logo

TÜRK ŞOFÖRLERİN ÖZGÜRLÜK SEVİNCİ!

Irak’ın Musul kentindeki Geyyara elektrik santralinde IŞİD militanları tarafından rehin alınan ve 23 gün sonra özgürlüklerine kavuşan Türk TIR şoförlerievlerine döndü.  Türk şoförlerin evlerinde yaşanan mutluluğa Narkoz Haber olarak bizde ortak olduk.

Irak‘ın Mu­sul şeh­ri­ni ele ge­çi­ren Irak Şam İs­lam Dev­le­ti (IŞİD) mi­li­tan­la­rı tarafından rehin alındıktan sonra serbest bırakılan tır şoförlerinden Müslüm Görmez(34) , Hüseyin Görmez (29) kardeşler ve Mustafa Kaya (35) yaşadıklarını Narkoz Haber’e anlattı.


MUSTAFA KAYA ( evli ve 2 çocuk babası. 15 yıldır şoförlük yapıyor)

“SÜNNİ OLDUĞUMUZ İÇİN BİZE İYİ DAVRANDILAR”

Irak Şam İs­lam Dev­le­ti (IŞİD) mi­li­tan­la­rı tarafından rehin alındıktan sonra serbest bırakılan şoför Mustafa Kaya; eşine ve çocuklarına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. IŞİD tarafından kurulacak olan İslam Devleti için kamyonlarına el konulduğunu belirten Kaya; tek geçim kaynağı olan kamyonunun geri verilmesi için yetkililerden yardım istedi.

IŞİD tarafından kaçırılan ve daha sonra serbest bırakılan 35 yaşındaki 15 yıllık şoför Mustafa Kaya; IŞİD militanlarının Türk ve Sünni oldukları için kendilerine iyi davrandıklarını belirtti.

Evli ve 2 çocuk babası olan Kaya; “ Geyyara Termik Santraline akaryakıt boşaltırken benim gördüğüm 6-7 kişilik bir silahlı grup tarafından basıldık ve rehin alındık. Dışarıda kaç kişi olduğunu bilmiyorum. Silahlı insanları görünce korktuk. Ancak zaman ilerledikçe bize zarar vermeyeceklerini anladık. Şirket diyorlardı, devlet diyorlardı ama biz bu konuşmalardan bir şey anlamadık. Burada 11 arkadaşımızı alıp başka bir yere götürdüler ve geride kalan diğer arkadaşlarımızla birlikte biz 3 gün termik santralde kaldık. Biz bu arada arkadaşlarımızdan bir tanesinin kamyonda saklamış olduğu cep telefonu ile yerimizi ve durumumuzu Türkiye’ye bildirdik. 3 gün sonra giden 11 arkadaşımızı da yanımıza getirdiler. Her gün yarın gidiyorsunuz diyorlardı fakat bir türlü o yarının sonu gelmedi. Bizi alırlarken, üzerlerinde asker kıyafetleri vardı. Yüzleri kapalıydı ve sadece gözleri görünüyordu. Sonra Arap elbisesi giydiler. Ellerimizi plastik kelepçeyle bağladılar ama gözlerimiz açıktı. Daha önce Amerikan işgali sırasında hava üssünü biliyordum. Bizi alıp oraya götürdüler. Araçlarımızın yanında yatıp kalkıyorduk. Çok sıcaktı. Tuvalet yoktu, ihtiyaçlarımızı açık alanda gideriyorduk. Ancak yiyecek içecek konusunda sorun yaşamadık. Yemeğimizi ve suyumuzu verdiler.Bizim tutulduğumuz yerde iki kişi vardı fakat dışarıda kaç kişi vardı onu bilmiyorum. Bizi serbest bırakmadan bir gün önce askeri karargâh gibi bir yere götürdüler ve orada onların üst düzey yöneticileri olduğunu söyledikleri bir yetkili bizimle konuşma yaptı. Bize Arapça olarak bir şeyler söyledi ancak o kadar heyecanlıydım ki söylediklerinin hiç birini aklımda tutmadım.

