Karşıt İnceleme Ticaretin Dinamiklerini Bozuyor!
Vergiyi Korurken Ticareti Savunmasız Bırakamayız
Vergi güvenliğinin sağlanması, sahte faturaların önlenmesi ve haksız KDV iadelerinin engellenmesi elbette gereklidir. Ancak vergiyi korurken ticaretin temel dinamiklerine zarar vermemek de devletin sorumluluğundadır.
Yeminli mali müşavirlerin tasdik çalışmalarında kullandıkları karşıt inceleme yöntemi, bir faturanın ve ticari işlemin gerçekliğini doğrulamayı amaçlamaktadır. Fakat uygulama alt tedarikçilere kadar uzandığında, işletmelerin ticari sırları istemeden de olsa açığa çıkabilmektedir.
Bir tüccarın malı kimden ve kaça aldığı, hangi iskonto ve vadelerle çalıştığı, ne kadar kâr marjı uyguladığı ve ithalat yaptığı yabancı üreticinin kim olduğu basit muhasebe bilgileri değildir. Bunlar işletmenin yıllar boyunca oluşturduğu ticari birikimi ve rekabet gücüdür.
Şöyle bir ticaret zinciri düşünelim; Yabancı üretici → İthalatçı → Toptancı → Satıcı → Nihai alıcı
Nihai alıcı, normal şartlarda satıcının malı kimden ve hangi fiyatla aldığını bilemez. Satıcı da tedarikçisini ve alış şartlarını haklı olarak ticari sır şeklinde korur. Ancak zincirleme karşıt inceleme sonucunda alt tedarikçiler, alış fiyatları, ithalatçı firma ve hatta yabancı üretici öğrenilebilir hâle gelebilmektedir.
Bu bilgiye ulaşan müşteri alt tedarikçiyle doğrudan bağlantı kurabilir, öğrendiği alış fiyatını pazarlıkta kullanabilir veya satıcıyı ticaret zincirinden tamamen çıkarabilir. Böylece vergi güvenliği için oluşturulan bir sistem, ticaretin doğal akışını bozan bir ticari istihbarat aracına dönüşebilir.
Bir tebliğ ticari sırları korumasız bırakamaz
Karşıt incelemenin genel hukuki dayanağını 3568 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi oluşturmaktadır. Ancak karşıt incelemenin yöntemi ve ayrıntıları esas olarak yönetmelik ve genel tebliğlerle belirlenmiştir.
Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve 55. maddeleri dürüst rekabeti ve iş sırlarını korumaktadır. Bir idari tebliğ, kanunun üzerinde değildir. Bu nedenle tebliğle verilen inceleme yetkisi, TTK ile korunan tedarikçi, fiyat ve ticaret bilgilerinin müşteriye veya rakiplere açıklanmasına izin verecek şekilde yorumlanamaz.
Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır: YMM’nin tasdik görevi kapsamında bilgiyi incelemesi başka, bu bilginin YMM’nin müşterisine veya başka kişilere ulaşması başkadır.
YMM’ye verilen inceleme yetkisi, müşterisine başka bir tacirin alt tedarikçisini, alış fiyatını, kâr marjını veya ithalat kaynağını öğrenme hakkı vermez.
Sır saklama yükümlülüğü tek başına yeterli değil
Meslek mensuplarının sır saklama yükümlülüğü bulunduğu söylenebilir. Fakat günümüzde karşıt inceleme tutanakları yalnızca YMM’nin masasındaki bir dosyada kalmamaktadır.
Bu belgeler;
· YMM ofisi çalışanları,
· Şirketlerin muhasebe personeli,
· Danışmanlar,
· Rapor hazırlayan ekipler,
· Elektronik sistem kullanıcıları
arasında dolaşabilmektedir. E-posta, WhatsApp ve ortak klasörler üzerinden gönderilen belgeler üçüncü kişilerin erişimine açık hâle gelebilmektedir.
Bu nedenle “YMM sır saklamakla yükümlüdür” yaklaşımı tek başına yeterli bir koruma sağlamamaktadır.
KVKK boyutu da unutulmamalı
Şirketlerin ticaret unvanları ve kurumsal fiyatları tek başına kişisel veri değildir. Bunlar öncelikle ticari sır hükümleriyle korunur.
Ancak karşıt inceleme tutanaklarında gerçek kişi tacirlere, şirket yetkililerine ve çalışanlara ait;
· Kimlik bilgileri,
· İmzalar,
· Telefon ve e-posta adresleri,
· Şahsi IBAN ve ödeme bilgileri
yer alıyorsa KVKK hükümleri de devreye girer.
Vergisel bir amaç bulunması, bu bilgilerin sınırsız biçimde toplanmasına ve ilgisiz kişilerle paylaşılmasına izin vermez. Veriler yalnızca gerekli olduğu ölçüde işlenmeli ve korunmalıdır.
Çözüm: Bilgiyi değil, sonucu paylaşmak.
Karşıt inceleme kaldırılmamalı; ticari sırları koruyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
YMM’nin ayrıntılı çalışma dosyası ile müşteriye sunulan sonuç birbirinden ayrılmalıdır. YMM gerekli belgeleri incelemeli; müşteriye ise yalnızca işlemin doğrulandığını veya bir uyumsuzluk bulunduğunu bildirmelidir.
Alt tedarikçi, alış fiyatı, kâr marjı, ithalatçı ve yabancı üretici bilgileri müşteriye verilen belgelerde yer almamalıdır. Gereksiz kişisel veriler karartılmalı, belgelere erişim sınırlandırılmalı ve aynı sektördeki rakip firmalara hizmet verilmesi durumunda çıkar çatışması denetimi yapılmalıdır.
Karşıt incelemenin amacı verginin doğruluğunu tespit etmektir; başka bir tacirin ticari modelini ortaya çıkarmak değildir.
Bir faturanın gerçekliğini doğrulamak için bir işletmenin bütün tedarik zincirinin nihai alıcıya açılması kabul edilemez.
Vergi güvenliği sağlanmalıdır. Fakat bunun bedeli, tüccarın yıllar içinde kurduğu tedarik sistemini ve ticari sırlarını kaybetmesi olmamalıdır.
Vergiyi korurken ticareti savunmasız bırakamayız.
Dr. Mehmet Emin Tatlı
Gaziantep Haberler Gaziantep Sağlık Son Dakika News Narkoz haber
Gaziantep Haber, Narkoz Haber, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep haberleri, Gaziantep ile ilgili son haberler, Gaziantep gündem haberleri, Gaziantep son gelişmeler


