Reklam
Reklam
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Müftülerin Resmi nikah kıyması çok eşliliği de önleyecektir

Müftülerin Resmi nikah kıyması çok eşliliği de önleyecektir
  • 19.10.2017
  • 1.084 kez okundu
Reklam

İl ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi verilmesine ilişkin düzenleme benim bundan 15 yıl önceki düşüncem ve beklentimdi. Bu konuda sosyal medyada da beyanatım vardır. Sorun Müftülerin Resmi nikah kıyması değil sorun Müftülerin Gayri Resmi nikah kıymasıdır. Çünkü Resmi nikah olmaksızın gerçekleştirilen imam nikahı, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun’a göre bir evlilik akti değildir.

Türk Medeni Kanunu Evlendirme yönetmeliği hükümleri aynen il ve ilçe müftülüklerinde uygulayacaktır. Burada bir sorun yok. Yapılacak evlendirmeler hiçbir farklılık göstermeyecektir.  Müftülere verilmek istenen nikâh kıyma yetkisi ile çocuk yaşta evliliklerin artması kaçınılmazdır diyenlere soruyorum. Bir İmamın resmi nikâhı kıymadan imam nikâhını kıyması ne kadar doğru? Burada karşı olduğum imamların resmi nikâh kıyması değil. Tam tersine destekliyorum. Müftüler bu konuda sorumluluklarının bilincinde olmalı ve çocuk yaşta evliliklerin önüne geçmek için cezai yaptırımlar getirilmelidir. Çocuk yaşta nikâh kıyan müftünün işine son verilmeli, gerekirse hapis cezası getirilmelidir. Görevi kötüye kullanan 657’ye tabi tüm memurların alacağı cezalar yasalarla zaten belirlenmiştir.

Türkiye’de hali hazırda resmi ve dini nikâh olmak üzere iki nikâh sistemi uygulanmaktadır. %99’u Müslüman bir ülkede insanlar resmi nikâhla yetinmeyip imam nikâhını da kıydırmaları gayet normaldir. Ancak İmam nikâhı gayri resmidir ve şuanda imamlar tarafından bu nikâh kıyılmaktadır. Bazı imamlarımız resmi nikâhı olmayan kişilerin imam nikâhlarını kıymıyor ancak hepsi bu konuda hassas olmayabiliyor. Resmi nikâh olmadan kayıt dışı imam nikâhı ile evlendirilmiş çocuk gelinler almış başını gidiyor, küçük yaşta evlendirilen genç kızlarımızın akıbeti belli değildir.

Türkiye’de, bazı istisnalar olsa bile, resmi nikâh ve “imam nikâhı” evliliklerin başta gelen kurulma biçimleridir. Hem dinsel hem de toplumsal olarak kabul gören “imam nikâhı” ülkemizde hukuksal olarak kabul görmemektedir bu gerçeği hepimiz biliyoruz. Resmi nikâh olmaksızın gerçekleştirilen imam nikâhı, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun’a göre bir evlilik akti değildir. Türkiye’de henüz tam olarak bunun önüne geçilememiş olmakla birlikte 1970’lerden sonra imam nikâhı ile evlenmeler büyük oranda düşmüş ve önce imam nikâhı hemen ardından resmi nikâh yapılarak aile müessesini kuran çiftlerin sayısı artmıştır. Gayri resmi birleşme yolu ile yapılan evliliklerden doğan çocuklar ve imam nikâhlı eşler ortada kalmış büyük mağduriyetler yaşamaktadır. Bunun önüne geçmenin yolu Müftülerin resmi nikâhı ve imam nikâhını aynı anda kıymasıyla mümkündür. Ayrıca Müftülere verilen resmi nikâh kıyma yetkisi çok eşliliği de önleyecektir. Resmi imamların 18 yaş öncesinde ve resmi nikâh aramaksızın dini nikâh kıydığını biliyoruz. Burada asıl sıkıntı  Resmi nikâhı kıymadan dini nikâhın kıyılmaması gerektiğini öğrenirse müftülerimiz hem imam nikâhlı eşler ve çocuklar mağdur olmayacak, çocuk gelinlerin önü geçilecek hem de çok eşliliğin önüne geçilecektir.

Ayrıca günümüz Türkiye’sinde hem resmi hem de dini nikâh ile evlenen çiftlerin oranı %94’lerdedir.

Bakın TÜİK’in araştırmalarında 2011 yılında ilk evliliğinde hem resmi hem de dini nikâhla evlenenlerin oranı %93,7 iken sadece resmi nikâhla evlenenlerin oranı %3,3 ve sadece dini nikâhla evlenenlerin oranı %3’tür. Yani vatandaşlarımız her iki nikâhı da birlikte kıydırır hale gelmişlerdir.

Bu kadar endişeye kapılmanın yersiz olduğunu düşünüyorum.

Çocuk gelinlerin önüne geçmenin tek yolu eğitimdir.

Aileler kendi küçücük evlatlarını evlendirirken vidan muhasebesi yapmıyorsa burada da sorgulanması gereken aile yapısı ve toplum anlayıştır.

Bizim mücadele etmemiz gereken şey. İmam Hatip Liselerine en düşük notu değil en yüksek notu alan öğrencilerin gitmesi ve değerli ilim irfan sahibi din adamlarının yetiştirilmesini sağlamaktır.  Bilinçli, dünya görüşü yüksek bilim sahibi, irfan sahibi din adamları yetiştiremediğimiz için yaşadığımız sıkıntılar apaçık ortadadır. Aileleri bu konuda bilinçlendirmek ve dinimizi doğru anlatmaktır. Nitekim İmam nikâhı ile evlenenlerin oranı eğitim seviyesi düşük, toplumsal baskının yoğun olduğu bölgelerdedir. Başlık parası ödenen bölgelerde çocuk gelinleri daha çok görüyoruz.

Türk Medeni Kanunu’na göre geçerli bir evlilik birliği resmi nikâhla mümkündür. Resmi nikâh olmadan evlilik mümkün olmadığı için boşanma da söz konusu olamayacaktır. Resmi nikâhlı olmayan eş ayrılma ya da terk etme durumunda boşanma ve boşanmanın feri taleplerinden yararlanamayacaktır. Kadınlar bu konuda yeterince bilgi sahibi değil, bilgi sahibi olanlarda aile baskısıyla imam nikâhına mecbur bırakılıyor.

Bakınız en basit Soma’daki maden faciasında eşlerini kaybeden iki imam nikâhlı kadın hiçbir hak talep edememişti.

Resmi nikâhlı eşlere tanınan; ölüm aylığı, yardım, tazminat ve ev tahsisi gibi haklardan yararlanamadığı gibi varlıkları kâğıt üzerinde yoktu. Mağdur oldular. Belki de imam nikâhını kıyan müftü resmi nikâhıda aynı anda kıysaydı buna benzer evlilikler olmayacak mağduriyetler yaşanmayacaktı.

Resmi nikâhlı eşin üzerine imam nikâhlı eş artık tarih olacak olmalı…

 

Etiketler: / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