logo

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık
106 Kez Görüntülendi.
“Covid-19 Salgını Döneminde Dermatolojik Problemler”

“Covid-19 Salgını Döneminde Dermatolojik Problemler”

SANKO Üniversitesi Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı  Öğr. Üyesi  Dr. Elif Yıldırım Narkoz Sağlık Dergisi’nin hazırlamış olduğu “Sağlıklı Sohbetler” Programında Mezine Sırakaya’nın konuğu oldu. “Covid-19 Salgını Döneminde Dermatolojik Problemler” 

Dr. Yıldırım Sırakayanın sorularını yanıtladı. Merak ettiğiniz herşey bu programda..

 

 

 

Bir yılı aşkın süredir korona virüs pandemisi neredeyse yaşam biçimimiz halinde geldi. Toplumun bir bölümü hiçbir önlemi önemsemedi, bir bölümü de kendisini her şeyden soyutlamaya başladı. Bu noktada şunu sormak istiyorum; dermatolojik muayeneye gitmek Covid 19 döneminde sakıncalı mıdır?

Belirttiğiniz gibi pandemi koşulları ciddiye alınmalı. Ama bir takım dermatolojik hastalıkların ihmali de sağlımızı önemli bir oranda bozabildiğinden tabii ki hijyen, maske ve mesafe kurallarına uyularak muayeneye gelinebilir. Günümüzde Covid 19 salgını sonrasında hastaneye gelemeyenler için akıllı telefon ve bilgisayar ile online yapılan doktor görüşmeleri çok sayıda hastane tarafından sağlanmaktadır. Dermatoloğunuzla randevunuzu oluştururken online görüşme seçeneğini değerlendirebilirsiniz. Hastaneye gelemeyenler ve gelmek istemeyenler Covid 19 öncesinde de kullanılan Teledermatoloji (yani uzaktan dermatolojik muayene) adını verdiğimiz bir uygulama ile dermatolojik hastalıklar online görüşmeler yapılarak tedaviye edilmeye çalışılabilir. Zaten yüz yüze muayene gereken durumlarda doktorunuz muhakkak sizi hastaneye çağıracaktır.

Hastaneye giderken de gerekmedikçe refakatçi ile gelmemek lazım. Bazen hasta ile 3-4 kişinin hastaneye geldiğine şahit olabiliyoruz. Muayene odasında kalabalık ortam oluşturmamak ve gerekmedikçe maskeleri çıkarmamak hem hekim hem de kendimiz için güvenilir bir ortam oluşturmaya yardımcı olmaktadır. Eldiven ve koruyucu ekipmanların dikkatli bir şekilde kullanılması sadece dermatolojik muayene için değil, diğer bölümlere giderken gerekmektedir. Yine hastaneye gelmeden önce ateş gibi korona hastalığını düşündürecek bulgularınız varsa öncelikle bu açıdan değerlendirilmeniz önem taşımaktadır.

Koronavirüsün deri belirtileri var mıdır, varsa bunlar nelerdir?

Ateş, nefes darlığı ve kuru öksürük gibi bulgulara nispeten daha az yaygın olmakla birlikte, koronavirüs cildinizi etkileyebilir. Bazı insanlar için bu, bir koronavirüs enfeksiyonunun tek işareti olabilir.

Dünyanın dört bir yanındaki doktorlar, koronavirüs testi pozitif çıkan bazı hastaların ayak parmaklarında morluklar ve şişlikler olduğunu fark etti. Ve bu durum COVID ayak parmakları olarak adlandırıldı.

COVID ayak parmakları her yaşta ortaya çıkabilse de çocuklar, gençler ve genç yetişkinlerin bu durumu geliştirme olasılığı daha yüksektir. Bu bulgu genellikle başka bulgusu olmayan genç sağlıklı bireylerde görülmektedir. Birçoğu, kuru öksürük, ateş ve kas ağrıları gibi başka, daha yaygın COVID-19 semptomlarını çoğunlukla geliştirmez.

Durum ayak parmaklarınızda, el parmaklarınızda veya her ikisinde birden gelişebilir. Her ne kadar el parmaklarında da olabilse de sıklıkla ayak parmaklarında olduğundan bu durum “COVID ayak parmakları” olarak bilinmektedir.

