Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık
09 Ocak 2012

ONURLU GAZETECİLER GÜNÜ

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Senede 365 gün var, her gün bir şeyin günü ama şu anda elinizde tutuğunuz, belki çayınızı içerken göz gezdirdiğiniz gazetenin haberinden, dizgisinden, baskısından, size ulaşıncaya kadar emeği olanların da bir gün hatırlanması çok olmasa gerek.

Neden 10 Ocak, ne olmuştu bu gün?

1961 Yılında gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 Sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi, yasayı protesto etmek için 3 gün boyunca gazeteleri yayımlamama kararı aldılar. Bu gelişme karşısında, gazeteciler 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla sendika binası önünde toplanarak Vilayete kadar bir yürüyüş yaptılar. Gazeteciler, patronların boykot kararı karşısında ise Sendika’nın öncülüğünde, BASIN adıyla kendi gazetelerini 11–12–13 Ocak 1961 tarihlerinde yayımladılar.

O tarihten sonra 10 Ocak, “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra ise çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, “Bayram” olmaktan çıkarıldı ve “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak anılmaya başlandı.

Yalnız ben, bu 10 Ocak’ta sadece “onurlu gazetecilerin”, adam gibi gazetecilik yapanların, gününü kutlamak, 10 Ocak’ı hak eden gazetecileri tebrik etmek istiyorum.

Bizim yakın tarihimizde, gazeteci denince akla iki isim gelir. Birisi Yunan’ın İzmir’e çıkışında ilk kurşunu sıkan ve orada şehit olan onur abidesi gazeteci Hasan Tahsin, diğeri mütareke basının gözdesi, İngiliz uşağı, hıyaneti tescilli Ali Kemal, yani namı diğer “Artin Kemal”dir.

Bu gün Türkiye’de gazetecilik, iki ucunda bu iki ünlü şahsiyetin bulunduğu bir gösterge çizgisinde sürüyor. Kimin çizginin hangi ucunda, ya da hangi ucuna yakın durduğu ise sır filan değil, gayet açıktır.

Çalışan Gazeteciler Gününü kutlamak için kimseden “Hasan Tahsin” olmasını beklemiyorum ama “Ali Kemal” olanlardan da iğreniyorum. İşte onun için sadece onurlu gazetecilerin gününü kutluyorum.

Dünyada en fazla gazetecinin hapishanelerde tutuklu ya da mahkûm olarak tutulduğu bu ülkede, dışarıda arzı endam eden, boyunlarındaki kimi yerli, kimi yabancı tasmayla, sözde gazetecilik yapan, irili ufaklı “kiralık kalemşörlerin”, “basın fahişelerinin”, “güce tapanların”, satılmışların, her yanından vıcık vıcık yağ akan yalakaların gününü filan kutlamıyorum.

Her sabah kalktığımda, kimse abone olmadığı halde, ısrarla apartman kapısına bırakılan, vatandaşın gözüne sokulmaya çalışılan, her satırında bir yönlendirme, bir aldatmaca, manipülasyon olan, her yayımladığı şeyi üç gün önceden Amerikan ve İngiliz sitelerinden okuyup tahmin edebildiğim haberler(!) bulunan, inanç bezirganlarının ve aynı çizgideki diğer paçavraları çıkaran “Ali Kemal”lerin gününü de kutlamıyorum.

Kısacası artık “puştlukta okeye dönen” kendisine de gazeteci etiketi yapıştıranların bir şeyini kutlamıyor, onlara lanet ediyorum.

Hak söyleyip hak yazan, üç kuruşa satılmayan, boynunda kimsenin tasmasının izi bulunmayan, vatanını, milletini seven, onur sahibi bütün gazetecilerin, basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlar, hepsine saygılarımı, sevgilerimi sunarım.

Sizler iyi ki varsınız, her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var sizlere, lütfen direnin, insan kalın, insanca kalın…

Mustafa KIZIKLI

Etiketler:
687 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?