Reklam
Reklam
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Müftülerin Resmi nikah kıyması çok eşliliği de önleyecektir

Müftülerin Resmi nikah kıyması çok eşliliği de önleyecektir
  • 19.10.2017
  • 1.329 kez okundu
Reklam

İl ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi verilmesine ilişkin düzenleme uzun yıllar önce yapılmasını beklediğim ve savunduğum bir düşünceydi.

Bu konuda sosyal medya üzerinde beyanatlarım da olmuştur.  Aslında sorun Müftülerin Resmi nikah kıyması değil  Müftülerin gayri resmi nikah kıymasıdır. Çünkü resmi nikah olmaksızın gerçekleştirilen imam nikahı, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun’a göre bir evlilik akdi değildir.

Türk Medeni Kanunu Evlendirme Yönetmeliği hükümleri aynı şekilde il ve ilçe müftülüklerince uygulanacaktır. Burada bir sorun yok. Yapılacak evlendirmelerin hali hazırda mevcut resmi nikah işlemlerinden hiçbir farkı olmayacaktır.

Müftülere verilmek istenen nikâh kıyma yetkisi ile çocuk yaşta evliliklerin artması kaçınılmazdır diyenlere soruyorum? Bir imamın resmi nikâh olmadan imam nikâhı kıyması ne kadar doğruydu? Bilakis müftülerimize verilecek bu yetkiyle kayıt dışı ve küçük yaşta evlilikler ile çok eşliliğin önü kapanmış olacaktır. Müftüler bundan sonra hiç bir şekilde kayıt dışı nikah kıyma işlemi gerçekleştiremeyecek,  sorumluluklarının bilincinde olacaktır.  Çocuk yaşta nikâh kıyan, kayıt dışı nikah kıyma işlemi gerçekleştiren müftülere görevi suistimalden cezai işlem uygulanabilecektir.

Türkiye’de hali hazırda resmi ve dini nikâh olmak üzere iki nikâh sistemi uygulanmaktadır. %99’u Müslüman bir ülkede insanların resmi nikâhla yetinmeyip imam nikâhını da kıydırmaları gayet normaldir. Ancak imam nikâhı gayri resmidir ve şuanda imamlar tarafından bu nikâh kıyılmaktadır. Bazı imamlarımız resmi nikâhı olmayan kişilerin imam nikâhlarını kıymıyor ancak hepsi bu konuda hassas olmayabiliyor. Hassas olmayan bu imamlarımız sayesinde kayıt dışı imam nikâhı ile evlendirilmiş çocuk gelinlerimizin sayısı ciddi oranda artış göstermeye başlamış, çok eşliliğin önü açılmıştır.

Türkiye’de, bazı istisnalar olsa bile, resmi nikâh ve imam nikâhı evliliklerin başta gelen kurulma biçimleridir. Hem dinsel hem de toplumsal olarak kabul gören “imam nikâhı” ülkemizde hukuksal olarak kabul görmemektedir. Resmi nikâh olmaksızın gerçekleştirilen imam nikâhı, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun’a göre bir evlilik akdi değildir. Türkiye’de henüz tam olarak bunun önüne geçilememiş olmakla birlikte 1970’lerden sonra imam nikâhı ile evlenmeler büyük oranda düşmüş ve önce imam nikâhı hemen ardından da resmi nikâh yapılarak aile müessesesini kuran çiftlerin sayısı artmıştır.

Gayri resmi birleşme yolu ile yapılan evliliklerden doğan çocuklar, imam nikahlı eşler, çocuk gelinler, çok eşlilik Türkiye’nin kapanmayan yarası haline gelmişken  Müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi bu yaranın kapanması için en büyük ilaç olacaktır.

Bakın TÜİK’in araştırmalarında 2011 yılında ilk evliliğinde hem resmi hem de dini nikâhla evlenenlerin oranı %93,7 iken sadece resmi nikâhla evlenenlerin oranı %3,3 ve sadece dini nikâhla evlenenlerin oranı %3’tür. Yani vatandaşlarımız her iki nikâhı da birlikte kıydırır hale gelmişlerdir. Müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesinin bu kadar endişe verici bir durum olduğunu düşünmüyorum.

 

Müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesi ile çocuk gelinlerin artmasından endişe eden bazı kesimlerin endişelerinin yersiz olduğunu belirtmek isterim. Çünkü çocuk gelinlerin önüne geçilmesinin tek yolu ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi ve eğitim seviyesinin artırılmasıdır. Buda ancak toplumsal yargıların değişmesi, yozlaştırılmış İslam yerine gerçek İslamiyetin öğretilmesi ve yaşanması ile mümkün olacaktır.

Aileler kendi küçücük evlatlarını evlendirirken vicdan muhasebesi yapmıyorsa burada da sorgulanması gereken aile yapısı ve toplum anlayışıdır. Bizim mücadele etmemiz gereken şey, İmam Hatip Liselerine en düşük notu alan değil en yüksek notu alan öğrencilerin gitmesi, değerli ilim irfan sahibi din adamlarının yetiştirilmesini sağlamaktır.  Bilinçli, dünya görüşü yüksek, bilim ve irfan sahibi din adamları yetiştiremediğimiz için yaşadığımız sıkıntılar apaçık ortadadır. Aileleri bu konuda bilinçlendirmek ve dinimizi doğru anlatmak gerekir. Nitekim İmam nikâhı ile evlenenlerin yoğun olduğu yerler eğitim seviyesi düşük, toplumsal baskının yoğun olduğu bölgelerdir.

Gelelim asıl meselemize;

Türk Medeni Kanunu’na göre geçerli bir evlilik birliği resmi nikâhla mümkündür. Resmi nikâh olmadan evlilik mümkün olmadığı için boşanma da söz konusu olamayacaktır. Resmi nikâhlı olmayan eşin ayrılma ya da terk etme durumunda boşanma ve boşanmanın feri taleplerinden yararlanması mümkün değildir. Kadınlar bu konuda yeterince bilgi sahibi değil, bilgi sahibi olanlarda aile baskısıyla imam nikâhına mecbur bırakılıyor. Bakınız yakın dönemde Soma’da ki maden faciasında eşlerini kaybeden iki imam nikâhlı kadın eşlerinden dolayı hiçbir hak talep edememişti. Resmi nikâhlı eşlere tanınan; ölüm aylığı, yardım, tazminat ve ev tahsisi gibi haklardan yararlanamadığı gibi varlıkları kâğıt üzerinde yoktu. Mağdur oldular. Belki de imam nikâhını kıyan müftü resmi nikâhı da aynı anda kıysaydı buna benzer evlilikler olmayacak mağduriyetler yaşanmayacaktır.

Çok eşlilik, çocuk gelinler ve gayri meşru evlilikler artık tarih oluyor,

Tek isteğim, bir birine sıkı bağlarla bağlı aileler görmek ve ailenin temelini oluşturan sevginin aileye yansımasıdır.

Sevgi, hoşgörü ve sadakat her ailede olması gereken unsurlardır. Aile toplumun temel direği ise mutsuz aileler de çöküşü demektir.

Sevgiyle kalın…

Etiketler: / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