Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

212 BASINI YIPRATTI

Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekil Prof.Dr.E.Semih YALÇIN, milletvekillerine yıpranma hakkı getirmek için gazetecilerin haklarının paravan olarak kullanıldığını ve aynı zamanda basının 212 ile yıpratıldığını söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekil Prof.Dr.E.Semih YALÇIN, gazetecilere yeniden verilen yıpranma hakkıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; iktidar partisinin milletvekilerine yıpranma hakkı vermek için gazetecileri paravan olarak kullandığını söyledi. Yalçın; bilindiği gibi AKP iktidarı, 2008’de 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nda yaptığı değişiklikle gazetecilerin yıpranma payını kaldırmıştır. Böylece zor şartlarda görev yapan gazetecilerin 20 yıl çalışarak 5 yıl erken emekli olabilme hakkı ellerinden alınmıştır. Son olarak 10 Ocak 2013’te meclis genel kurulunda kabul edilip yapılan yeni bir değişiklikle yıpranma hakkı geri getirilmiş, ancak bu hak sarı basın kartı sahibi olma şartıyla sınırlanmıştır.  Buna göre, yeni düzenleme ile yıpranma hakkından sadece sarı basın kartı olanlar yararlanabilecek. Yıpranmanın başlangıcı ise sarı basın kartını elde etme tarihi ile başlayacak. Basın kartı için bekleme sürecinde olan gazeteciler bu haktan yararlanamayacaklar.

YIPRANMA HAKKI 3 YIL İLE SINIRLI OLACAK

Yıpranma hakkı 3 yıl ile sınırlanacak. Örneğin, 12 yıl çalışan bir gazeteci 3 yıl yıpranma hakkı elde edecek. Bu hak karşılığında ise 3 yıl emeklilik yaşından düşülecek. Basın mensubu 50 yaşında emeklilik yerine yıpranma ile 47 yaşında emeklilik hakkını elde etmiş olacak. 3 yıllık yıpranmanın üzerindeki çalışmalar ise prime, dolayısıyla gazetecilerin alacağı emekli maaşına katkı sağlayacak. Yani gazeteciler, 3 yılın üzerindeki yıpranmaları yüksek emekli maaşı olarak alabilecek.

YENİ DÜZENLEME 2008 YILINDAN GEÇERLİ OLACAK

Yeni düzenleme, 2008 yılından itibaren geçerli olacak. Ancak 2008 ile 2013 tarihi arasındaki dönem için gazeteciler, fark ödeyecekler. Fark ise maaşın yüzde 5’i oranında olacak. Örneğin bin liralık maaş baz alındığında 4 yıl için, 2 bin 400 liralık bir fark ödenmesi söz konusu olacak. Geçmişte 212 sayılı yasaya tabi olarak çalışmış, ancak basın kartı almamış olan kişiler ise geriye dönük çalışmaları için yıpranma hakkından yararlanabilecek. Yeni dönemde ise bu haktan faydalanmak için sarı basın kartı alma şartı aranacak. Son dört yıl içinde emekli olan gazeteciler de yıpranma hakkından yararlanabilecekler. Bu kişilerin ödediği 4 yıllık prim farkı ise emeklilik maaşlarının yükseltilmesini sağlayacak.

SPİKER VE TEKNİK PERSONEL YARARLANMAYACAK

Yeni düzenleme ile medya kuruluşlarında spiker, teknik personel olarak çalışan kişiler, yıpranma hakkından yararlanamayacak. Bu yasa değişikliğinin hazırlanmasındaki zahirî iktidar mantığı şöyledir: Yeni düzenlemeden herhangi bir işletmede ya da medya kuruluşunda çalışanların hepsi değil, gazetecilik mesleğini bizzat icra edenler yararlanacaktır. Burada esas mesele şudur: Milletvekillerine yıpranma hakkı getirmek için gazetecilerin hakları iktidar partisi tarafından paravan olarak kullanılmıştır. O bakımdan, değişiklik amaca hizmet etmekten uzaktır. Muhalefet partileri de basın çalışanlarının fiili hizmet süresi zammı ile ilgili haklarının iadesi için kanun teklifi vermiştir. MHP’nin teklifinde, bu hakların bütün basın çalışanlarını kapsaması öngörülmüştür. Buna karşılık CHP’nin yasa teklifi sadece muhabir, foto muhabiri ve kameramanları içine almaktadır. CHP, bunun nedenini masa başında gazetecilik ve bilfiil olay içinde gazetecilik diye bir ayrım yaparak açıklamıştır.

