerekiyor, İyi bir rol model olmak gerekiyor, Kararlarımız alabilmemiz gerekiyor, bunların tamamı aslında iyi bir lider de olması gerekenler. Fakat hemşirelik mesleğinde liderlik ve güç biraz daha zayıf.  Aslında liderlikten kastımız birazda karar mekanizması, siz orada bir hayat kurtarıyorsunuz, müdahalelerinizde belki o an doktor olmayabilir ama sizin orada ani bir karar vermeniz bile bir liderlik, güç aslında.

Peki ne önerirsiniz liderlik ve güç geliştirmek için?

Şimdi liderlik ve güç de bizim yapacağımız sorunlar var aslında. İlk mesleğin kuruluşundan bu yana çok hemşirelik mesleğini hala meslek olarak görmeyen kurum ve kuruluşlar var. İlk önce biz kendimiz aslında mesleğimizde gerçekten meslek olarak görmemiz gerekiyor. Tarihin ilk kuruluşlarından beri şefkat üzerine kurulu bir meslek olduğu için meslek olarak görülmüyor. Şefkatli olan kişi kimdir? Annedir. Hep bu şekilde yönlendirilmiş, uzun yıllar eğitim ve yöneticilik kadrosuna hemşirelik dahil edilmemiş. Sağlık liselerinden mevzun olan arkadaşlar belki de kendilerini tam ifade edememişler, hep iletişim kazaları yaşamışlar. Sağlık sistemindeki bu hiyerarşi de hekimlerimiz hep biz grubun ya da bölümün lideri olarak görünmüşler. Şu an bile bir bölüm açıldığında bir katı sorumlu olarak birini veriyorsunuz fakat hekim geliyor ben katın yöneticisiyim diyor. Burada bile biz hala kendimizi tam ispat edemediğimizi gösteriyoruz. Biz eğer iyi bir lider olabilmek istiyorsa ilk önce mesleğimize sahip çıkmalıyız, özverili olmalıyız, tüm hemşirelerin örgütlenmesi gerekiyor mesleğimizi tam olarak yerine getire bilmemiz için ve en önemlisi de mesleğimizi sevmemiz gerekiyor. Bu çok önemli. Çünkü insan ruhuna dokunuyorsunuz, insanın yüreğini dokunuyorsunuz. Bunun içinde insanı sevmek ve mesleği sevmek çok önemli.

Aslında hayatta herkesin hayatına dokunurken sevgi temeldir. Bir hastaya da sevgiyle, şefkatle, hoşgörüyle yaklaştığınız zaman aslında iyileşmenin de bir kısmında bağlı aslında. Bu yüzden de mesleğiniz biraz zor.

Tabi iyi bir hemşire aynı zamanda iyi bir psikolog olması gerekiyor. Fakat yani iyi bir iletişimci olması gerekiyor bu çok önemli. Çünkü hastaya iletişimin birçoğu tabi sözel olarak değil beden dili, yaklaşım o güler yüz hastayı gerçekten çok farklı yerlere götürüyor ve moral olarak da iyileştikleri için bedenen de kendilerini daha güçlü hissede biliyorlar. Bunun için bizim mesleğimizi sevmemiz ve özverili olmamız gerekiyor. Mesleğini sevmeyen bir insan bunu yapamaz.

Beden dili eğitimi, öfke kontrolü, iletişim ve motivasyon eğitimi hastanelerde ya da okullarda yeterince veriliyor mu?

Şimdi okul dönemine gidelim okul döneminde hani iletişimle ilgili bir eğitim almadık tamamen teknik eğitimler aldık. İletişimle ilgili herhangi bir eğitim verilmiyor. Verilse bile çok yüzeysel. Staj dönemlerinde de daha çok hastanın bakımına yönelik eğitimler veriliyor. Fakat meslek hayatınızda başladığınızda iletişimle ilgili motivasyon nasıl geliştirilebilir, iletişim ve hasta ile olan iletişimlerimizin nasıl olması gerektiği ile ilgili tabii ki meslek hayatımıza atandığımızda eğitimler veriliyor fakat yeterli değil. Bunların yeterli düzeye getirilmesi gerekiyor. Bizim mesleğinizin büyük bir kısmını iletişim yer almasına rağmen biz maalesef bu konuda yeteri kadar eğitim alamıyoruz.