Şişlik ve renk değişikliği bir veya birkaç parmak veya parmakta başlayabilir. İlk başta, yavaş yavaş mora dönüşen parlak kırmızı bir renk görülmektedir. COVID ayak parmakları morumsu bir renkle de başlayabilir.

Çoğu insan hiçbir şey hissetmez ve yalnızca ayaklarında (veya ellerinde) renk değişikliği ve şişlik gördüklerinde COVID ayak parmakları olduğunu fark eder. Ancak bazı insanlarda kabarcıklara, kaşıntıya veya ağrıya neden olabilir. Genellikle bu durum kendiliğinden düzelmektedir.

COVID ayak parmaklarının yanı sıra, koronavirüs döküntüsü birçok şekilde ortaya çıkabilmektedir.

Kızamık ve suçiçeği gibi birçok hastalık, doktorların bir hastayı teşhis etmesine yardımcı olan belirgin bir kızarıklığa neden olur. COVID-19 farklıdır. Tek bir COVID-19 döküntüsü yoktur.

Düzensiz kızarıklıklar

Kaşıntılı kabarıklıklar

Su çiçeği gibi görünen içi sıvı dolu kabarcıklar

Ciltte yuvarlak, kırmızı noktalar

Küçüklü büyüklü kırmızı lekeler

Ciltte dantel benzeri bir desen gibi bulgularla da görülebilmektedir.

Bu deri bulguları çocuklarla da görülebilmektedir. Yine Covid sonrası çocuklarda bağışıklık sisteminin bozuk çalışmasına bağlı deri de döküntünün de eşlik edebildiği çok ciddi bir tıbbi tablo da görülebilmektedir.

Koronovirüs enfeksiyonu saç dökülmesine neden olur mu?

Ateş, COVID-19’un yaygın bir semptomudur. Yüksek ateş çıktıktan veya bir hastalıktan birkaç ay sonra, birçok insanda gözle görülür saç dökülmesi görülmektedir.

Bu tür saç dökülmesinin tıbbi adı reaktif dökülme veya telogen effluvium’dur. Normalden daha fazla kıl aynı anda saç büyüme yaşam döngüsünün dökülme (telojen) aşamasına girdiğinde ortaya çıkar. Ateş veya hastalık, daha fazla kılları dökülme aşamasına zorlayabilir.

Çoğu insan, ateş veya hastalık geçirdikten iki ila üç ay sonra gözle görülür saç dökülmesini görür. Duş aldığınızda veya saçınızı fırçalarken bir avuç saç çıkabilir. Bu saç dökülmesi, durmadan önce altı ila dokuz ay sürebilir. Çoğu insan daha sonra saçlarının tekrar normal görünmeye başladığını ve dökülmeyi bıraktığını görür. Yani kendiliğinden düzelebilen bir durumdur.

Pandemi dönemimin sembolü halinde gelen el yıkama ve hijyenini amacıyla kullanılan el dezenfektanları ne kadar güvenilir? Hassas ciltler için ve egzaması olanlar nelere dikkat etmelidir?

Koronavirüsünden korunmak için en önemli tedbirin el yıkama olduğunu biliyoruz. Ancak egzaması, diğer adıyla atopik dermatit gibi cilt rahatsızlığı olanlar varsa, ellerini yıkarken kaşıntının artmasına, cildin çatlamasına ve kurumasına engel olmak amacıyla ellerindeki egzama alevlenmelerini önlemek için bazı tedbirler almak gerekmektedir. Ellerimizi yıkadıktan hemen sonra nemlendirici kullanmak, ellerin cilt bariyerini korumada çok etkili olacaktır. Çünkü el yıkamak cildinizin kurumasına neden olacaktır. Özellikle el yıkadıktan sonra ellerinizi hafifçe nemli olarak bırakmanız ve arkasından da nemlendirici kullanmanız faydalı olacaktır. Ayrıca sık el yıkama yapacağımız için cebimizde nemlendirici taşımamız ve her el yıkamadan sonra nemlendirmek cildiniz için çok faydalı olacaktır.

