Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Gaziantep Haber, Gaziantep Gastronomi, Gaziantep Son Dakika, Gaziantep Sağlık

Kontrolü Kaybettik, Zehirleniyoruz

Mezine Sirakaya

Mezine Sirakaya
info2@narkozhaber.com
Kontrolü Kaybettik, Zehirleniyoruz

Kontrolü Kaybettik, Zehirleniyoruz

Uzun bir tatilin ardından keyifler yerinde olsa gerek…

Bayram boyunca bir gazeteci olarak verebildiğim birkaç güzel haber dışında bol bol cinayet, kaza, şiddet içerikli haberler oldu. Kendi kendime sordum “Biz nasıl bir zehir içiyoruz”

İnsani ve İlahi olanın önemsenmediği, kendimizden başka hiçbir şeyi düşünmediğimiz, bencil bir yaklaşım biçimiyle yaşamaya başladık. Bir yerde insana yapılan şiddet, diğer yanda hayvana yapılan eziyet.

Bayramlar insanların birbirine sarıldığı, barıştığı, kucaklaştığı günlerdir. Ancak son dönemlerde artan şiddet olayları bu güzel günleri de kirletmeye yetiyor.

Bir bilgeye sormuşlar “zehir” nedir?  Bilge şöyle cevap vermiş: Her şeyin fazlası zehirdir. Fazla öfke, fazla sevinç, fazla uyku, fazla zenginlik, fazla yemek, fazla hırs, fazla sevgi, neşe, korku, …. Velhasıl her şeyin ihtiyaçtan fazlası zehirdir ve insanı öldürür” demiş.

Evet biz kontrolü kaybettik ve zehirleniyoruz.

Arkadaş arkadaşını sudan sebep kavgayla vurup öldürüyor. Kocalar çocuklarının annesini, bir zamanlar sevdiği kadını katlediyor. Babalar kızlarını boğuyor. Psikolojik sorun yaşayan evlatlar annelerine kıyıyor. Cinnet geçiren damat ailesini katlediyor. Ekonomik sıkıntı yaşayan bir kurşunla canına kıyıyor. Komşu komşunun külüne muhtaç iken şimdilerde komşu komşuya kurşun yağdırıyor. Gencecik çocuklar çaresizlikten her tür maddeyi kullanıyor. Çocuklarını uyuşturucuya kurban veren anneler çırpınıyor ama çare bulamıyor. Boşanmalar artıyor ve arada olan çocuklara oluyor. Anne baba hiç düşünmeden birbirlerine olan öfkesini çocukların gözü önünde kusuyorlar. Bazen şiddetle, bazen ölümle sonuçlanan bitmek bilmeyen bu kavga, geride psikolojisi bozuk evlatlar bırakıyor. Arada kalan bu günahsız çocukların ne yaşadığı kimsenin umurunda bile değil! Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize bu acıları yaşatmaya hiçbirimizin hakkı yok.

Erkeğin kadına, kadının erkeğe güveninin saygısının bitti bu dönemde en fazla zarar gören  kurum“AİLE” kavramı… Gençler artık evlenmekten, çocuk yapmaktan korkuyor. Biz nasıl bu hale geldik bilmiyorum.  Tek bildiğim insani olanı ve ilahi olanı terk ettiğimiz. Halbuki ilahi olan iyiliği, güzelliği, ahlakı, sevgi ve hoşgörüyü emreder.

Cahil insanın, bilge insana hâkim olduğu dönemde felaket ve adaletsizlik kaçınılmaz olur.

Evet kötülük bir güçtür. Ancak kötülüğü yapmak kolaydır. İnsani olan iyiliktir.

Hayvanlara yapılan işkenceyi zaten hepimiz görüyoruz, duyuyoruz. Ayakları, kafası kırılıyor. Kimi zaman kulakları, kuyrukları kesiliyor.  Ölsünler diye zehirleniyor. Yazık değil mi bu hayvanlara! Hayvanları sevmeyen insanların insanları sevmesi beklenemez.

“O bir insan değil, O bir hayvandı”

Piknik yapmak için ormana giden bir aile çocuğunu ormanda kaybeder. Çocuk ağlayarak ormanın içinde ilerlemeye başlar. Bir kayanın dibine oturan çocuk yanına yaklaşan koca cüsseli, korkunç sesli ayıyı görünce “imdat” kurtarın beni diyerek bağırmaya başlar.

Ayı şaşkın şaşkın çocuğa bakar ve korkarak oradan uzaklaşır. Bir süre sonra çocuğu gören bir avcı çocuğun yanına gelir ve onu ailesine götüreceğini söyleyerek kandırır. Bunu gören ayı kötü avcının çocuğa zarar vereceğini düşünür ve çocuğu avcının elinden kurtarır. Çocuk döner ve ayıya bakarak “O beni aileme götürecekti sen onu öldürdün” der.

Ayı: “O seni ailene götürmeyecekti. O kötü niyetli cani bir avcı. Ben seni ailene götüreceğim sakın korkma” der ve Ayı çocuğu sırtına bindirir. Ailesinin olduğu yere götürür. Ailesini gören çocuk koşmaya başlar. Ayıyı gören çocuğun babası, saldıracağını düşünür ve ayıyı vurarak öldürür. Çocuk çok üzülür. Ayının yanına giderek ona sarılır. Bunu gören ailesi çok şaşırır. Çocuk ailesine dönerek, “O beni size getirdi ve sen onu öldürdün. O bir insan değil, O bir hayvandı” der.

Yazımın sonuna gelirken “Artık çevremizi kirletmeyelim” diyerek dikkat çekmek istediğim bir husus daha var.