Sadece hemşirelerimiz değil de bütün sağlık çalışanlarımıza, kapıda ki güvenlikten tutun işte tepeden tırnağa kadar hepsinin de alması gereken önemli de bir eğitim aslında. Tabi ki sağlıkta şiddete Hayır diyoruz fakat şu da var bazen hastalarla kurduğumuz iletişimde iletişim kazalarından kaynaklı olarak karşıdaki kişinin çünkü sağlıklı insan değil yani. Bedenen sağlıklı olmayan kişi ruhen de sağlıklı olmuyor. O kişileri sanki biraz daha şiddete yönlendiriyormuş gibi olabiliyoruz bazı sağlık çalışanlarının gerçekten iletişim kazaları çok fazla yaşanıyor. Burada da iletişim konusunda çok ciddi eğitimlerin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Pandemi öncesi ve pandemi sonrası yaşanan sorunlar ve çözümleri nelerdir?

Pandemi öncesinde hemşire sayısı iş gücü planlaması daha doğrusu yeteri kadar değildi. Çünkü iş güç planlaması yoktu. Dünyada şu an 28 milyar hemşire var bunun %80’i kadınlar oluşturuyor. 6 milyon kadar da sağlık çalışanı yani hemşire halen açıkta ya ihtiyacı olan bir bölüm iş gücü yeterli sayıda yapılamadı. Halen devam ediyor bu süreç hemşirelik okullarında eğitim veren kişiler hemşire statüsünde değillerdi, bazı üniversitelerde işlerin ilk yıllarında ve şu anda da devam eden bazı bölümlerimiz var hekimler hemşirelere eğitimler veriyor, fazla mesai ve uzun çalışma saatleri güvenli çalışma ortamlarının olmaması, liderlik pozisyonunda yeteri kadar hemşirenin olmaması bizim hala devam eden hemşirelik sorunlarımızdan birkaç tanesi.

Hemşireler Haftası

PANDEMİ KURULLARINDA HEMŞİRE NEDEN YOK?

Birçok sorun var ama onlardan bir tanesi de hasta hizmetleri müdürlüğü yapan arkadaşlarımın hemşire olmaması. Pandeminin ilk başladığı dönemlerde kişisel koruyucu ekipman bulmakta çok yetersiz kaldık. İnsanlar açıktan koruyucu ekipmanları ulaşmakta zorluk çektiler. Birçok meslektaşımız pandeminin ne olduğunu bilmeden o bölümlerde iki ya da üç gün veya hiç eğitim verilmeden pandemi servislerinde çalışmaya yönlendirildiler. Tabi pandemi servisinde çalışmaya başladıklarında ailelerine çocuklarına yeteri kadar vakit ayıramadılar. Hala bu sorunlardan birkaçı devam ediyor, yeteri kadar beslenme olanağı olmadı pandemi servisinde çalışan arkadaşlarımızın, dinlenmeye yeteri kadar vakitleri olmadı. Bu sorunların bir kısmı çözüldü fakat bir kısmı devam ediyor. Hemşirelerin özlük hakları pandemi süresince kısıtlı. Bunlardan en basiti; bazı meslek grupları otobüse ücretsiz biniyor. Biz de sağlık çalışanlarıyız. Sadece pandemi döneminde değil, sürekli binmeliyiz.

Pandemi kurulunda hiçbir hemşirenin görev almaması karar verici olmaması bizi üzen kararlardan bir tanesi de oldu. Sağlık bakanlığının pandemi kurullarında hemşireler yok. Sadece sahada bakım veren, hastaya dokunan kişi olarak görülmek istemiyoruz. Bizimde sağlıkta söz sahibi olabilmemiz için bu süreçlerin iyileştirilmesini istiyoruz. Kesinlikle bunun altını çizmek istiyorum pandemi kurullarında komisyonlarında hemşirelerimiz yok. Ben aynı zamanda enfeksiyon kontrol hemşireliği de yapıyorum hani enfeksiyon kontrol hemşireliği yaptığım için de bu pandeminin ilk başladığı dönemlerde ki sorunları da biliyoruz o dönemde hiçbir şey bilmeden birçok sağlık çalışanı arkadaşımız covid oldu. Birçok sağlık çalışanını biz müdahale ederek kaybettik maalesef. Bu şartlar altında hastayla bire bir temas eden kişilerinde bu kurullarda yer alamsı bizim için çok önemli. Bunun için mesleğimizi topluma duyurmak adına örgütlenmemiz gerekiyor, birlik olmamız çok önemli hemşire olarak.