El dezenfektanları, bizi COVID-19’dan korumada önemli bir rol oynar, ancak bu ürünleri de dikkatli bir şekilde seçmek gerekmektedir. Bazı el dezenfektanları, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen, metanol adı verilen toksik bir madde içerebilmektedir. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), methanol içeren el dezenfektanlarının kullanılmaması önerisinde bulunmaktadır. Bahsedilen dezenfektanlarda bulunan yüksek miktarda metanol mide bulantısı, kusma, baş ağrısı, bulanık görme, kalıcı körlük, felç, sinir sisteminde kalıcı hasar ve ölüme neden olabilmektedir. Dezenfektanların içeriğini incelemek bu nedenle oldukça önemlidir. Zehirli maddeler içerebilmesinin yanı sıra yine bazı antiseptikler ve antibakteriyel solüsyonlarla el yıkanması cilde zarar verebilir. Bu nedenle mümkün oldukça ellerinizi pH değeri düşük olan sıvı sabunlarla 20 saniye yıkamanız faydalı olacaktır. Ellerimizi yıkadıktan sonra nemlendirici kullanmamız faydalı olacaktır.

Egzama olan kişilerin ellerini yıkadıktan sonra uygun şekilde nemlendirmek için dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

Ellerinizi yıkadıktan sonra, tek kullanımlık bir kâğıt havlu veya mendille kurulayın. Cilde travmatik olduğu için kuru kâğıt havlu ile ovalamadan pansuman yapar gibi kurulamak en iyisidir. Çoğunlukla eliniz tam kurumadan (yani, cildiniz hala biraz nemli iken) ellerinizin ve parmaklarınızın tüm yüzeyini kaplayacak şekilde bol miktarda nemlendirici uygulayın.

Egzama olan bir kişinin elleri kurur ve çatlarsa, doktora ne zaman danışmaları gerekir? Enfeksiyondan kaçınmak için tedavi yöntemi nasıl olmalıdır?

Aşırı kuru, ağrılı elleriniz varsa ve gün boyu nemlendirici kullanmak rahatlama getirmiyorsa, el egzaması olabilir. Egzamadaki iltihabı azaltmak için reçeteli topikal tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durumda dermatoloğunuza başvurmanızda fayda vardır. Aksi taktirde egzaması alevlenmiş eller yıkandığında daha da kötüleşebilir, ellerinizde yanma sızlamalar gelişebilir. Tedavi ve önleyici tedbirler olmadan el egzaması kötüleşme eğilimindedir.

Bir yılı aşkın süredir adeta kıyafetimiz halinde gelen maske kullanımına bağlı cildimizde sorunlar oluşabilir mi?

Maskeler, koronavirüsün yayılmasını azaltmada hayati bir rol oynamaktadır. Ancak maskelere bağlı olarak akne ve cilt soyulmasından kızarıklık ve kaşıntıya kadar değişen sorunlara neden olabilir.

Maske kullanırken cilt bakımımızı nasıl yapmalıyız?

Yüzünüzü her gün temizleyin ve nemlendirin. Nazik cilt bakımı cilt problemlerini önleyebilir. Yüzünüzü yıkarken kokusuz, hafif bir temizleyici kullanın. Cilt kuruluğu, maske kullanımına bağlı yaygın bir cilt problemidir. Nemlendirici sürmek, kuruluğu azaltabilecek koruyucu bir tabaka ekler. Bu nedenle yüzünüzü yıkadıktan hemen sonra nemlendirici sürmelisiniz. Seramidler, hyalüronik asit ve dimetikon içeren nemlendiricileri özellikle önermekteyiz. Cilt tipinize göre nemlendirici kullanımını önermekteyiz.

Yağlı ciltler için (veya hava sıcak ve nemli olduğunda): Jel nemlendirici

Normal veya karma ciltler için: Losyon

Kuru ve çok kuru ciltler: Krem

Dudaklarda kuruluk ve çatlamalar da maske kullanımına bağlı sık görülen cilt problemlerindendir. Saf vazelin uygulayarak dudaklarımızı koruyabiliriz.