Geçtiğimiz günlerde evimin yakınındaki parkta yürüyüş yapmak istedim. İki üç tur attıktan sonra artık kokuya dayanamadım yürümekten vazgeçtim. Evime geri döndüm. Ancak çok sinirliydim. İnsanların çevreye bıraktığı çöpler, dökülen yiyecekler ve aklımın beynimin almadığı pislik…. Gerçekten bunu yapan insan mı?

Böyle bir yazı yazmak istemezdim ancak bazen kendimizi sorgulamalıyız. Herkes aynaya bakarak kendine: “Ben bugün kime ne iyilik yaptım, kime hangi kötülüğü yaptım. Hayırlı olan ne yaptım” diye sormalı.

Her zaman önce varlığımıza, sonra sağlığımıza şükretmeliyiz. Kendimizi sevmeli başkalarına saygı duymalıyız.

Güzel haberler olmuyor değil tabii. Güzel şeylerin yanında yaşadığımız birçok kötü olaya dikkat çekmek ve her şeyin daha iyiye, daha güzele gitmesi için kaleme aldığım bu yazı umutsuzluk değil umuda giden yola ışık tutmak içindir.

Çocuklarımıza, torunlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak için insani ayarlarımıza geri dönmek zorundayız. Kötülüğe RESET atmak, İYİLİĞE kapı açmak çok zor olmasa gerek!

Gerçekten kontrolü kaybettik zehirleniyoruz…Buna hep birlikte dur diyelim!

Şiddetten beslenmek yerine, sevgiyle beslenelim. Nefsimiz terbiye etmenin en güzel yolu, ruhumuzu sevgi ve hoşgörüyle doyurmaktır.

Salgın  henüz  dünyayı terk etmiş değil. Lütfen aşımızı yaptıralım ve kurallara uyalım.

Hoşça kalın!

Etiketler: » » » » »
493 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?
#

Kontrolü Kaybettik, Zehirleniyoruz” için 1 yorum

  1. Ahmet Güler : diyor ki:

    Yureginize saglik. Alinacak cok hisse var. Her pragrafin altina ustune imzami koyuyorum. Biz neden boyle olduk?
    Rabbim yar ve yardimcimiz olsun.
    Her yaratilanin mutlaka bir guzel tarafi vardir onu gormeyi sevgi ile bakmayi nefsimizin esiri olmadan yasamayi Allah’im nasip etsin cumlemize..
    Amin
    Selamlar
    Saygilar

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gaziantep ve Sağlık Turizmi

    24 Ağustos 2021 Köşe Yazıları, Mezine Sırakaya, Yazarlar

    Gaziantep ve Sağlık Turizmi Gaziantep Sağlık Turizminde nerede ve Sağlık Turizmini fırsata çevirmek için neler yapılması gerekiyor şöyle bir bakalım. Gaziantep ve Sağlık Turizmi Çok geniş kapsamlı bir konu olmasına rağmen ben sadece yüzeysel belli konu başlıklarıyla konuyu ele almak istiyorum. Hastalığına şifa arayan binlerce kişi dünyanın farklı ülkelerine seyahat ederek tedavi olmanın yollarını arıyor. Sağlık hizmetinin ve sağlık sigortasının pahalı olduğu ülkelerden daha ekonomik ve kaliteli sağlık hizmeti verilen ülkelere büyük ta...
  • Ciğerlerimiz yanmasın diye, NEFES OLUN!

    01 Ağustos 2021 Mezine Sırakaya, Yazarlar

    Ciğerlerimiz yanmasın diye, NEFES OLUN! Türkiye çıkan orman yangınlarıyla kavrulurken sosyal medyada yapılan yorumlar, asılsız paylaşımların ne yeri ne zamanı. İnsanların ciğeri yanıyor, hayvanlar kavruluyor, evler ağaçlar kül oluyor. Böyle bir dönemde dün olduğu gibi bugünde birbirimize nefes olmalıyız. Türkiye’de çıkan yangınların sonucunda kaybettiklerimiz için çok üzülüyorum. Hayatlar yine kül oldu. Orman bizim nefesimiz. Nefesimiz kesilirse, kül olursa ölüm kaçınılmaz. Ancak benim dikkat çekmek istediğim konu; Planlı dikim, Vatand...
  • Gel vatandaş gel, kripto paralar bunlar çip çip …

    05 Mayıs 2021 Yazarlar

    Gel vatandaş gel, kripto paralar bunlar çip çip … Kripto paralar deyince aklıma, kripto insanlar geliyor, gizli iş çevirenler. Her ne kadar iyi niyetli de düşünsek de kripto paralar dünyanın dengesini her yönüyle değiştirecek. Fransızca crypto dan dilimize yerleşmiş kripto ifadesi Türkçe manasıyla gizli demek. Öyle ise, gizli olan şeyin nasıl ticareti olur? Kripto varlıklar diye adlandırdığımız kripto paralar son zamanlarda hem Dünya gündeminde hem de Türkiye gündemini çokça meşgul etmektedir. Gel vatandaş gel, kripto paralar bunlar çip ç...
  • İnsan Olabilmek!

    14 Mart 2021 Mezine Sırakaya, Yazarlar

    İnsan Olabilmek! 2021 Yılının ilk aylarında Coronavirüs ile mücadelemiz devam ederken bir yandan da yaşamak ve hayata tutunmak, ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için çalışarak eve ekmek götürmenin derdine düştük. Evet! Şu aralar çok iyi olduğumuz söylenemez ama en azından “Sağlıklıyız” diyebilmek çok güzel. Bedenen ve ruhen sağlam bir şekilde yaşayabilmek, topluma ayak uydurabilmek Sağlıklı bir birey olabilmek ile mümkün. Sağlık sadece hastalanmak veya sakatlanmak değildir. Sağlık aynı zamanda zinde kalabilmek, güçlü olabilmek, beden...