Hemşireler derneği ya da federasyon var mı?

Evet çok aktif de çalışıyorlar. Türk Hemşireler Derneği ICN üyesi aynı zamanda Uluslararası hemşireler Birliği’ne de üyeler. Orada bir hekim mezun olduktan sonra gidiyor Türk hekimler kendi kuruluşlarına üye oluyorlar fakat biz hemşireler olamıyoruz. Sadece dernek boyutundayız.

BİZ HEKİM YARDIMCISI DEĞİL “HEMŞİREYİZ”

Türkiye’de ulusal olarak bir birlik olamadık hala. Dernek yerine aslında Türk hemşireler Birliği’nin olması gerekiyor. Bu nedenle bizim bu kuruluşlara üye olmamız o bölümlerde aktif rol almamız çok önemli. Şu an bir anket çalışması yapılsa hemşire ne yapar diye. İnanın birçok kişinin vereceği cevap; ilaç uygular, hastaya bakar, hekimin yardımcısıdır der. Fakat biz hekim yardımcısı değiliz, biz bir mesleğiz ve bunu da duyurabilmemiz için tüm hemşirelerin birlik olması gerekiyor.

Pandemi olmasa sağlık çalışanlarını bu kadar gündeme getirebilir miydik?

Gündeme getiremezdik. Pandemi ile birlikte aslında hemşirelik bir tık öne geçti, keşke olmasaydı. Biz mesleğimizi farklı şekilde gündeme getirebilseydik. Çünkü birçok can kaybı yaşadık. Zorlu bir süreçten geçtik. Pandemi ile birlikte hemşireliğin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Gerçekten birçok hemşire arkadaş fedakârlık gösterdi evine gitmedi, bir ay bir buçuk ay. Kişisel koruyucu ekipmanları içerisinde çalışmak gerçekten çok zor, ben de çalıştım çünkü o şekilde. Bu nedenle pandemi olmasaydı biz hemşireler bu kadar gündeme gelmeyecektik. Şu an pandemi ile birlikte gündeme geldik. Fakat isteğimiz özlük haklarımızın bu gündeme gelmişken özlük haklarımızın tamamının sadece pandemi dönemi değil 365 gün olmasını istiyoruz.

LiSEDE TEORİK BECERİLERİMİZ GELİŞİYOR, ÜNİVERSİTEDE OLGUNLAŞIYORUZ

Şimdi ben üniversite mezunu olduğum için belki orta öğretimden mezun olan arkadaşlar biraz bu konuda fikirlerime tepki verebilirler, onlardan da özür diliyorum. Bir mesleğin meslek olabilmesi için kişilerin belli bir olgunluğa erişmesi gerekiyor. Hani 18 yaşında biz bir okula üniversiteye gittiğimizde üniversite eğitimi aldığımızda belli bir olgunluğa erişiyoruz, ama 18 yaşında mesleğe atandığımızda olgunluğa erişmediğimiz için mesleğin meslek olduğunu aslında anlamıyoruz. Sadece o işi yapmış oluyoruz. Bu nedenle hemşire olmak isteyen her bireyin bence üniversitede eğitim alması gerektiğini düşünüyorum. Liselerde arkadaşlarımızın el becerileri gelişirken, üniversite de teorik becerilerimiz gelişiyor. Teorik becerilerimiz geliştiğinde de biz onu sahaya indiğimizde hem el becerisi hem teorik beceriyi birleştirerek daha güçlü hale gelmiş oluyoruz. Bu nedenle bence üniversite mezunu olmak hemşirelikte güç, liderlik olgunluğa eriştiğimiz için ve olaylara bakış açısı değiştiği için mutlaka üniversite mezunu olması gerektiğini düşünüyorum.

Özel Haber: NARKOZ HABER

 

 

 

 

 

Etiketler: » » » » »
103 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?