Yüz yıkandıktan sonra

Maske takmadan önce

Yatmadan önce dudaklar nemlendirilmelidir (akne oluşumunu önlemek için vazelini sadece dudaklarınıza sürmeye özen gösterin)

Maske takarken makyaj yapılmasını önermiyoruz. Bir maskenin altında makyajın gözeneklerinizi tıkaması ve akne oluşumuna yol açma olasılığı daha yüksektir. Makyaj gerekliyse, yalnızca “komedojenik olmayan” veya “gözenekleri tıkamayacak” ürünleri kullanmak gerekmektedir.

Cildinizi tahriş edebilecek yeni cilt bakım ürünlerini denemekten kaçının. Kısa bir süre için bile maske takmak cildinizi daha hassas hale getirebilir. Cilt sorunlarını azaltmak için ilk kez kimyasal soyma, eksfoliye edici veya retinoidler gibi sivilce kremlerini denemekten kaçının. Daha önceden kullandığınız sorun yaratmayan bazı ürünler yine maske kullanımına bağlı cildinizde sorunlara yol açabilir. Örneğin tıraş sonrası sürülen losyonlar ve yine sivilce tedavisinde kullandığımız retinoik asit ve salisilik asit içerikli kremler gibi.

Doğru maskeyi takın. Cilt sorunlarını azaltmak için yüzünüzün büyüklüğüne tam uyan rahat bir maske seçmelisiniz:

Cildinize değen iç katmanda pamuk gibi yumuşak, doğal ve nefes alabilen kumaş olması gerekiyor. Sıkı ama rahat oturan bir maske takmak sizi ve diğerlerini koronavirüsten korumaya yardımcı olur. Maskenizin burnunuza, yanlara ve çenenizin altına sıkıca oturması gerekmektedir. Maske çok sıkı gelirse veya yüzünüzde kayarsa cildinizi tahriş edebilir. Ayrıca, tam oturmayan bir maske için elinizi yüzünüze götürme olasılığınız da daha yüksektir. Maskenize dokunduğunuzda mikropları maskenize ve yüzünüze aktarabilirsiniz. Kumaş da önemlidir. Cildinize değen katman üzerinde naylon, polyester ve suni ipek gibi sentetik kumaşlardan kaçının. Bunların cildinizi tahriş etmesi ve çatlaklara neden olması daha olasıdır.

4 saatte bir 15 dak cildin dinlendirilmesi en ideal olanı o nedenle uygun bir ortam oluştuğunda maske çıkarılarak cildin dinlendirilmesi gerekmektedir.

Kumaş maskelerinizi yıkayın. Artık birçok sağlık kuruluşu, her kullanımdan sonra bir bez maskeyi yıkamanızı önermektedir. Yıkamak ayrıca maskenin içinde biriken yağları ve cilt hücrelerini de giderir. Kumaş maskeler çamaşır makinesinde veya elde yıkanabilir. Her iki yol da mikropları ve diğer parçacıkları temizler. Yalnız yıkama esnasında şunlardan emin olun:

Her maskenin üzerindeki yıkama talimatlarını izleyin.

Talimatlarda aksi belirtilmedikçe maskeleri sıcak suda yıkayın.

Kokusuz, hipoalerjenik bir çamaşır deterjanı kullanın.

Maskenizi yıkadıktan sonra şeklini kontrol edin. Bir maske artık tam olarak (ve rahatça) oturmuyorsa, daha az koruyucu olur.

Yanıtlarınız bildiğimizi zannettiğimiz birçok şeyi bilmediğimizi ortaya koydu. Son olarak sedef hastalığı gibi kronik deri hastalıklarında tedavi nasıl olmalıdır? Hastaların ilaçlarına ara vermesi mi gerekmektedir?

Bağışıklık sistemini baskılayan tedavi alan hastaların bu dönemde korona enfeksiyon riskinden dolayı tedavi alamamalarına bağlı hastalık alevlenme gösterebilir.

Özellikle pemfigus vulgaris gibi otoimmün büllöz hastalıklar, biyolojik tedavi alan şiddetli sedef hastalığı olanlar bu dönemde tedavi dozlarının azaltılması veya kesilmesine bağlı olarak alevlenmeye daha yatkındır. Bu nedenle aktif koronavirüs enfeksiyonunuz yoksa tedavilerinize devam etmeniz gerekmektedir.

 

 

Etiketler: » » » »
Video Hakkında Yorumunuzu Yazın
4+4 = ?