“AÇIK ALANDA YATTIK”

Kaldığımız yerde sadece tır şoförleri vardı. 32 tır şoförü. Geyyara Havaalanında açık alanda kaldık. Kamyonların ve kullanılmayan konteynırların gölgesinde hayatımızı idame ettirmeye çalıştık. Kaldığımız yerin etrafı komple yüksek beton duvarlarla örülü olduğu için dışarıda olup bitenleri görme ihtimalimiz veya kaçma ihtimalimiz yoktu. Araçlarımızın verilmesi halinde tekrar o bölgeye gitmek durumundayız. Çünkü orası bizim geçim kaynağımız, Türkiye’de çalışmış olsak biz bu parayı kazanamayız. Devletimizden kamyonlarımızın geri verilmesi konusunda yardım bekliyoruz.

KAYA’NIN EŞİ “SABAHLARA KADAR UYUYAMADIK”

IŞİD militanları tarafından kaçırılan Mustafa Kaya’nın eşi Semra Kaya ise çok korktuklarını belirterek, çocuklarının sürekli olarak televizyon başında haberleri dinlediğini ve iyi bir haber almak için sürekli olarak dua ettiklerini söyledi. Semra Kaya; “ Allah devletimizden razı olsun. İlk haberi aldığımızda çok üzüldük, daha sonra kendisi bizi telefonla aradı ve görüştük. Aradığı zaman rahatlıyorduk, aramadığı zaman ise çok tedirgin oluyorduk. Sabahlara kadar uyku uyuyamıyor sürekli olarak acaba ne olacak diye düşünüyorduk. Sürekli haberleri izliyorduk, kötü şeyler olacak diye çok korkuyorduk. Muhtarla sürekli görüşüyorduk, o da yetkililerle görüşüyordu ve bize “bekleyin çok sürmez bırakırlar” diyordu. Çok şükür eve geldi ve rahatladık” dedi. 

O TELEFON HAYAT KURTARDI

(IŞİD) mi­li­tan­la­rı tarafından rehin alındıktan sonra serbest bırakılan tır şoförlerinden Müslüm Görmez ve Hüseyin Görmez kardeşler, sabaha karşı saat 04.00 civarlarında rehin alındıktan sonra diğer 9 arkadaşları ile birlikte kelepçelenerek ve başlarına silah dayanarak bilmedikleri bir yere götürüldüklerini ve karanlık bir yerde 3 gün boyuncu tutulduklarını söyledi. Görmez kardeşler; 3 gün sonra tekrar rehin alındıkları yer olan Geyyara Termik Santraline diğer arkadaşlarının yanına getirildiklerini belirterek, bir kamyon şoförünün kamyonunda unuttuğu telefon sayesinde yetkililere ulaştıklarını söyledi.

Kamyon şoförünün kamyonda unuttuğu telefon sayesinde yetkililere ulaşarak hayatlarının kurtulduğunu ifade eden şoförler o korku dolu anları anlattı;

MÜSLÜM GÖRMEZ ( Evli ve 3 çocuk babası. 14 yıldır şoförlük yapıyor)

Irak Şam İs­lam Dev­le­ti (IŞİD) mi­li­tan­la­rı tarafından serbest bırakılan Görmez kardeşler, kendilerini ailelerine kavuşturan Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve sürekli olarak telefonla irtibat halinde oldukları Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’na teşekkür ederek, Allah razı olsun dedi.