GAZETECİLERE KÜÇÜK BİR SUS PAYI VERİLMİŞTİR

AKP hükümeti ise muhalefetin önergelerini dikkate almayarak yeni bir düzenleme yapmış, gazetecilerle birlikte milletvekillerine de yılda 90 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesini öngören bir önerge vermiştir. AKP’nin gazetecilere fiili hizmet süresi zammı, yani yıpranma payı verilmesine yönelik teklifinin içine milletvekillerinin de eklenmesi, siyaseten etik olmamıştır. Vekiller bir hakkı elde etmek için gazetecilerin yıpranma hakkını kullanmışlardır. Milletvekillerinin yıpranma hakkına kavuşması için gazetecilere küçük bir sus payı verilmiştir. Gazeteciler ise tıpkı MHP’nin teklifinde olduğu gibi bir düzenleme talep etmiş; basın iş kolunda muhabir, editör, yönetici ayrımı yapmanın çok zor olduğunu, yıpranma hakkından herkesin yararlanması gerektiğini savunmuştur. Bunu gayet haklı bir talep olarak görüyoruz.        MHP olarak basın iş kolu çalışanlarının gelişen teknolojilerle iş yükünün daha da arttığını biliyoruz. Sarı basın kartı sınırlamasının, diğer medya çalışanlarına haksızlık olduğunu düşünüyoruz. Bu hakkın bütün basın çalışanlarına ayrım yapılmadan verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Maalesef bu konuda AKP’nin meclisteki çoğunluğunu aşmanın mümkün olmadığını kamuoyunun ve gazeteci arkadaşlarımızın bilmesini istiyoruz.

YASA EKSİKLİKLERLE DOLUDUR

Yeni yasal düzenleme eksikliklerle doludur. Bu konuda yapılması gereken şudur: Yıpranma hakkını içeren yasal değişiklik 2008 yılı öncesinde olduğu gibi yeniden düzenlenmeli ve gazeteciler, 212 sayılı kanuna tabii olarak çalışmaya başladıkları andan itibaren yıpranma hakkından yararlanabilmelidir. Düzenlemenin getirdiği “basın kartı” sınırlaması, çok sayıda gazeteciyi önemli bir haktan mahrum bırakacaktır. Biz biliyoruz ki gazetecilik mesleği doğrudan sarı basın kartı sahibi olmakla ilgili değildir. Gazeteciler basın kartlarıyla değil, verdikleri hizmetlerle anılır ve tanımlanırlar. Zaten sarı basın kartının da, bir iki istisnai hakkın dışında hükmü kalmamıştır. Sarı basın kartı devlet tarafından verilmesine rağmen, hiçbir kamu kuruluşunda veya özel kuruluşta kimlik yerine geçmemektedir. O bakımdan sarı basın kartının itibarı meselesi tartışmaya açılmalı ve basın kartlarının kapsamı ve etki alanı da yeniden düzenlenmelidir. İşverenlerin çoğu gazetecileri 212 sayılı yasa kapsamında çalıştırmamaktadır. Dolayısıyla burada bir emek sömürüsü söz konusudur. İşverenlerin bu konuyu göz ardı ettiğine en büyük delil, medyada gazetecilerin yıpranma hakkına ilişkin düzenlemeye ciddi bir tepki gelmemesidir. Meseleyi bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve basın iş kolu çalışanlarının hakkını savunan açıklamalar, sadece cemiyet ve sendikalardan gelmiştir.

İNTERNET GAZETECİLİĞİ YAPANLAR YASAL HAKLARDAN MAHRUMDUR

Gazetecilik mesleğinin sorunlarıyla ilgili üzerinde önemle durulması gereken bir husus daha vardır. O da sosyal medyanın durumudur. Şu anda Türkiye’de internet gazeteciliğinin yasal temeli bulunmamaktadır. Çok sayıda gazeteci internet ortamında görev yaptıkları hâlde, yasal haklardan mahrumdurlar. Sosyal medya çalışanları, 212 sayılı yasayla değiştirilen 5953 sayılı kanun kapsamında olmadıkları için hem bu yıpranma hakkından yararlanamıyorlar, hem de basın kartı alamıyorlar. İnternet gazeteciliği yapanlar yasa değişikliği kapsamı dışında bırakılmıştır. İnternet medyasına ilişkin kuralları düzenleyen bir yasanın ivedilikle çıkarılması ve sosyal medya çalışanlarına da benzer hakların verilmesi şarttır. Aksi takdirde gazetecilerin kahir ekseriyeti yıpranma hakkından yararlanamayacaktır. Sadece büyük gazete ve televizyonlarda değil, Anadolu’daki yerel basın kuruluşlarında da binlerce gazeteci zor şartlar altında ve düşük ücretlerle çalışmaktadır.    MHP olarak gazetecilerin haklarını savunmaya devam edeceğiz. AKP tarafından TBMM gündemine getirilmek üzere hazırlanan internet medyasıyla ilgili tasarıyı da yakından takip edeceğiz.

Etiketler: » »
589 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+10 = ?