IŞİD’in bize ilk söylediği şey,” Ellerinizi havaya kaldırın ve teslim olun” oldu. Rehin tutulduğumuz sürece oruç tutturdular, namaz kıldırdılar. Mezheplerimizi kontrol ettiler. Asker sayısı çok fazla! Bizi alanların tamamının yüzü kapalı ve görme şansımız yoktu diyen Görmez yaşadıklarını şöyle anlattı;

“ Bizim sağlıklı bir şekilde buraya gelmemizde devletimizin katkısı çok büyük. 32 arkadaşımızla birlikte gece saat 04.00 sıralarında silahlı gruplar bizi rehin aldı.Benimle birlikte 11 kişiyi kelepçeleyerekbelki de öldürmek için götürdüler. Ancak daha sonra bize karşı tutum ve davranışları birden değişti ve daha iyi davranmaya başladılar. Kamyonların yanında rehin kalan arkadaşlarımızdan bir tanesi kamyondaki telefonu saklamış, vermemiş. Bu telefon sayesinde belki de biz şu an hayattayız.Bu telefon sayesinde Türkiye’de yetkililere ulaşılmış, bilgi verilmiş. O telefon olmasaydı belki de bizi öldüreceklerdi.  İlerleyen günlerde de bu telefon sayesinde sürekli olarak devletimizle irtibat halinde olduk. Başta Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu olmak üzere bizi sürekli arayan moral veren herkese çok teşekkür etmek istiyorum.

HALK, MALİKİ’DEN MEMNUN DEĞİL,MEZHEP ÇATIŞMASI YAŞANIYOR

Orada yaşananlar bir mezhep savaşıdır. Bu olayların tek sorumlusu malikidir. Onun yanlış politikalarının sonuçları. Şu anda orada yaşayanlar zaten Maliki’yi istemiyorlar. Halk IŞİD’e katılıyor. Maliki’nin askerleri bile üzerinde ki elbiseyi çıkarıp IŞİD ile birlikte oluyor.Irak’ta yaşanan olaylar tamamen mezhep çatışmasına dönmüş durumda. Biz sürekli olarak buraya çalıştığımız için halkla iç içe olduğumuz için halkın Maliki’den memnun olmadığını görüyorduk. Bizi rehin alan IŞİD bize “ bu elektrik santraline neden mazot getiriyorsunuz” dedi ve bizde bu santralin olması gerektiğini, çalışması gerektiğini yoksa elektrik olmayacağını onlara anlattık.  Onlar Malikiyle yapılan anlaşmalar gereği getirilen hiçbir malzemeyi istemiyorlar. Her şeyi sil baştan yeniden yapmak istiyorlar.

KAMYONLARIMIZI ALDILAR, ŞİMDİ EKMEK TEKNEMİZ YOK

Bundan sonraki süreçte kamyonlarımız olmadan ne yapacağımızı bilmiyoruz. Arkadaşlarımızın birçoğu bu kamyonları borçlanarak aldı. Hem borç ödeyip hem de evini geçindirenler var. Bize her konuda destek olan devletimizden, bize babalık yapan Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım bekliyoruz. Yaklaşık 28 tır orada alıkonuyor. 28 tır demek yaklaşık 5 milyon demek!

HÜSEYİN GÖRMEZ (29 YAŞINDA Evli çocuğu yok)

Kardeş Hüseyin Görmez ise rehin alındıklarında ve kelepçelenerek götürüldüklerinde çok korktuğunu belirterek, tekrar Geyyara Termik Santraline geldiklerinde rahatladığını söyledi. Görmez; “ sabaha karşı saat 04.30 civarlarında bizi termik santralde rehin aldılar ve beni, abimi ve diğer 9 şoför arkadaşımızı kelepçeleyip başımıza silah dayayıp karanlık bir yere götürdüler.  3 gün sonra sabaha karşı tekrar Geyyara Termik Santraline bizi geri getirdiler ve kamyonlarımızı da alarak onların gözetiminde eski Amerikan üssü Geyyara Havaalanına götürdüler. Birkaç gün sonra bizimle konuşmaya başladılar, dini mezheplerimiz uyuştuğu için bize herhangi bir zarar vereceklerini düşünmedim. Sürekli olarak Allaha inanarak ve güvenerek yola çıktıklarını, hedeflerinin İslam Devleti kurmak olduğunu söylüyorlardı” dedi.


Etiketler: » » » » » » » » »
223 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?